Sistemik immün inflamatuar indeksin kawasaki hastalığı ve MIS-C'de kardiyak tutulumdaki prediktif değeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ZEYNEP KAMİL KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GİZEM KOYUTÜRK KIZILTAŞ
Danışman: Rabia Gönül SEZER YAMANEL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Kawasaki Hastalığı (KH) ve Çocuklarda Multisistem İnflamatuar Sendromu'nda (MIS-C) koroner arter tutulumu gibi önemli kardiyak komplikasyonlar gelişebilmektedir. Tanının gecikmeden koyulması ve uygun tedavinin başlanması prognoz açısından önemlidir. Çalışmamızda koroner arter tutulumunu öngörmede biyobelirteçlerin önemini belirlemeyi hedefledik. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne 2016-2022 yılları arasında KH ve MIS-C tanılarıyla yatırılan 0-18 yaş arası hastalar dahil edildi. Hastaların başvurudaki demografik verileri, hastalığın akut fazındaki laboratuvar parametreleri ve ekokardiyografik verileri retrospektif olarak incelendi. Akut fazda bakılan tam kan sayımındaki absolüt nötrofil sayısı, nötrofil yüzdesi, absolüt lenfosit sayısı, lenfosit yüzdesi, trombosit sayısı, monosit sayısı, monosit yüzdesi, albümin, C- reaktif protein (CRP) değerleri kaydedildi. Ekokardiyografik verilerden yapısal kardiyak patoloji ve koroner tutulumları ve koronerlerle ilgili sol ana koroner arter (LMCA), sol ön inen arter (LAD), sağ koroner arter (RCA) ölçümleri ve bu ölçümlerin Z skorları kaydedildi. Sistolik fonksiyonların değerlendirilmesi için M mod değerlerinden sol ventrikül diyastol sonu (LVDD), interventriküler septum (IVSD), sol ventrikül posterior duvar kalınlığı (LVPWd), ejeksiyon fraksiyonu (EF) ve kısalma fraksiyonu (KF) kaydedildi. Kardiyak tutulum ile sistemik immün inflamatuar indeks (SII), nötrofil/lenfosit oranı (NLO), monosit/lenfosit oranı (MLO), trombosit/lenfosit oranı (TLO) ve CRP/Albümin oranı ilişkisi değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamızdaki 69 hastanın 42'si KH, 27'si MIS-C tanısı almıştı. KH grubunun yaş ortalaması (2,4±1,81 yıl), MIS-C'den (6,59±3,57 yıl) anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p=0,0001). KH grubunun MIS-C'ye göre nötrofil, lenfosit ve trombosit sayısı ortalamaları istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek (p˂0,05), CRP değeri ortalaması düşük bulunmuştur (p=0,012). KH ve MIS-C gruplarının NLO, TLO, MLO, CRP/Albümin, SII ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmemiştir (p˃0,05). Hastalarımızın %23'ünde koroner arter tutulumu, %30,4'ünde mitral yetmezlik, %14,49'unda perikardiyal effüzyon xi saptanmıştır. KH'de koroner arter tutulumu varlığı MIS-C'den istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek iken (p=0,003) koroner arter anevrizması varlığı dağılımlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmemiştir (p˃0,05). MIS-C ve KH grupları arasında kapak yetersizliği ve perikardiyal effüzyon dağılımlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmemiştir (p˃0,05). KH grubunun LVDD, IVSD, LVPWd ortalamaları MIS-C'den istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p˂0,05) ve bu değerlerin Z skorları, EF ve KF değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmemiştir (p>0,05). KH grubunun LAD değerleri MIS-C grubundan istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p 0,05). Koroner arter tutulumu olan ve olmayan gruplar arasında LVPWd değerleri tutulum olan grupta istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p 0,05). Koroner arter tutulumu olan grubun LMCA ve LMCA Z skoru değerleri olmayan gruptan istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0,05). Koroner arter tutulumu olan ve olmayan grup arasında NLO, TLO, MLO, CRP/Albümin ve SII ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmemiştir (p˃0,05). Sonuç: KH ve MIS-C tanılı hastaları ve koroner arter tutulumu olan ve olmayan grupları NLO, TLO, MLO, SII ve CRP/Albümin parametrelerinin tamamı; LVDD, IVSD, LVPWd değerleri, koroner arter ölçümleri ve bunların Z skorları ile karşılaştıran çalışmamızda biyobelirteçleri kardiyak tutulumu öngörmede belirleyici bulmadık.