Çocuk yoğun bakım ünitesinde terapötik plazma değişiminin serum sitokin düzeylerine etkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SELEN CEREN ÇAKMAK
Danışman: Seher ERDOĞAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Terapotik plazma değişimi, uygun endikasyonlarda yapıldığında hayat kurtarıcı bir yöntemdir, erişkinlerde etkin ve güvenli bir şekilde kullanılsa da; pediatrik kullanımı damar yolu erişim kısıtlamaları, yan etkiler, düşük kan hacmi, işlem sırasındaki komplikasyonlar, hasta uyumu, teknik zorluklar ve evrensel kabul edilmiş endikasyonların eksik olması nedeniyle sınırlı kalmaktadır. Bununla birlikte, uygun endikasyonlarda uygulanmış TPD'nin çocuk hastalarda da güvenilir olduğuna dair deneyimler mevcut olup son dönemde birçok merkezin çocuk yoğun bakım ünitelerinde TDP uygulamasının arttığı gözlenmektedir. Bu çalışmayı yapmaktaki amacımız, çeşitli nedenlerle terapotik plazma değişimi uygulanan kritik çocuk hastalarda prognozu belirleyen risk faktörlerini araştırmak ve terapotik plazma değişiminin TWEAK proteini ve IL-6 düzeylerine etkisinini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışma Çocuk yoğun bakım ünitesinde yatan hastalarda, prospektif ve tek merkezli olarak gerçekleştirildi. Mayıs 2022-Aralık 2022 tarihleri arasında TPD uygulanan 41 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, laboratuvar parametreleri, işlem öncesi ve sonrası TWEAK , IL-6 düzeyleri kaydedildi. IL-6 ve TWEAK çalışma kitleri için ödenek Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bilimsel Araştırma Proje Birimi tarafından 2023/016 proje numarası ile desteklendi. Bulgular: Çalışma yaşları 2 ile 191 ay arasında değişen, %53.7'si erkek, toplam 41 hasta ile gerçekleştirildi. Yaş ortalaması 91.07±67.74 ay, vücut ağırlığı ortalaması 28,46±20.09 kg, nabız ortalaması 111.41±34.33/dk, sistolik kan basıncı ortalaması 98.85±23.72 mmHg, solunum sayısı ortalaması ise 28.17±6.95/dk idi. ÇYBÜ yatış gün sayısı 3 ile 170 gün arasında değişmekte olup, ortalama 25.68±29.79 gündü. Hastaların yatış tanıları değerlendirildiğinde ilk sırada MIS-C hastalarının olduğu, bunu sırasıyla sepsis (%24.4), MAS/HLH (%22) ve nörolojik hastalıkların (%17.1) izlediği görüldü. Hastaların PRISM skoru ortalaması 8,10±10,70 idi, TPD öncesi ve sonrası PELOD ve OFI skorlarında istatistiksel olarak anlamlı bir değişiklik saptanmadı (p 0.05). Yatış tanıları, sepsis varlığı, NIV/IMV desteği ve kan ürünü ihtiyacı açısından hasta gruplarının TPD öncesi ve sonrası IL-6 ve TWEAK protein düzeyleri karşılaştırıldı, istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı (p>0.05). TPD öncesi IL-6 düzeyi ile NIV-MV gün sayısı ve ferritin düzeyi arasında pozitif yönlü, orta düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulundu (p 0.05). Prognoza göre hastaların yaşı, cinsiyeti, ÇYBÜ yatış gün sayıları, WBC, hemoglobin, hematokrit, serum IL-6 ve TWEAK, üre, kreatinin, düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yoktu (p>0.05). Kaybedilen hastaların organ yetmezlik sayısı, PRİSM, PELOD, OFİ ve VİS skorları, sağ kalanlara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksekti (p 0.05); kaybedilen hastaların TPD sonrası ALT, AST, CRP, prokalsitonin ve INR düzeyleri, sağ kalanlardan daha yüksekti (p:0.034, p:0.001, p:0.001; p<0.05). Kaybedilen hastaların TPD öncesi ve sonrası trombosit düzeyleri, sağ olanlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşüktü (p:0.039; p:0.001; p<0.05), laktat düzeyleri ise daha yüksekti (p:0.025; p:0.001; p<0.05). Kaybedilen hastalarda NIV/MV ile solunum desteği, inotrop ilaç ihtiyacı ve sepsis oranı sağ kalanlara göre anlamlı olarak daha yüksekti (p:0.001; p<0.05). Sonuç: Çalışma elde edilen veriler sonucunda TPD uygulanan hastalarda yüksek serum TWEAK düzeyinin daha yüksek organ yetmezliği sayısı, daha yüksek OFI skoru ve D-dimer düzeyi ile; yüksek serum IL-6 düzeyinin ise daha uzun NIV/MV gün sayısı, daha yüksek ferritin düzeyi ile ilişkili olduğunu saptadık. TPD işleminden sonra TWEAK protein düzeyinde belirgin bir azalma varken, IL-6 düzeyinde ise azalmanın olmadığını belirledik. Ne TPD öncesi ve sonrası IL-6 ve TWEAK düzeyleri, ne de uygulama ile ortaya çıkan fark ile hastaların prognozu arasında bir ilişki saptanmadı. Serum IL-6 ve TWEAK proteininin hastalığın şiddetini ve inflamasyonun düzeyini belirlemede belirteç olarak kullanılabileceğini ancak hastanın prognozunu öngörmede yetersiz olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi, TWEAK, IL-6, Terapötik Plazma Değişimi