Asendan aort anevrizmalarında ekspansiyon hızı tespiti ve ekspansiyon hızına etki eden faktörlerin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL DR. SİYAMİ ERSEK GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AHMET DEMİR
Danışman: Murat SARĞIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu retrospektif çalışma, asendan aort anevrizmalarında (AAA) ekspansiyon hızını belirlemek, bu süreci etkileyen klinik ve biyokimyasal faktörleri incelemek ve cerrahi gerekliliğin belirlenmesinde ekspansiyon hızının önemini değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya, asendan aorta çapı ≥4 cm olan ve takip sürecinde en az dört torasik BTA çekimi bulunan 155 hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik, klinik ve radyolojik verileri retrospektif olarak değerlendirilmiş, aort çapındaki değişimler hesaplanarak ekspansiyon hızları belirlenmiştir. Hastalar, düşük ( 0.95 mm/yıl) ekspansiyon hızına sahip gruplara ayrılmıştır. Cerrahi müdahale gereksinimi ve ilişkili risk faktörleri istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesi SPSS 27.0 programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastalarda ortalama ekspansiyon hızı 0.95 mm/yıl olarak hesaplanmıştır. Yüksek ekspansiyon hızına sahip hastalarda cerrahi gereklilik oranı anlamlı olarak artmıştır (p 0.05). Çalışma popülasyonu, önceden anevrizma tanısı almış bireylerden oluştuğundan, bu hasta grubunda hipertansiyon, diyabet ve sigara kullanımı yaygın olarak görülmektedir. Bu faktörlerin geniş hasta popülasyonunda yaygınlığı nedeniyle, gruplar arasında belirgin farklılık gözlemlenememiş olabilir. Yüksek ekspansiyon hızına sahip hastalarda sinüs valsalva genişleme hızı daha yüksek bulunmuştur (p=0.01). End-diastolik çap (EDD) ile ekspansiyon hızı arasında pozitif bir korelasyon saptanmıştır (p=0.0096). TAPSE değerinin düşük olması, ekspansiyon hızı ile ilişkili bulunmuştur (p=0.0616). Ekspansiyon hızı yüksek olan grupta aort kapak fonksiyonlarında bozulma belirgin olarak artmış ve özellikle aort yetmezliği daha sık gözlemlenmiştir. Ayrıca, bu grupta arcus aorta anevrizması saptanma oranı da daha yüksek bulunmuştur. Sonuç: Asendan aort anevrizmalarında ekspansiyon hızı, cerrahi karar sürecinde önemli bir belirleyici olup, yalnızca aort çapına dayalı karar mekanizmalarının yetersiz kalabileceğini göstermektedir. Bu nedenle, hastaların dinamik bir süreç içinde bireyselleştirilmiş olarak değerlendirilmesi ve yüksek ekspansiyon hızına sahip bireylerin daha sıkı takip edilmesi gerekmektedir. Bulgular, cerrahi zamanlamanın optimize edilmesi için geniş kapsamlı risk değerlendirmelerinin önemini vurgulamaktadır. Gelecekte yapılacak geniş ölçekli ve prospektif çalışmalar, ekspansiyon hızının belirleyicilerini daha kapsamlı analiz ederek cerrahi karar süreçlerini daha iyi yönlendirebilir.