Ankilozan spondilit hastalarında temporomandibular eklem disfonksiyonu sıklığının belirlenmesi ve bulguların sağlıklı kontrollerle karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE ULUSLARARASI TIP FAKÜLTESİ, FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BÜŞRA ŞİRİN AHISHA
Danışman: Fatma Nur KESİKTAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmamızda ankilozan spondilit (AS) tanılı hastalarda ve sağlıklı gönüllülerde temporomandibular disfonksiyon (TMD) sıklığını belirlemek amaçlanmıştır. AS hastalık aktivitesinin TMD ile ilişkisi değerlendirilmiştir. Ayrıca depresif duygudurum, anksiyete, kronik ağrı, somatik belirtiler ve parafonksiyonel alışkanlıklar gibi psikososyal faktörlerin TMD ile bağlantısı incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim Araştırma Hastanesi polikliniklerine 01.04.2022-01.04.2023 tarihleri arasında başvuran 18-75 yaş aralığında ardışık 113 AS hastası ve 110 sağlıklı gönüllü çalışmaya dahil edildi. TMD varlığını değerlendirmek için "Diagnostic Criteria for Temporomandibular Disorders (DC/TMD)" tanı kriterleri içerisinde yer alan Belirti Anketi, Muayene Formu, Ağrı Çizimi, Derecelendirilmiş Kronik Ağrı Skalası (GCPS), Çenenin Fonksiyon Kısıtlanma Skalası-20 (JFLS-20), Hasta Sağlık Anketi- 9 (PHQ-9), Yaygın Anksiyete Bozukluğu-7 (GAD-7), Hasta Sağlık Anketi-15 (PHQ-15), Ağız Alışkanları Kontrol Listesi (OBC) uygulandı. AS hastalık aktivitesini belirlemek için Bath AS Hastalık Aktivite İndeksi (BASDAI) formu, Bath AS Metroloji İndeksi (BASMI), Bath AS Fonksiyonel İndeks (BASFI) kullanıldı. Bulgular: Çalışmamıza 113 AS hastası (%59,3'ü erkek) ve 110 sağlıklı gönüllü (%48,2'si erkek) dahil edilmiştir. TME muayenesinde ağrısız açma (p=0,023), maksimum yardımlı açma (p=0,042) ve maksimum yardımsız açma (p=0,003) değerleri, AS grubunda sağlıklı gruba göre anlamlı olarak daha düşük saptanmıştır. Sağlıklı grupta yer alan 110 bireyin %60,9'u herhangi bir TMD tanısı almazken %39,1'ine en az bir TMD tanısı konulmuştur. 113 AS hastasının ise %69,9'u en az bir TMD tanısı alırken, yalnızca %30,1'i bir tanı grubuna dahil edilmemiştir (p<0,001). TMD tanı gruplarından eklem bozukluğu (p=0,001) ve ağrı bozukluğu (p=0,008) tanıları AS grubunda sağlıklı kontrollere göre anlamlı olarak daha sık saptanmıştır. AS hastalarında eklem bozukluğunun BASDAI (p=0,220), BASFI (p=0,979) ve BASMI (p=0,911) skorları ile arasında anlamlı bir ilişki bulunamamış ancak ağrı bozukluğu saptanan hastalarda BASDAI (p<0,001) ve BASFI (p=0,005) skorları değerlendirildiğinde, istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki görülmüştür. AS hastalarında ağrı bozukluğu ile ağrı çizimi (p<0,001), bruksizm varlığı (p<0,001), GCPS (p<0,001), PHQ-9 (p=0,004), GAD -7 (p=0,006), JFLS-20 (p<0,001) ve PHQ-15 (p<0,001) arasındaki ilişki anlamlı olarak değerlendirilmiştir. Sonuç: Ankilozan spondilit hastalarında TMD görülme oranı sağlıklı popülasyona kıyasla anlamlı olarak daha yüksektir. Ağrı bozukluğu ve eklem bozukluğu tanılarına AS hastalarında daha sık rastlanmakta, hastalık aktivitesi ile ağrı bozukluğu tanıları arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Ağrısız açma, maksimum yardımlı ve maksimum yardımsız açma değerleri AS grubunda belirgin olarak kısıtlıdır. Ayrıca depresyon, anksiyete, somatik belirtilerin varlığı, kronik ağrı ile ağrı bozukluğu tanıları arasındaki ilişki anlamlı olup, aynı durum eklem bozukluğu tanıları için geçerli değildir.