Düşük ayaklı inmeli hastalarda fonksiyonel elektrik stimulasyonu ve denge ağırlıklı rehabilitasyon tedavisinin etkinliği


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞÜKRAN GÜZEL

Danışman: Ebru KARACA UMAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda; kliniğimizde yatarak tedavi edilen, düşük ayağı olan inmeli hastalarda konvansiyonel rehabilitasyon tedavisine ek olarak fonksiyonel elektrik stimulasyonu ve denge ağırlıklı rehabilitasyon tedavisi uygulanmasının; motor fonksiyon, ambulasyon, postür, denge fiziksel yetersizlik, yürüme kalitesi ve günlük yaşam aktiviteleri üzerine etkilerinin değerlendirilmesi amaçlandı. Materyal ve Metod: Çalışmaya kliniğimizde Eylül 2014-Mayıs 2016 tarihleri arasında inme tanısı ile takip edilen ve düşük ayağı olan 18-80 yaş arası 35 inmeli hasta alındı. Hastaların demografik özellikleri, komorbiditeleri, inme etiyolojisi, olay tarihi, inme tipi ve lezyon yeri sorgulandı. İnmenin etiyolojisi "Akut İnme Tedavisinde Org 10172'nin Çalışması" (AİTOÇ) sınıflandırması, alt ekstremitelerinde spastisite ciddiyeti Modifiye Ashworth Ölçeği (MAÖ), motor fonksiyonları Brunnstrom motor evrelemesi, nörolojik fonksiyonları "Ulusal Sağlık Enstitüsü İnme Ölçeği" (USEİÖ), günlük yaşam aktiviteleri Fonksiyonel Bağımsızlık Ölçeği (FBÖ), fiziksel yetersizlik Chedoke-McMaster Değerlendirme Ölçeği (CMDÖ), yürüme değerlendirmesi Fonksiyonel Ambulasyon Sınıflandırması (FAS), düşme riski Berg Denge Ölçeği (BDö) ve postür; Gövde Kontrol Testi (GKT) ile değerlendirildi. Hastalara 10 metre için video destekli görsel yürüme analizi yapıldı. Salınım ve basma olarak iki ayrı fazda inceleme yapıldı. Yürüme hızı (metre/saniye) ve yürüme ritmi (adım/dakika) belirlendi, yürüyüş süresine göre MET (ml/02/kg/dk) hesabı yapıldı. Asimetri indeksi, temporal ve uzaysal olarak iki grupta ele alındı. Tüm hastalara ortalama 4 hafta süre ile haftada 5 gün olmak üzere konvansiyonel rehabilitasyon programı uygulandı. Tüm hastalara haftada 5 kez, günde 1 defa, her seansta 15 dakika olmak üzere balance trainer uygulandı. Ambulasyon durumuna göre FES yürüyüş ve antrenman modu uygulandı. Ambule olmayan hastalara haftada 3 kez, günde 1 defa, her seansta 30 dakika olacak şekilde antrenman modu uygulandı. Yatağa bağımlı hastalar ayakta durmaya başlayınca antrenman modundan yürüyüş moduna geçildi. Ambule olan hastalara haftada 3 kez, günde 1 defa, 5-30 dakika olacak şekilde treadmillde FES yürüyüş modu uygulandı. Tedavinin 2. ve 4. haftasında USEİÖ, FBÖ, CMDÖ, FAS, BDS, GKT, terapötik adım sayısı ve süresi, FES akım şiddeti; 4. haftasında brunnstrom ve 10 metre için video destekli görsel yürüme analizi ile tekrar değerlendirilme yapıldı ve bu parametreler karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan 35 hastanın yaş ortalaması 58.0 (56.86±11.85)yıl, 5'i (%14.3) kadın, 30'u (%85.7) erkek idi.Hastaların hepsinde