İdrar sitolojilerinin Paris sistemine göre yeniden sınıflandırılması ve histolojik tanılarla korelasyonu


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GAMZE KAVAS

Danışman: Betül Çelik ERDOĞAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Paris Sistemi, idrar sitolojisini değerlendirirken net tanı kriterleri sağlamak ve raporlamada kullanılan terminolojiyi standart hale getirmek amacıyla tasarlanmıştır. Bu çalışmada Paris Sistemi'nin idrar sitolojisine etkisini inceledik. İdrar sitolojilerini Paris Sistemine göre yeniden değerlendirdik ve sonuçlarımızı histopatolojik tanılarla korele ederek Paris Üriner Sitoloji Raporlama Sistemi'nin idrar sitoloji tanı performansına etkisinin, hastalarda uygun risk sınıflandırması oluşturmada, hasta tanı ve takibinde etkinliğinin saptanmasını amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji Kliniği'nde, 2015-2021 yılları arasında eş zamanlı veya 1 ay içinde histolojik tanısı mevcut 200 sıvı bazlı idrar sitolojisinin incelendiği retrospektif bir çalışmadır. Mevcut sitoloji camları klinik bilgi, orijinal sitolojik ve histolojik tanılarından habersiz olarak Paris Üriner Sitoloji Raporlama Sistemine göre yeniden değerlendirildi. Tanılar orijinal sitoloji tanılarıyla karşılaştırıldı. Histolojik tanılar altın standart olarak kabul edilerek, orijinal raporlama ve Paris Sistemi'nin tanısal performanslarını belirlemek amacıyla eğri altında kalan alan, duyarlılık, özgüllük, tanısal doğruluk hesaplandı ve istatistiksel analiz yapıldı. Bulgular: Paris Sistemine göre yeniden değerlendirilen 200 olgunun 3'ü yetersiz olarak sınıflandırıldığı için histopatolojik korelasyon 197 olgu ile yapıldı. Paris Sistemi'nin duyarlılığı, özgüllüğü, pozitif prediktif, negatif prediktif ve tanısal doğruluk değerleri sırasıyla %60, %99,3, %97,2, %85,7 ve %87,2'ydi. Paris Sistemi'nde yüksek dereceli ürotelyal karsinom negatif (YDÜKN), atipik ürotelyal hücreler (AÜH), yüksek dereceli ürotelyal karsinom şüpheli (YDÜKŞ) ve yüksek dereceli ürotelyal karsinom (YDÜK) için malignite riski sırasıyla %3,5, %20,9, %60,8 ve %97,2'dir. Bu risk orijinal raporlamada sırasıyla %13,4, %15, %52 ve %100'dü. Orijinal sitoloji tanıları ile Paris Sistemi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark gözlendi (p=0,001). Orijinal raporlama ile Paris Sistemi karşılaştırıldığında; Paris Sistemi'nin YDÜK'ü ayırt ediciliğinin anlamlı düzeyde yüksek olduğu görüldü (p<0,001). Düşük dereceli ürotelyal neoplazı (DDÜN) için ayırt edicilik her iki sistemde de düşük olup aralarında anlamlı farklılık yoktu (p=0,794). Sonuç: Paris Sistemi'nin kullanımı hastaların daha iyi bir risk grubunda sınıflandırılmasını sağladı. Tanısal doğruluk orijinal raporlamaya göre de daha yüksekti. Özellikle YDÜK için idrar sitolojisinin tanı performansında artış izlendi. Paris Sistemi, idrar sitolojisi değerlendirmesinde daha iyi bir sistemdir ve kullanımına geçilmesi uygun olur.