Evre 3 ve evre 4 kronik böbrek hastalığı olan hastaların son dönem böbrek yetmezliğine ilerlemesini ön görmedeki yeri için böbrek yetmezliği risk denklemine göre glasgow prognostik skorunun değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BUSE ÇİÇEK

Danışman: Ayşe Zeynep BAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç:Glomerüler filtrasyon hızına (GFH) göre evre 3-4 kronik böbrek hastası (KBH) olup takip edilen hastalarda inflamasyon tabanlı Glasgow prognostik skoru (GPS), uluslararası olarak doğrulanmış bir risk tahmini olan böbrek yetmezliği risk denklemine (BYRD) göre KBH'nın son dönem böbrek hastalığına (SDBH) ilerlemesini tahmin edip edemeyeceğini, bu modellerin uygulanabilirliğini ve bu sayede çoklu modeller ile düşük ve yüksek riskli gruplar belirlenerek düşük risk gruplarının ilk basamak sağlık kuruluşlarında takip edilmesini ,koruyucu önlemlerin alınmasında klinisyenlere yol gösterici olmasını , yüksek riskli grupların ise nefroloji uzmanına yönlendirilmesini, takip sıklığını, tedavi yaklaşımını, renal replasman tedavisi (RRT) ve nakil planı için standartlar oluşturulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji polikliniğine başvuran KDIGO kriterleri baz alınarak GFH'ya göre evre 3A, evre 3B ve evre 4 olan 18 yaş üstü erişkin kadın ve erkek olmak üzere KBH tanısı olan 471 hasta dahil edilmiş olup, hastane sistemindeki hasta not ve verilerinden retrospektif olarak toplanmıştır. Böbrek yetmezliği risk skorunun (BYRD) dört değişkenli ve sekiz değişkenli olarak hesaplamaları yapılmıştır. İki yıllık ve beş yıllık olmak üzere BYRD'ye göre risk değerleri hesaplanmıştır. Çalışmamızda hastalar BYRD'ye göre düşük-orta-yüksek riskli olarak 3 gruba ayrılmıştır. Düşük riskli %15 olarak değerlendirmeye alınmıştır. Yine çalışmamızda hastalar GPS skoruna göre düşük-orta-yüksek riskli olarak 3 gruba ayrılmıştır.0 = düşük riskli,1=orta riskli,2=yüksek riskli olarak değerlendirmeye alınmıştır.GPS skoru 2 olan hasta sayısı 5 olup değerlendirme açısından az olduğundan dolayı GPS 1 ve 2 tek grup olarak değerlendirmeye alınıp GPS 0 risk yok ve GPS 1-2 risk var şeklinde gruplandırılarak değerlendirilmiştir. GPS, BYRD, laboratuvar parametreleri ve çeşitli değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için nonparametrik testlerden Sperman korelasyon testi kullanılmıştır. GPS, BYRD ile katılımcıların çeşitli değişkenleri arasında anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek üzere 2 gruplu değişkenler için nonparametrik testlerden Mann Whitney U testi uygulanmıştır. GPS, BYRD ile katılımcıların çeşitli değişkenleri arasında anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek üzere 3 ve üzeri gruba sahip değişkenler için Kruskal Wallis H testi uygulanmıştır. Gruplar arasında anlamlı fark çıkması durumunda, anlamlılığın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla post-hoc testlerinden DUNN's testi tercih edilmiştir. Kategorik değişkenlerin karşılaştırılması için Chi-Square testi tercih edilmiştir. Son olarak ise çeşitli değişkenlerin GPS yüksek riskli olma üzerine tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon sonuçları verilmiştir. p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: GPS'nin evre 3-4 KBH hastalarında BYRD 'ye göre SDBH riskini ön görmedeki yeri için yaptığımız çalışmamızda GPS ile tüm BYRD skorları arasında (p=0.001) pozitif yönlü ilişkisi olduğunu saptadık. GPS grupları ile hastaların 4'lü BYRD 2 ve 5 yıllık risk skoru,8'li BYRD 2 ve 5 yıllık risk skoru arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptadık (p=0.001). Hatta GPS'de riski (1-2) olan hastaların BYRD yıllık skorlarına göre SDBH geliştirme olasılığını daha yüksek bulduk. SDBH için ön görmede yeri düşünülen GPS gruplarının yaş ve laboratuvar değerleri açısından karşılaştırılmasına ilişkin analiz sonucuna göre GPS grupları ile GFH, total protein düzeyi, kalsiyum düzeyi, hemoglobin düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptadık. (Sırasıyla (p=0.043), (p=0.042), ( p=0.002), (p<0.001)). GPS'de riski olmayan (0) hastaların GFH'ı, total protein düzeyi, kalsiyum düzeyi, hemoglobin düzeyini diğer gruba göre daha yüksek bulduk. GPS grupları ile spot idrarda albümin kreatinin (AKO) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptadık (p<0.001). GPS'de riski olan (1-2) hastaların spot idrarda AKO düzeyini diğer gruba göre daha yüksek bulduk.GPS yüksek riskli (1-2) olmayı ön gören değişkenlerin belirlenmesi için yapılan tek değişkenli lojistik regresyon analizinde GFH, üre düzeyi, kreatinin düzeyi, kalsiyum düzeyi, hemoglobin düzeyi, spot idrarda AKO değerlerini GPS yüksek risk (1-2) açısında istatistiksel olarak anlamlı bulduk (p<0.05). Çok değişkenli lojistik regresyon sonucuna göre GPS yüksek risk (1-2) ile modelde kullanılan değişenlerden hemoglobin düzeyi (p=0.049) ve spot idrarda AKO düzeyini ( p<0.001) istatistiksel olarak anlamlı derecede ilişkili bulduk. Sonuç: Düşük serum albümin düzeyleri, KBH'da oldukça yaygın olması ve bu hastalarda yüksek mortalite oranları ile ilişkili olması ile dahası hipoalbüminemi, KBH'lı hastaların inflamatuar ve beslenme durumunu yansıtan bir durum olduğundan GPS skorunda albümin bir parametre olup, GPS'nin prediyaliz KBH hastalarında hem sistemik inflamatuar yanıtın hem de beslenme durumunun bir göstergesi olarak kullanılabileceğini düşünüyoruz. İnflamasyona dayalı GPS skoru, KBH hastalarında GFH düşüşü ile ilişkili bulduğumuzdan dolayı KBH hastalarının risk değerlendirilmesinde kullanılışlı olabileceğini de düşünüyoruz. Ayrıca özellikle AKO ve hemoglobin düzeylerinin de GPS skoruna ilave parametre olarak katılabileceği yapılacak daha güçlü çalışmalar sonucunda ortaya konabilir. Anahtar Kelimeler: Kronik böbrek hastalığı, böbrek yetmezliği risk denklemi, Glasgow prognostik skoru, albümin kreatinin oranı