Anafilaksi ve anafilaksi tedavisinde adrenalin kullanımı hakkında hekimlerin bilgi düzeyinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YASİN FURKAN YILMAZ

Danışman: Şirin GÜVEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Anafilaksi hayatı tehdit eden ve vücudun bir veya daha fazla sistemini etkileyen sistemik alerjik reaksiyondur. Doğru şekilde ve zamanında müdahale edilmezse ölümcül seyredebilir. Anafilaksinin tanınmasında dünya çapında ve ülkemizde hala sorunlar yaşanmaktadır. Tüm bu sorunlara rağmen dünya çapında prevalans %0,05-2 olarak belirlenmiştir. Bu çalışmamızda hastanemizde ve birinci basamakta çocukların ve yetişkinlerin muayene ve tedavi sürecinde rol alan doktorların anafilaksi ve anafilaksi tedavisinde adrenalin kullanımıyla alakalı bilgi düzeyini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda, Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çocuk ve yetişkin hastaların muayene ve tedavisinde görev alan 195 hekime 24 soruluk anket uygulandı. Bulgular: Katılımcıların %55,9'u anafilaksi tanı ve tedavisini tamamen bildiğini belirtmiş, %98,5'i tedavide doğru ilaç olarak adrenalini seçmiştir. Ortalama toplam bilgi puanı 75,45±12,67'dir. Yaş, mesleki unvan, klinik bölüm ve kuruma göre bilgi düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gözlemlendi (p<0,05). Klinik senaryolarda en yüksek doğru tanı oranı, bilinen alerjen sonrası hipotansiyon ve solunum sıkıntısı gibi sistemik bulgular içeren vakalarda gözlemlendi ancak gastrointestinal ya da tek sistemle sınırlı, atipik olguların tanınmasında belirgin yetersizlik saptandı. Özellikle genç ve pratisyen hekim grubunda bilgi düzeyi daha düşük bulundu. Sonuç: Bu çalışma, hekimlerin anafilaksiye ilişkin bilgi düzeylerinin genel olarak literatüre kıyasla yüksek olmakla birlikte, ideal klinik yeterliliğin altında kaldığını göstermektedir. Bilgi düzeyi yaş, mesleki deneyim, uzmanlık alanı ve kurum gibi değişkenlerle anlamlı ilişki göstermektedir. Atipik prezante olan vakalarda anlamlı bilgi yetersizliğin gözlemlenmesi, teorik bilgi ile klinik uygulama arasındaki kritik boşluklara işaret etmektedir. Bulgularımız, özellikle acil serviste hastayı ilk değerlendiren genç hekimler için anafilaksi yönetimine yönelik yapılandırılmış, vaka bazlı ve uygulamalı eğitim programlarına ihtiyaç olduğunu ortaya koymaktadır.