Geriatri servisinde yatan hastalardaki kırılganlık durumunun enfeksiyon sıklığı ile ilişkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEDA DÜZGÜN KİBAR

Danışman: Güneş EKEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Dünya nüfusu giderek yaşlanmakta, toplum içindeki oranı artan yaşlı nüfusun hastaneye yatış nedenleri arasında enfeksiyon hastalıkları ön sıralarda gelmektedir. Aynı zamanda enfeksiyonlar diğer kronik hastalıkların kontrolünü de zorlaştırmakta, önemli bir morbidite ve mortalite nedeni olmaktadır. Bağışıklık sisteminde yaşa bağlı meydana gelen değişiklikler enfeksiyonlara artmış yatkınlıkla sonuçlanmakta ve dünya üzerinde yaşlılarda mortalitenin üçte biri enfeksiyon hastalıklarına bağlı olarak gelişmektedir. Kırılganlık sendromu ilerleyen yaşın da etkisiyle fizyolojik rezervlerde azalma, hücre, doku, organ düzeyinde biyolojik işlevlerin azalması, fonksiyonel kayıp ile beraber iç ve dış stresörlere ve değişen koşullara uyum yeteneğinin azalması olarak tanımlanan yaşlı popülasyonda sık görülen geriatrik bir sendromdur. Kırılganlık sağlık ilişkili kötü sonlanım noktaları ile ilişkilidir. Kırılgan bireylerde vücutta kronik düşük düzey inflamasyon ve CRP düzeylerinde artış olmaktadır. Yaşlılarda enfeksiyonlara akut yanıt bozulmakta ancak inflamasyon sınırlandırılamamakta ve kronik inflamasyon durumu meydana gelmektedir. Kırılganlık durumunun bağışıklık sisteminde meydana getirdiği değişiklikler ile ilgili preklinik ve moleküler çalışmalar olmakla beraber yatan hastalarda kırılganlık durumu ile enfeksiyonların sıklığı ve prognozu arasındaki ilişkiyi inceleyen az sayıda çalışma mevcuttur. Çalışmamızda immün sistem üzerinde olumsuz etkileri olan kırılganlık sendromunun 65 yaş üstü geriatrik populasyonda önemli mortalite nedenlerinden biri olan enfeksiyon hastalıkları ile ilişkisini inceleyen literatüre katkıda bulunmayı amaçlamaktayız. Gereç ve Yöntem: Geriatri Yatan Hasta Servisinde yatan 65 yaş üzerindeki hastalardan seçilen 80 kırılgan 40 kırılgan olmayan hastanın dosyaları ve poliklinik kayıtları retrospektif olarak incelenerek sosyodemografik bilgiler (yaş, cinsiyet, boy, kilo, medeni hal, eğitim düzeyi), Katz Temel Günlük Yaşam Aktiviteleri indeksi, Lawton Brody Enstrümental Günlük Yaşam Aktiviteleri ölçeği (EGYA), FRAIL ölçeği, MFI-11, Mini Mental Durum Değerlendirme Testi, Mini Nutrisyonel değerlendirme kısa formu, Yesevage Geriatrik Depresyon Testi sonuçları retrospektif olarak dosya bilgilerinden kaydedildi. Hastanın yatış anında var olan komorbid hastalıkları ve kullanılan ilaçlar, yatış rutinlerinde sistemde var olan tetkik ve tahlilleri (hemogram, biyokimya, açlık lipid profili, tiroid fonksiyon testleri, vitamin B12, 25-OH-vitamin D, folat, ferritin, CRP) incelendi. Başvuru anında enfeksiyon tanısı olup olmadığı ve enfeksiyon odağı, yatışı boyunca yeni tanı koyulan enfeksiyon tanısı olup olmadığı ve yeni tanı koyulan enfeksiyon odağı, kültür üremelerinin sonuçları, verilen antibiyoterapiler ve süreleri tarandı. Hastanın hastanede yatış süresi ve taburculuk sonrası bir ay içinde enfeksiyon nedenli mükerrer başvuru durumu not edildi. Sonuç: Çalışmamızda sosyodemografik özellikler içinden yalnız yaş faktörü FRAIL ölçeğine göre kırılganlıkla ilişkili bulundu. Biyokimyasal özellikler açısından FRAIL kırılganlık skoru yüksek olan kişilerde albümin ve serbest T3 hormonu daha düşük düzeyde; CRP ve ferritin düzeyleri ise daha yüksek düzeyde saptandı. FRAIL ölçeğine göre kırılgan olan hastalar enfeksiyon tanısıyla hastaneye yatış, daha uzun yatış süreleri ve antibiyoterapi süresi olan hastalardı. FRAIL ölçeğine göre kırılgan olan hastaların hastane kaynaklı enfeksiyon sıklığı artmıştı. MFI-11 ölçeğinin belirlediği kırılganlık durumuyla enfeksiyon ilişkili parametreler arasında anlamlı bir ilişki saptamadık.