Konjenital duodenal obstrüksiyonlu olgularda mortalite ve morbiditeyi etkileyen faktörlerin belirlenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ZEYNEP KAMİL KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EMEL ÇOLAK
Danışman: Ayşenur CELAYİR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Konjenital duodenal obstrüksiyon, yenidoğanlarda görülen intestinal obstrüksiyonun en sık sebeplerinden biridir. Bu çalışmada, kliniğimizde opere edilen konjenital duodenal obstrüksiyon tanılı hastalarda, mortalite ve morbiditeye etkili faktörlerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada, 1 Ocak 2004 - 1 Ocak 2017 tarihleri arasında kliniğimizde konjenital duodenal obstrüksiyon tanısı ile opere edilen hastaların, tüm hastane kayıtları retrospektif olarak incelenerek; hastalar demografik özellikler, klinik prezentasyon, eşlik eden anomaliler, cerrahi tedavi ve sonuçlar açısından değerlendirildi. Bulgular: 13 yıllık sürede; konjenital duodenal obstrüksiyon tanılı 68 yenidoğan olgu opere edildi (36 erkek, 32 kız). Olguların 46'sı (%67,7) prematüre idi. Ortalama doğum haftası 35,7±3,1 hafta (28-44 hafta) ve ortalama doğum ağırlığı 2477±651,5 gram (1100–4100 gram) idi. Olguların 37'sinde (%54,4) ek anomali veya patoloji mevcuttu. Tüm olguların 16'sında (%23,5) konjenital kalp hastalığı, 13'ünde (%19,1) ise Down sendromu saptandı. Ek anomali eşlik eden hastaların tam doz enteral beslenmeye geçiş zamanı ek anomali eşlik etmeyen hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı yüksekti (p=0,040). Ek anomali eşlik eden ile ek anomali eşlik etmeyen hastalar kıyaslandığında i beslenmeye başlama süreleri ve taburculuk sürelerinde istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p=0,063 p=0,083). On yedi hastada (%25) sepsis, ileus, beslenme intoleransı, safralı kusma gibi postoperatif komplikasyonlar gelişti. Olguların 3'ü (%4,4) reoperasyon gerektirdi. Olguların 63'ü (%92,6) taburcu edilirken, 5 olgu (%7,4) ameliyattan sonra ortalama 27,2±14,1 gün (11-43 gün) sepsis ve eşlik eden ağır konjenital malformasyonlar nedeniyle kaybedildi. Eksitus olan hastaların sepsis oranı taburcu olan hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı yüksekti (p<0,001). Sonuç: Konjenital duodenal obstrüksiyonlu olgularda ek anomali varlığı, mortalite ve morbidite riskini arttırmaktadır. Sepsis ve ağır konjenital kardiak malformasyonlar prognozu kötü yönde etkilemektedir.