Proksimal üreter taşlarında üreterolitotripsi esnasında geriye kaçışı önlemede hasta pozisyonunun rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ALİ KAAN YILDIZ
Danışman: Ömer Gökhan DOLUOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Proksimal üreter taşlarında yapılan üreteroskopik holmium lazer litotripsi ameliyatlarında daha önce değerlendirilmemiş yeni bir hasta pozisyonu (ters Trendelenburg) ile prospektif, randomize kontrollü bir çalışma ortaya koyduk. Araştırmamızın öncelikli amacı proksimal üreter endoskopik cerrahisinde uygulanacak üreterolitotripsi yönteminde, operasyon pozisyonunda yerçekimi etkisini artıracak şekilde verilen eğimin operasyon başarısına ve ek prosedür kullanım riskine etkisi olarak belirlenmiştir. Ayrıca komplikasyon, operasyon süresi ve hastanede kalış süresi gibi sonuçlar çalışmamızda değerlendirilecektir. Gereç ve Yöntem Aralık 2020 - Eylül 2021 tarihleri arasında proksimal üreter taşı nedeniyle URSL (Üreteroskopik litotripsi) operasyon planı yapılan 167 hasta bu çalışmaya dahil edildi. Hastalar rastgele olarak üç gruptan birine atandı: cURSL (kontrol grubu, standart litotomi pozisyonunda URSL), rt10URSL (10 ° reverse Trendelenburg pozisyonunda URSL) veya rt20URSL (20 ° reverse Trendelenburg pozisyonunda URSL). Temel bilgiler cinsiyet, yaş, vücut kitle indeksi (VKİ), Shock-wave lithotripsy (SWL) öyküsü, taşın tarafı, taş büyüklüğü , taşın üreteropelvik bileşkeye (UPB) uzaklığı, hidronefroz derecesi olarak belirlendi ve operasyon öncesi bilgiler toplandı. Hastaların ameliyattan 2 ila 3 hafta sonra double-J stentleri çıkarıldı ve taşsızlık oranı bir diğer adıyla SFR (Stone free rate) ameliyattan 4 hafta sonra kontrastsız Bilgisayarlı Tomografi (BT) ile değerlendirildi. Taşsızlık; rezidüel taş olmaması veya 0,05). Yeniden operasyon ihtiyacı ve intraoperatif komplikasyonlar açısından gruplar arası istatistiksel anlamlı fark yoktur (bütün p>0,05). Taş migrasyonu, taşsızlık oranı, fleksible üreteroskop kullanımı, operasyon süresi, hastanede kalış süresi, migrasyon mesafesi, alt kaliks migrasyonu, migrate taşın boyutu, postoperatif ateş ve toplam komplikasyonlar açısından gruplar arası istatistiksel anlamlı fark vardır (bütün p<0,05). Sonuç Çalışmamız üst üreter taşı olan hastalarda üreteroskopik holmiyum lazer litotripsi için daha önce değerlendirilmemiş bir operasyon pozisyonunu araştırmıştır. Ters trendelenburg pozisyonu migrasyonu azaltabilir ve SFR'yi artırabilir. Ayrıca fleksible üreteroskop kullanımını ve hastanede kalış süresini azaltarak medikal maliyeti düşürebilir. Bu nedenle üst üreter taşlarının tedavisi için isteğe bağlı bir cerrahi yöntem olarak güvenle kullanılabilir.