Transkatater aort kapak replasmanı (TAVI) ve sutureless cerrahi aort kapak replasmanı (SU-AVT) yapılan hastaların erken ve orta dönem sonuçlarının karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL DR. SİYAMİ ERSEK GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BEDİRHAN BUĞRA BAYICI

Danışman: Şebnem ALBEYOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Aort stenozu (AS) artan yaşam süresinin de etkisiyle prevelansı giderek artan ve en sık müdahale gerektiren kalp kapak hastalığıdır. Uzun yıllar asemptomatik seyredebilen bu hastalık, tedavisiz kaldığında ciddi mortalite ve morbidite sebebidir. Açık cerrahi ile kardiyopulmoner bypass (KBP) eşliğinde yapılan konvansiyonel aort kapak replasmanı yıllardır altın standart olarak uygulanmaktadır. İleri yaşlı, ek komorbiditeleri olan yüksek cerrahi riskli hastalarda ise konvansiyonel cerrahiye alternatif tedaviler uygulanmaya başlanmıştır. Sutureless (dikişsiz) aort kapak replasmanı (SU-AVR) KPB, kross klemp ve ameliyat süresini düşürmesi ve buna bağlı olarak oluşabilecek yan etkileri de azaltması nedeniyle riskli hastalarda ön plana çıkan bir tedavi yöntemidir (1,2) . Yine ileri yaşlı ve riskli hastalarda açık cerrahiye bir alternatif olarak ortaya çıkan ve tüm dünyada uygulanmaya başlayan transkateter aort kapak implantasyonu (TAVI) da merkezimizde başarıyla uygulanmaktadır. Bu çalışmada, kendi merkezimizde Aralık 2014- Nisan 2023 tarihleri arasında uyguladığımız bu iki tedavinin erken ve orta dönem sonuçlarını değerlendirmeyi amaçladık Metot: Retrospektif ve gözlemsel olarak tasarlanan çalışmamızda, merkezimizde Aralık 2014- Nisan 2023 tarihleri arasında SU-AVR veya TAVI işlemi uygulanan 343 hastadan dahil olma kriterlerini sağlayan 53 adet SU-AVR, ve 245 adet TAVI olmak üzere toplam 298 hastanın verileri incelendi. İşlemin gerçekleştiği yatışa ilişkin mortalite, uzamış yoğun bakım ve ventilasyon ihtiyacı, kalıcı pacemaker ihtiyacı,postoperatif atrial fibrilasyon gelişimi, hemodiyaliz ihtiyacı, toplam yatış süreleri kaydedildi ve gruplar arasında karşılaştırıldı. 6.ayda yapılan ekokardiyografi sonuçlarından EF%, ortalama ve maksimal transvalvüler gradiyent, Vmax, paravalvüler/transvalvüler aort yetersizliği değerlendirilerek karşılaştırıldı. Bulgular: İndeks yatışta mortalite açısından (5.7% vs. 13.5%, p=0.173) TAVI ve SU-AVR grupları arasında farklılık bulunmadı. TAVI grubunda hafif veya orta düzeyde paravalvüler kaçaklık daha sık gelişti (46.7% ve 26.6%, p=0.042). SU-AVR grubunda hastane yatış süresinin daha yüksek olduğu tespit edildi (5.9 ± 3.2 ve 9.7 ± 4.8 p<0.001). TAVR grubunda kalıcı pacemaker implantasyonu oransal olarak daha yüksek bulundu (11.5% ve 5.9%) fakat iki grup arasında anlamlı bir fark tespit edilmedi. Postoperatif SVO, AF gelişimi, hemodiyaliz gereksinimi iki grup arasında da benzerdi. Sonuç: SU-AVR ve TAVI, ileri AS'li hastalarda sol ventrikül çıkış yolu basıncını düşürerek myokardiyal fonksiyonları iyileştirmede etkili olan, hastaların survisini uzatan ve özellikle yüksek riskli hastalarda ön plana çıkan tedavi modaliteleridir. Erken dönem sonuçları açısından karşılaştırıldığında SU-AVR ileti yolu bozuklukları, postoperatif paravalvüler kaçak ve vasküler komplikasyonlar açısından daha güvenli iken, TAVI işlemi de daha kısa hastane yatış süresi ile öne çıkmaktadır. Hasta bazlı riskler kalp takımı tarafından değerlendirilmeli ve hastaya en uygun tedavi seçeneği belirlenmelidir. Anahtar Kelimeler: cerrahi aort kapak replasmanı, transkateter aort kapak implantasyonu, sutureless aort kapak replasmanı, aort stenozu