iskemik inme mevcuttu. Olaydan sonra geçen süre ortalama 39 gündü. AİTOÇ sınıflamasına göre etiyoloji en sık (n=16 %45.7) geniş arter aterosklerozu olarak belirlendi. Lezyon yeri büyük çoğunlukla (n=17 %48.6) orta serebral arter (OSA) idi. Brunnstrom ortalaması elde 1, üst ekstremitede 2, alt ekstremitede ise 3 idi. USEİÖortalama 5 iken, FBÖ ortalama 83.00 idi. CMDÖ 'nin omuz, el, kol ve ayak alt ölçeklerinin ortalaması 1.00, bacak ve postür alt ölçeklerinin 4.00 olarak bulundu. FAS ortalaması 2, BDS ortalaması 28, GKT ortalaması 64 idi. Balance trainer zorluk düzeyi ortalaması 2 idi. Akım şiddeti ortalama 32 mA idi. Terapötik yürüyüş süresi ortalama 14 dakika ve terapötik adım sayısı ortalama 472/14dk idi, dolayısıyla terapötik yürüme ritmi 34 adım/dakika olarak belirlendi. MET ortalama 2 ml/O2/kg/dk, normal yürüme ritmi ortalama 45 adım/dakika idi.Balance trainer ilk hafta 14 hasta (%40) hiç yapamadı, ikinci hafta 8 hasta (%22.8) yapamadı, 4. Haftada herkes balance trainer programını almaktaydı. Hastaların 7'sine (%20) antrenman modu uygulandı. Hastalara yapılan 10 metre için video destekli görsel yürüme analizi salınım fazında gövdede en sık öne eğilme (n=10 hasta %28.6), pelviste sirkumdiksiyon (n=15 %42.9), kalçada kısıtlı fleksiyon (n=18 %51.4) ve ayakta valgus (n=16 %45.7) gözlemlendi. Basma fazında kalça değerlendirilmesinde en sık yetersiz ekstansiyon (n=18 %51.4), dizde genu rekurvatum (n=20 %57.1) görüldü. Ayak bileğinde hastaların 27'si (%77.1) birinci dönmeyi, 15'i (%42.6) ikinci dönmeyi, 9'u (%25.7) üçüncü dönmeyi yapamıyordu. Ayağın ilk temas yeri en sık ön lateral kenar (n=15 %42.9) idi. Asimetri indeksi olarak paretik taraf basma süresi değerlendirildiğinde 23 hastada( %65.7) temporal asimetri, adım uzunluğu değerlendirildiğinde ise 13 hastada (%37.1) uzaysal asimetri gözlemlendi. Tekrarlayan ölçümler arasında; tedavi öncesi ve 4. hafta arasında FBÖ, CMDÖ bacak, postur ve mobilite alt ölçeklerinde, FAS, BDÖ, terapötik yürüyüş süresi, Brunnstrom el, üst ve alt ekstremite evreleri, görsel yürüme analizinde ayak bilek rotasyonları ve basış pozisyonları, yürüme hızı, yürüme ritmi ve MET düzeyleri ile asimetri indeksinde temporal alanda anlamlı iyileşme saptandı. Gövde kontrol testi düzeylerinde ve terapötik adım sayısında tedavi öncesi ve 2. hafta ile 4. hafta ölçümleri arasında anlamlı artış saptandı. Sonuç: Düşük ayağı olan inmeli hastalarda konvansiyonel rehabilitasyon programına ek olarak FES ve denge ağırlıklı rehabilitasyon tedavisinin motor fonksiyon, günlük yaşam aktiviteleri, fiziksel yetersizlik ve bozukluklar, ambulasyon düzeyi, postür, denge ve yürüme kalitesi üzerine olumlu etkisi görülmüştür. FES uygulaması; fonksiyonel ambulasyonu geliştirmesi sonucu günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlık düzeyini arttırdığı için hemiplejik ayak rehabilitasyonunda etkili bir tedavi yöntemidir.