İleri evre kalp yetersizliği hastalarında serum corin seviyesi ile fonksiyonel kapasitenin ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL KOŞUYOLU YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MURAT KARAÇAM
Danışman: Sinan CERŞİT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: İleri evre kalp yetersizliği hastalarında, ileri düzey tedavi seçenekleri (LVAD/nakil/palyatif bakım) ve zamanlaması açısından karar verme aşamasında, kardiyopulmoner egzersiz testi ile fonksiyonel kapasitenin değerlendirilmesi güncel kılavuzlar tarafından önerilmektedir.Fonksiyonel kapasiteyi göstermede altın standart tanı tetkiki olsa da, rölatif/kesin kontrendikasyonlar nedeni ile egzersiz testi yapılamaması veya hasta efor/kooperasyonunun yetersiz olmasından dolayı efektif egzersiz testi yapılamaması KPET'in kısıtlılıklarındandır.Bundan dolayı risk sınıflaması yapılırken fonksiyonel kapasiteyi göstermede, takipte ve tedavi için karar verme aşamasında KPET ile birlikte kullanılabilecek yardımcı tetkik/algoritma/skorlama sistemlerine ihtiyaç vardır.Biz bu çalışmada natriüretik peptidlerin üretilmesi ve işlevsel hale getirilmesinde önemli rolü olan corin enziminin (transmembran kardiyak serin proteaz) ileri evre kalp yetersizliği hastalarının fonksiyonel kapasitesi ile ilişkisini sorgulamayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Kesitsel olarak tasarlanan çalışmaya ileri evre kalp yetersizliği tanılı, EF 0,05). Corin seviyesi düşük olan grupta iskemik etiyolojiye sahip hasta sayısı 28 (%59,6) iken, corin seviyesi yüksek olan grupta iskemik etiyolojiye sahip hasta sayısı 21 (%51,2) olup gruplar arasında anlamlı fark bulunmamaktadır (p=0.431). Hipertansiyon, diabetes mellitus, hiperlipidemi, serebrovasküler olay, sigara kullanımı, atrial fibrilasyon, ICD implantasyon öyküsü açısından 2 grup arasında fark bulunmamaktadır (p>0,05). İki grup arasında sol ve sağ ventrikül sistolik fonksiyon parametreleri ve sol kalp boşluklarının boyutları açısından anlamlı fark bulunmamaktadır (p>0,05). Kalp kateterizasyon bulgularına bakıldığında, corin seviyesi düşük olan grupta kardiyak indeksi 1.75±0.39lt/dk/m2 iken, corin seviyesi yüksek olan grupta 1.76±0.34lt/dk/m2 olup anlamlı fark bulunmamaktadır(p>0,05). Kardiyopulmoner egzersiz testi parametrelerinden PikVO2 değeri yaş, cinsiyet, obezite gibi değişkenlerden etkilendiğinden çok değişkenli lineer regresyon analizi yapılarak serum corin seviyesi ve PikVO2 arasındaki ilişki sorgulanmıştır. Yapılan analiz sonucunda hastanın serum corin seviyesi azaldıkça PikVO2 değerinde anlamlıazalma olduğu gözlemlenmiştir (beta katsayısı: 1.208, standart hata: 0.330, güven aralığı(95%): 0.548; 1.868 , p=0.0005). Sonuç: Çalışmamızda ileri evre kalp yetersizliği hastalarında serum corin seviyesi ile fonksiyonel kapasite (Pik VO2) arasında anlamlı ilişki olduğunu gösterdik. Nörohormonal yolakta yer alan mekanizmaların aydınlatılması, kalp yetersizliğinde tanı ve takipte kullanılabilecek yeni tetkikler ve tedavi modalitelerinin geliştirilmesi ile hastalığın seyrini değiştirecektir. Anahtar kelimeler:Kalp yetersizliği, kardiyopulmoner egzersiz testi, corin