Preoperatif HALP skorunun laparoskopik histerektomi sonrası iyileşme kalitesi (QoR-15 skoru) üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZELİHA ÖCAL
Danışman: Abdurrahman Hamdi İNAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Benign jinekolojik endikasyonlarla laparoskopik histerektomi (LH) uygulanan hastalarda, preoperatif hemoglobin, albümin, lenfosit ve platelet parametrelerinden elde edilen HALP (Hemoglobin, Albumin, Lymphocyte, Platelet) skorunun QoR-15 (Quality of Recovery-15) skoru ile değerlendirilen postoperatif iyileşme kalitesi üzerindeki etkisini incelemek ve bu biyobelirtecin erken dönem iyileşmeyi öngörmedeki değerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, Temmuz 2025 - Ocak 2026 tarihleri arasında LH planlanan 89 hasta ile prospektif gözlemsel olarak gerçekleştirildi. Hastaların preoperatif HALP skorları hesaplanarak medyan değerine göre "düşük" ve "yüksek" HALP gruplarına ayrıldı. İyileşme kalitesi postoperatif 24. saat ve 10. günde QoR-15 anketi ile; ağrı düzeyleri ise 6. ve 24. saatlerde Vizüel Analog Skala (VAS) ile değerlendirildi. Verilerin analizinde tekrarlı ölçümlerde varyans analizi ve çoklu doğrusal regresyon modelleri kullanıldı. Bulgular: Yüksek HALP grubunda hem postoperatif 24. saat (121,7±6,6 vs 107,9±9,1) hem de 10. gün (132,1±5,3 vs 126,3±7,1) QoR-15 skorları, düşük HALP grubuna göre anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0,001). Çoklu regresyon analizinde preoperatif HALP skorunun, operasyon süresinden bağımsız olarak 24. saat QoR-15 skorunun en güçlü belirleyicisi olduğu saptandı (β=0,595; p <0,001). Ayrıca düşük HALP grubunda postoperatif 6. saat ağrı skorlarının daha yüksek (p =0,021) ve hastanede kalış süresinin daha uzun (p =0,010) olduğu gözlendi. Sonuç: Preoperatif HALP skoru, laparoskopik histerektomi sonrası erken dönem fonksiyonel iyileşme kalitesini öngören, düşük maliyetli ve güvenilir bir objektif parametredir. İmmün-nütrisyonel rezervi yansıtan bu skorun preoperatif dönemde değerlendirilmesi, iyileşme kalitesi düşük olabilecek riskli hastaların belirlenmesine ve perioperatif yönetim stratejilerinin kişiselleştirilmesine katkı sağlayabilir.