Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde menenjit tanısı ile izlenen hastaların değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KÜBRA SÜNBÜL
Danışman: Fatma Nur SARI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Yenidoğan döneminde menenjit, hızlı ilerleyen klinik seyri ve yüksek morbidite-mortalite oranları nedeniyle acil tanı ve tedavi gerektiren önemli bir enfeksiyon hastalığıdır. Çalışmamızın amacı, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde menenjit tanısı ile izlenen hastaların demografik özelliklerini, klinik bulgularını, laboratuvar ve görüntüleme sonuçlarını incelemek, morbidite ve mortalite ile ilişkili belirleyicileri ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi yenidoğan yoğun bakım ünitesinde 1 Ocak 2020 – 1 Ocak 2024 tarihleri arasında menenjit tanısı almış hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri (gestasyonel yaş, doğum ağırlığı, cinsiyet, doğum şekli vb), klinik bulguları, menenjit tanı zamanı, lomber ponksiyon ve tüm diğer laboratuvar sonuçları, görüntüleme sonuçları, eşlik eden komorbideteler, hastanın almış olduğu tedavi, kısa ve uzun dönem izlem sonuçlarına ilişkin veriler retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Dört yıllık çalışma döneminde 2.428 lomber ponksiyon sonucu incelenerek BOS kültüründe üreme saptanan 100 hasta çalışmaya alındı. Hastaların ortanca gebelik haftası 32 hafta olup, minimum 24 hafta ile maksimum 41 hafta arasında değişim gösterdi. Doğum zamanına göre, hastaların %75'i (n=75) pretermdi. Hastaların ortanca doğum ağırlığı 1485 gram olup, en düşük 480 gram, en yüksek ise 4660 gram olarak kaydedildi. Menenjit başlangıç zamanına göre, %19'unun (n=19) erken başlangıçlı (0–7 gün), %81'inin (n=81) ise geç başlangıçlı (≥7 gün) olduğu saptandı. Hastaların BOS kültür sonuçlarında, %50'sinde (n=50) gram-pozitif bakteri, %48'inde (n=48) gram-negatif bakteri, %2'sinde (n=2) mantar etkeni izole edildi. Çalışma grubunda 79 hastanın (%79) taburcu edildiği, 21 hastanın ise (%21) mortalite ile sonuçlandığı saptandı. Mortalite grubunda preterm doğum oranı (%85,7) anlamlı düzeyde daha fazlaydı. BOS glukoz düzeyi kaybedilen hastalarda daha düşüktü. Ayrıca nöbet varlığı ve mortalite arasında anlamlı ilişki bulundu. Menenjit başlangıç zamanı, hipotansiyon, fontanel bombeliği ve kraniyal USG'de infarkt varlığı mortalite için bağımsız risk faktörleri olarak saptandı. Sonuç: Yenidoğan döneminde menenjit tanısı alan hastaların dört yıllık geniş bir kohort üzerinden değerlendirilmesi, hastalığın klinik seyrini ve mortaliteyle ilişkili temel belirleyicileri ortaya koymaktadır. Çalışmamızn sonuçları, menenjit tanısı ile izlenen hastalarda erken tanı, yakın klinik izlem ve yüksek riskli grupların hızlı şekilde belirlenmesinin, morbidite ve mortalitenin azaltılmasında kritik öneme sahip olduğunu göstermektedir.