Kemik mineral yoğunluğu ile metabolik sendrom ve yaşam kalitesi ilişkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TAHA HALİL BÜYÜKÜNAL
Danışman: Yusuf Çetin DOĞANER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Osteoporoz (OP), kemik kitlesi ve kemik dokusunun mikromimari yapısında bozulma ile karakterize ve kırık riskinde artışa sebep olan bir hastalıktır. Metabolik sendromda (MetS) ise en önemli kardiyovasküler risk faktörleri bir arada bulunmaktadır. MetS ve OP ülkemizde yaygın olarak görülen hastalıklar olup toplum için önemli sağlık sorunlarıdır. Bizim araştırmamızdaki amacımız, kemik mineral yoğunluğu (KMY) ile MetS arasında bir ilişki olup olmadığını incelemek ve bu hastalıkların kişilerin yaşam kalitesinde oluşturduğu değişiklikleri araştırmaktır. Çalışmamız aynı zamanda kişilerin bu hastalıklar hakkında bilgi düzeyini artırıp, koruyucu ve önleyici sağlık tedbirleri alınmasını amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırmamız Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nükleer Tıp Kliniğine kemik mineral yoğunluğu (KMY) ölçümü için başvuran hastalar üzerinde yapılmıştır. Çalışmaya katılmayı kabul eden ve bilgilendirilmiş gönüllü olur formunu dolduran gönüllülere, sosyodemografik özellikleri, hastalıkları hakkında bilgi ve tutumları, yaşam tarzları, kalsiyum içeren besin veya gıda alımları, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi, EQ-5D ile yaşam kalitelerini sorgulayan bir anket uygulanmıştır. Ayrıca hastane bilgi yönetim sisteminden hastaların açlık kan glukoz (AKG), lipid paneli, KMY ölçümü değerleri veri toplama formuna kaydedilmiştir. Analitik, kesitsel tipte planlanan çalışmamızda amacımız KMY ölçümü değerleri ile metabolik sendrom arasındaki ilişkiyi araştırmak, bunlarla ilişkili değişimlerin yaşam kalitesi ile olan ilişkilerini araştırmak, aynı zamanda OP ve metabolik sendromun farkındalığını arttırmaktır. Veriler SPSS programı ile uygun testlerle analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların ortalama yaşları 58,01±11,98 (min: 20- max: 84) idi. Katılımcıların %35,3'ünün (n=134) MetS, %35,8'inin (n=136) ise OP tanısı vardı. MetS ve OP arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır. Veriler analiz edildiğinde MetS tanısı olan katılımcılarda lomber vertebra T skorunun daha yüksek olduğu ve bu iki değişken arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir (r=0,107, p=0,037). EQ-5D'ye göre yaşam kalitesi indeks skor ortalaması 0,64±0,27 (min: -0,513-maks: 0,93) idi. MetS tanısı olan hastalarda yaşam kalitesinin düştüğü görülmüştür (MetS+ sır. ort.=159,69, MetS- sır. ort.=207,28; p<0,001). KMY ölçümleri ve OP tanısı ile yaşam kalitesi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Sonuç: MetS tanısı olan katılımcıların yüksek vücut kitle indeksi (VKİ) oranlarına bağlı olarak KMY yüksek olması OP riskine karşı koruyucu olabilir. Buna karşın MetS yaşam kalitesini azaltmaktadır. OP risk grubunda olan özellikle postmenopozal gruptaki popülasyonun her iki hastalıktan korunma adına kalsiyum ile D vitamini alımını ve fiziksel aktivitelerini artırarak kas kitlelerini artırması önem arz etmektedir. Anahtar kelimeler: Kemik mineral yoğunluğu, metabolik sendrom, yaşam kalitesi