Preterm ve term preeklampsili gebelerde biyokimyasal parametrelerin ve doğum sonuçlarının karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVE VAY BEDİR
Danışman: Gülsüm UYSAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Gebeliğin 20. haftasından sonra ortaya çıkan, hipertansiyon ve proteinüri veya end-organ hasarı ile karakterize, gebeliğe özgü multisistemik bir hastalık olan preeklampsi dünya genelinde maternal ve fetal morbidite ve mortalitenin önde gelen nedenlerinden biridir. Bu çalışmada, preterm ve term preeklampsili hastalarda biyokimyasal parametrelerin ve bunlardan elde edilen skorlama belirteçleri ile doğum sonuçlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde 30 Eylül 2019 ve 30 Eylül 2022 tarihleri arasında preeklampsi tanısı ile takip edilen ve doğumu gerçekleştirilen 184 hasta dahil edildi. Hastalar preterm preeklampsi ( 7,02, pre APRI skoru>0,19 ve post ALBI skoru>-1,76 sınır değerleriyle preterm preeklampsinin şiddetini öngörmede belirleyici bulundu (p 3,89 mg/dL, post ALBI skoru> -1,58 ve ürik asit/kreatinin oranı>8,73 sınır değerleriyle şiddetli özellikler gösteren term preeklampsi için belirleyici bulundu (p<0,05). Gruplar preterm ve term şeklinde karşılaştırıldığında preterm preeklampsi hastalarında önceden preeklampsi öyküsü term preeklampsi grubuna göre anlamlı şekilde (% 21'e % 7,1, p=0,011) daha fazlaydı. Preterm grupta kalsiyum ve magnezyum düzeyleri daha düşüktü (p<0,05). Doğum sonrası ALT ve AST düzeyleri preterm grupta anlamlı derecede yüksekti (p<0,05). Sonuç: Bu çalışma preterm ve term preeklampsili hastalarda biyokimyasal parametrelerin ve doğum sonuçlarının farklılıklarını ortaya koymuş, ayrıca ALBI skoru, APRI ve ürik asit/kreatinin oranının preeklampsi şiddetini öngörmedeki potansiyel rolünü göstermiştir. Preterm preeklampsi grubunda, şiddetli özellikler gösteren hastalarda hem pre ALBI hem de post ALBI skorunun anlamlı şekilde yüksek saptanması ALBI skorunun preterm preeklampsinin şiddetini öngörmede potansiyel bir belirteç olabileceğini düşündürmektedir. Preterm preeklampsi grubunda pre APRI değerinin, şiddetli özellikler gösteren preeklampsi grubunda şiddetli özellikler göstermeyen gruba göre anlamlı olarak daha yüksek bulunması APRI'nin erken dönemde preeklampsi şiddetini öngörmede potansiyel bir rolü olabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte ürik asit/kreatinin oranı hem preterm hem de term preeklampsi gruplarında şiddetli özellikler gösteren preeklampsiyi öngörmede en yüksek duyarlılık ve özgüllüğe sahip parametre olup preeklampsi şiddetini öngörmede umut verici bir belirteç olarak öne çıkmıştır. Bu bulgular preeklampsi patogenezinin daha iyi anlaşılmasına, risk sınıflandırmasının yapılmasına, erken tanı konulmasına ve bireyselleştirilmiş yönetim stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Bununla birlikte, bu belirteçlerin etkinliğinin doğrulanması ve klinik kullanıma girmeden önce sınır değerlerinin belirlenmesi için daha geniş ölçekli, çok merkezli ve prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Preeklampsi, preterm preeklampsi, term preeklampsi, ALBI skoru, APRI skoru, ürik asit/kreatinin oranı