COVID-19 tanısı ile yatarak tedavi gören hastalarda travma sonrası stres bozukluğu sıklığı ve ilişkili faktörlerın değerlendirilmesi; prospektif bir çalışma


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İBRAHİM TAŞ

Danışman: İkbal İNANLI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı COVID-19 tanısı ile hastanede yatarak tedavi gören hastaların yatışı, taburculuk sonrası birinci ve üçüncü aylarda yapılan 3 ayrı değer-lendirme sonucunda Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) sıklığı ve ilişkili faktörleri araştırmaktır. COVID-19 tanılı hastaların sosyo-demografik özellikleri, COVID-19 ile ilgili klinik ve laboratuvar verileri, anksiyete, depresyon, umutsuzluk ve uykusuzluk düzeyleri, başa çıkma tutumları ve algılanan sosyal destek düzeylerinin TSSB sıklığı ve belirtilerine olan etkilerini değerlendirmektir. Yöntem: COVID-19 tanısı ile takip edilen 120 hasta hastanede tedavi görürken çalışmaya dâhil edildi. Hastalar taburculuk sonrası 1. ay ve 3. ayda yeniden değerlendi-rildi. Hastalara ilk görüşmede araştırmacılar tarafından hazırlanan sosyodemografik ve COVID-19 ile ilişkili klinik veri ölçeği ve laboratuvar değerleri, DSM-5 için Travma Sonrası Stres Bozukluğu Kontrol Listesi (PCL-5), Başa Çıkma Tutumlarını Değerlen-dirme Ölçeği (BÇTDÖ) Kısa Formu, Çok Boyutlu Alglanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ), Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ ), Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ), Beck Umutsuzluk Ölçeği (BUÖ) ve Uykusuzluk Şiddeti İndeksi (UŞİ) uygulandı. Hastalara 1 ve 3. aylarda PCL-5, BDÖ, BAÖ, BUÖ ve UŞİ yeniden uygulandı. Bulgular: İlk görüşmede hastaların PCL-5 ortalama puanı 21,67 olup hastaların 33'ü (%27,5) ASB kriterini karşılamaktaydı. Hastalarla 1. ayda yapılan görüşmede or-talama puan 7,81 olup hastaların sadece 2'si (%1,7) PCL-5 kesme puanın üzerinde puan alarak TSSB kriterini karşıladı. 3. aydaki görüşmede PCL-5 puan ortalaması 3,80 olup kesme puanının üzerinde kimse yoktu. Sosyodemografik veriler, pandemi nedeniyle ortaya çıkan ekonomik sorunların ve laboratuvar değerlerinin PCL-5 puanlarına etki ettiği görüldü. Bulaş nedenini bilme, damgalanma, pandemi nedeniyle ekonomik kayıp ve ekonomik kaygı, daha yüksek PCL-5 puanları ile ilişkili idi. Kadın hastalarda PCL-5 puanlarının daha yavaş azaldığı görüldü. Hastaneye yatış sırasında ölçülen kreatinin, CRP ve ferritin değerleri PCL-5 puanları ile ters yönlü korelasyon göstermiştir. Kadın cinsiyetin başlangıçta PCL-5 puanları öngörmemesine rağmen; takipte TSSB gelişimi açısından risk faktörü olduğu saptanmıştır. Hastanede yatarken bakılan laboratuvar değerlerinden hiçbiri başlangıçtaki PCL-5 puanlarını yordamazken, yatışta bakılan ferritin, CRP, kreatinin değerlerinin 1. ve 3. aylardaki PCL-5 puanları için ön-gördürücü olduğu görüldü. Pandemi nedeniyle ortaya çıkan ekonomik kaybın PCL-5 puanlarını öngörmediği ancak ekonomik kaygının PCL-5 puanlarını öngördüğü anlaşıldı. Bulaş nedenini bilmenin ve damgalanmanın travma gelişimi açısından öngördürücü olduğu saptandı. Başlangıçtaki PCL-5 puanları 1. ve 3. aydaki PCL-5 puanları için önemli bir ön-gördürücü olduğu saptandı. Uykusuzluk şiddeti, umutsuzluk, depresyon ve anksiyete ölçeklerinin herbiri ayrı ayrı PCL-5 puanlarını yordamaktaydı. Başa çıkma tutumları değerlendirildiğinde PCL-5 puanları ile arasında ilişki saptanmadı. Algılanan sosyal destek hastaneye yatışta PCL-5 puanlarının yordamasına rağmen sonraki süreçte PCL-5 puanlarına etki etmediği görüldü. Sonuç: COVID-19 nedeniyle yatarak tedavi gören hastaların %27,5' u başlan-gıçta ASB tanı kriterlerini, %2'si 1. ayda yapılan değerlendirme sonrası TSSB tanı kri-terlerini karşılamış olup 3. Ayda yapılan değerlendirmede ise TSSB tanı kriterlerini kar-şılayan hasta yoktu. Hastaların başlangıç ve takiplerinde; cinsiyet, damgalanma, eko-nomik kaygılar, sosyal destek, depresyon, anksiyete, uykusuzluk, umutsuzluk belirtileri ve enfeksiyona ait inflamatuar belirteçlerin PCL-5 puanları ve azalmasıyla ilişkili olduğu saptanmıştır. Bu çalışmanın sonuçları; COVID-19 pandemisi sırasında hastalara psi-kolojik, biyolojik, ekonomik ve sosyal açıdan bütüncül bir yaklaşımın gerektiğini gös-termektedir. Özellikle erken dönemde başlayan psikiyatrik değerlendirme ve tedavi, hem enfeksiyon hem de pandeminin yol açabileceği travmatik stresi en aza indirebilir. Çalışmamız yatarak tedavi gören hastaların izlem çalışması olması nedeniyle dikkat çekici olup, bu alanda yapılacak daha fazla çalışmaya ihtiyaç bulunmaktadır. Anahtar kelimeler: COVID-19, TSSB, ferritin, uykusuzluk, depresyon, damgalanma