Majör abdominal cerrahi hastalarının intraoperatif hedefe yönelik sıvı yönetiminde arteriyel basınç dalga analizi ve konvansiyonel yöntemin mortalite ve morbiditeye olan etkilerinin kıyaslanması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELİF FİLİZ YILDIZ

Danışman: Ayşe Surhan ÇINAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: İntraabdominal cerrahiler, özellikle riskli hasta gruplarında postoperatif dönemde komplikasyonlarla birliktelik gösterir. İntraoperatif hedefe yönelik sıvı yönetim stratejileri ile doku perfüzyonunda iyileşme sağlanarak postoperatif dönemde bu komplikasyonların azaltmak, mortalite ve morbiditeyi düşürmek amaçlanır. Riskli hasta gruplarında, geleneksel sıvı yönetimleri ve kullanılan hemodinamik göstergelerin doku perfüzyonu izlemede yetersiz kaldığı gösterilmiş. PAC, kardiyovasküler sistemin performansını değerlendirmeye dayalı bir hemodinamik bir izlem metodu olup, çok invazif bir tekniktir. Bundan dolayı LiDCO, PiCCO ve ösofageal doppler gibi teknikler hedefe yönelik sıvı yönetimlerinde gündeme gelmiştir. Ancak bu yöntemlerde de hem invazif hem de tecrübe gerektiren yöntemlerdir. Çalışmamızda, majör abdominal cerrahi hastalarının intraoperatif hedefe yönelik sıvı yönetiminde minimal invazif bir yöntem olan arteryel basınç dalga analizi yönteminin, konvansiyonel yönteme göre mortalite ve morbiditeye etkilerini kıyasladık. Materyal- Metod: İntraabdominal cerrahi yapılacak ASA II-IV 70 tane hasta çalışmaya dahil edildi. Grup F (FloTrac- Vigileo) ve Grup K (Kontrol grubu) olarak ikiye ayrıldı. Grup F hasta grubuna FluTrac- Vigileo cihazi bağlandı ve SSV ve CI göstergeleri ile takip edildi. Grup K' da ise rutin intraoperatif sıvı yönetimi kan basıncı, idrar çıkışı, CVB ile konvansiyonel olarak takip edildi. Her iki grupta kan gazı değerleri ve hemodinamik göstergeler intraoperatif dönemde giriş, 1, 3. Saatte ve operasyon bitiminde kaydedildi. Postoperatif dönemde 1. gün kan gazı ve 1, 3, 5, 7. günler ve taburculuk öncesi biyokimyasal testleri kaydedildi. Hastanede kalış süreleri, yoğun bakımda kalış süreleri kaydedildi, postoperatif komplikasyonları kaydedildi ve istatistiksel olarak kıyaslandı. Bulgular: Grup K' da kristaloid ve kolloid kullanımı Grup F' den yüksek bulundu (Grup K: 3328/ 667 ml p=0,001, Grup F: 2771/ 461 ml p=0,031). Dobutamin kullanımı Grup F'de daha fazla (Grup F: %85.7, Grup K: %0, p=0), furosemid kullanımı Grup K'da daha yüksek oranda görüldü (Grup K: 57,1%, Grup F: 5,7% P=0). İntraoperatif kan gazı analizlerinde değerler 3. saatte Grup F' de Grup K' ye göre anlamlı yüksek görüldü (pH: 7,37± 0,04 / 7,34± 0,03 p=0,004 BE: -1.71± 1,66 / -2,81± 1,9 P=0,014 HCO3: 22,69± 1,57 / 21,17± 1,71 p=0,000 Laktat: 1,06± 0,33 / 1,62± 0,66 p= 0,001). MAB düzeyleri Grup F'de tüm zamanlarda daha yüksek seyretti. İntraoperatif toplam diürez miktarları Grup F'de Grup K'ya göre operasyon sonuda anlamlı yüksek görüldü (8,12± 2,97 / 6,45 ± 2,25 P=0.01). Yoğun bakıma giren hasta sayısı Grup K'da daha yüksek bulundu (Grup K: 15 hasta, Grup F: 7 hasta; p=0,039). 6 Sonuç: Yüksek riskli hastalarda intraabdominal cerrahilerde hedefe yönelik sıvı yönetiminde minimal invazif bir teknik olan pulse pressure varyasyon tekniğinin kullanımı, intraoperatif hemodinamik stabilizasyonu sağlıyor, hastanede kalış süresine etkisi görülmedi. Anahtar kelimeler: Hedefe yönelik sıvı yönetimi, hemodinamik monitorizasyon, arteryel basınç dalga analizi.