Robotik cerrahi yöntem ile transkateter ASD kapatma işlemi yapılan hastaların uzun dönem karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE ULUSLARARASI TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İSA CAN

Danışman: Taner İYİGÜN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: ASD kapatma işleminde; hasta psikolojisi, hastane yatış süreci, hastanın kozmetik endişeleri ve cerrahinin kardiyopulmoner bypass (KPB) gerekliliği göz önünde bulundurulduğunda transkateter yöntemle kapatma ilk tercihtir. Fakat gelişen robotik uygulamalar sayesinde ASD cerrahisinde hastaların hastane yatış süreleri kısalmış, kozmetik sorunlar azalmıştır. Bunun sonucunda hastalar psikolojik olarak kendilerini cerrahiye daha iyi hazırlamışlardır. Biz de bu çalışmamızda robotik yöntem ve transkateter yöntem ile kapatılan ostium sekundum tip ASD hastalarının sonuçlarını karşılaştırmayı planladık. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli ve retrospektif olarak planlanan çalışmamızda Ocak 2011- Mart 2024 tarihleri arasında cerrahi ve transkateter olarak ostium sekundum tip ASD defekti kapatılan hastalar tespit edildi. Çalışmamızda, robotik cerrahi yöntemle kapatılan 343 hastanın 45'i sinüs venosus, 6'sı primum, 2'si koroner sinüs tipi ASD olup çalışma dışı bırakıldı. Sekundum ASD tanılı robotik yöntemle kapatılan 290 hasta (Grup I), transkateterle kapatılan 345 hasta (Grup II) olmak üzere toplamda 635 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların preoperatif demografik verileri, perioperatif verileri ve postoperatif verileri incelendi ve karşılaştırıldı. Bulgular: Hastalar ortalama 52,5±29,1 ay kadar takip edildi. Her iki grubun demografik verileri, preoperatif, peroperatif ve postoperatif sonuçları analiz edildi. Genel olarak kadın hasta sayısı erkek hasta sayısında fazlaydı. Her iki grup arasında preoperatif EKO bulguları arasında anlamlı bir fark görülmedi. Operatif verilere bakıldığında 103 hastada triküspit kapağa müdahale edilmesi ve cerrahinin KPB gerekliliği nedeniyle işlem süresi Grup I'de Grup II'ye göre anlamlı olarak daha fazlaydı (p:0,001).  Hastane yatış süresi Grup I'de 3,05±0,8 gün iken Grup II'de 2,21±0,7 gündü ve anlamlı olarak Grup I'de Grup II'ye göre daha uzundu (p:0,001). 2019 yılı sonrasındaki hastaların hastane yatış süreleri sırasıyla 2,36±0,5 gün ve 2,21±0,6 gün olup gruplar arasında anlamlı bir fark yoktu (p:0,07).  Hastaların 12. ay takiplerinde yapılan ekokardiyografik görüntülemelerine göre her iki grupta da hiçbir hastada rezidü şant görülmedi. Robotik cerrahi yapılan hastaların birinde postoperatif yapılan kontrol görüntülemelerinde rezidü şant görüldü. Bunun üzerine hastanın rezidü defekti, eski port insizyonu 6-8 cm'lik kesiye uzatılarak torakotomi yöntemiyle komplikasyonsuz kapatıldı. Genel hasta popülasyonunda postoperatif TY açısından her iki grup arasında anlamlı bir fark varken subgrup analizinde her iki grup arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Sonuç: Sekundum ASD hastalığında ilk tedavi seçeneği transkateter yöntemle ASD'nin kapatılmasıdır. Bu yönteme uygun olmayan hastalarda, sekundum ASD tedavisi robotik cerrahi ile yapılabilmektedir. Tecrübeli merkezlerde, robotik cerrahi ile sekundum ASD'si kapatılan hastaların hastanede kalış süreleri, transkateter yöntemle kapatılan hastalar kadar kısalmıştır. Ayrıca robotik cerrahi ile triküspit yetmezliğine başarılı bir şekilde müdahale edilebilmektedir.  Yapılan subgrup analizinde robotik cerrahi yapılan hastaların hastane yatış sürelerinin kısaldığı görülmüştür. Transkatater yönteme uygun olmayan hastalarda robotik kalp cerrahisi etkili ve güvenilir bir şekilde uygulanabilmektedir.