Serum gasdermin D düzeyinin akut pankreatit şiddeti ile ilişkisinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE ULUSLARARASI TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÜLEYCAN PARÇA

Danışman: Serkan ÖCAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Gereç ve Yöntem: Akut pankreatit (AP) ekzokrin pankreasın asiner hücrelerindeki enzimlerin yol açtığı hasar ve bunun sonucunda ortaya çıkan inflamasyon ile karekterize bir klinik tablodur. İnflamasyon hafif pankreatik ödemden pankreatik nekroz, organ yetmezliği ve ölüme neden olan sistemik inflamasyona kadar ciddiyeti değişebilir. AP'li hastaların skorlanması önemlidir çünkü klinisyen ciddi bir hastalığın varlığı konusunda uyarılabilir ve yoğun bakım ünitelerinde erken tedaviye başlayabilir. Ne yazık ki, şu anda kullanılan skorlama sistemleri, hızla ilerleyen çoklu sistem organ disfonksiyonu ile karakterize edilen şiddetli AP'li hastalarda genellikle yetersizdir. Bu nedenle, AP'nin ciddiyetini tahmin eden basit bir puanlama sistemi veya tek bir biyobelirteç gereklidir. İnflamasyonla seyreden hastalıklarda yapılan çalışmalarda GSDMD düzeyi yüksekliği ile inflamasyonun şiddeti arasındaki ilişkiyi biliyoruz. Biz çalışmamızda, inflamasyonla seyreden AP'li hastalarda, GSDMD düzeyindeki yükseklik ile AP şiddeti arasındaki pozitif ilişkiyi göstermeyi ve AP ciddiyetini öngörebilen basit bir biyobelirteç olarak GSDMD kullanabilirliğini; diğer biyobelirteçler ve skorlama sistemleri ile karşılaştırmayı hedefledik. Bulgular: AP tanısı alan 53 hasta ve 49 sağlıklı kişiden oluşan kontrol grubu ile toplam 102 kişi çalışmaya alındı. AP hastalık şiddeti ; Atlanta skoruna göre belirlendi ve buna göre hastaların %62,3'ü hafif, %26,4'ü orta ve %11,3'ü ağır akut pankreatit olarak sınıflandırıldı. Medyan Gasdermin-D düzeyi kontrol grubunda 3,73 (IQR: 2,97-5,2), akut pankreatit grubunda 4,01 (IQR: 3,49-4,64) olmakla birlikte iki grup arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark gözlenmedi (p=0,562). Ranson skor (p=0,510), BISAP skor (p=0,352), MGKS skor (p=0,899), pankreatik nekroz varlığı (p=0,146), YBÜ yatış (p=0,501) ve mortaliteye (p=0,899) göre hastaların Gasdermin-D düzeyleri açısından anlamlı farklılık belirlenmedi. Sadece CTSI skoru 3 ve üstü olan hastaların medyan Gasdermin-D düzeyi (3,72 [IQR: 3,28-4,01]) küçük 3 olanlara göre (4,64 [IQR: 4,07-5,82]) istatistiksel olarak daha düşüktü (p=0,025). Tartışma : Yapılan önceki çalışmalardan GSDMD'nin MS, FMF, Kolit, RA gibi otoimmün/inflamatuar hastalıklar; viral, fungal, bakteriyel enfeksiyonlarla ve sepsisle pozitif ilişkili olduğunu bulunmuştur. GSDMD seviyesinin mortal seyreden hastalarda daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bizim çalışmamızda, Gasdermin D düzeyinin akut pankreatit ile kontrol grubu arasında istatiksel olarak anlamlı fark olmaması birçok yönden spekülasyon yapılabilir. Serum örneklerin AP inflamasyonun ilk 48 saati içinde alınması sonucuna göre prognozu öngöremede yeterli olmadığı gösterildi. Ancak inflamasyon şiddetlendikten sonraki günlerdeki düzeylerinin artış olup olmadığına üzerine çalışmalar planlanabilir. Ayrıca pankreas doku gasdermin seviyesini göstermek daha anlamlı olabilir. Sonuç: AP ciddiyetini öngörebilen basit bir biyobelirteç olarak GSDMD kullanabilirliğini; diğer biyobelirteçler ve skorlama sistemleri ile karşılaştırdık. Atlanta, Ranson, BISAP, MGKS skorları ile karşılaştırdığımızda Gasdermin-D düzeyleri ve klinik prognoz ilişkisi açısından anlamlı farklılık saptanmadı. Çalışmamızın sonucuna göre hastaların hastaneye yatırıldığı gün alınan kandaki serum Gasdermin D düzeyi prognoz belirteci olarak kullanılamamaktadır. Gelecek çalışmalar için akut pankreatitte inflamasyonun şiddetlendiği diğer günlerde tekrar kan alınıp serum düzeyi bakılmasını veya pankreas doku düzeyi çalışılmasını öneriyoruz. Anahtar kelimeler: Akut pankreatit, Gasdermin D, inflamasyon, prognoz