Non-invaziv transauricular vagal uyarının karaciğer iskemi/reperfüzyon hasarı üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SULTAN ABDÜLHAMİD HAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MAHMUT SALİH GENÇ

Danışman: Bülent GÜLEÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Hepatik iskemi/reperfüzyon (I/R) hasarı sıklıkla karaciğer rezeksiyonu ve karaciğer transplantasyonu gibi karaciğer cerrahisi prosedürleri sırasında ortaya çıkar. Karaciğer cerrahisindeki hızlı teknolojik gelişmelere rağmen, hepatik İ/R hasarı kritik bir sorun olmaya devam etmektedir ve karaciğer fonksiyon bozukluğuna, uzak organ yetmezliğine ve yüksek morbidite ve mortalite oranlarına yol açabilmektedir. Bu olumsuz sonuçlar nedeniyle günümüzde yeni tedavi stratejileri için yapılan çalışmalar artmaktadır. Vagal stimülasyonun birden fazla mekanizma aracılığıyla hepatik hasarı azalttığı bilinmektedir. İnvaziv VSU 'nun ek cerrahi işlem gerekliliği, yan etkilerinin bildirilmiş olması ve klinik kullanımının genel cerrahi açısından uygun olmayacağı düşünüldüğünden cerrahi işlem gerektirmeyen ve klinik kullanımının daha kolay olduğu transauricular VSU (tVSU) yöntemi kullanılmasına karar verildi. Bu çalışmada; vagus sinir stimulasyonunun ek cerrahi girişim gerektirmeyen ve klinik pratikte kullanımı olabilen non-invaziv transauricular vagus uyarımı (tVSU)'nın karaciğer iskemi reperfüzyon hasarı üzerine etkisinin incelenmesi planlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, 16-20 haftalık 21 adet Spraque cinsi erkek sıçan üzerinde yapıldı. Sıçanlar 7'erli olacak şekilde Grup A, Grup B ve Grup C olarak 3 eşit gruba ayrıldı. Grup B sıçanlarına laparotomi, karaciğer iskemi ve reperfüzyon, Grup C sıçanlarına laparotomi, karaciğer iskemi ve reperfüzyonu ve tVSU uygulandı. Grup C sıçanlarına karaciğer iskemi reperfüzyon süresince 3 saat boyunca anestezi altında iken tVSU uygulandı. Grup A ve Grup B sıçanlarına da tVSU cihazının elektrotları bağlandı ancak uyarım yapılmadı. Doku örneklerinin yarısı histopatolojik inceleme, yarısı doku oksidatif stres ve inflamasyon durumları tayini için belirli şartlarda saklanmak üzere uygun tüplere alındı. Her üç gruptan serum biyokimya değerlendirmesi için intrakardiak kan alınarak sıçanlar ponksiyon ile sakrifiye edildi. Sonuç: Çalışmamızdaki sonuçlara göre; Vagus uyarımı yapılan deney grubunda inflamatuar ve oksidatif stres bulgularında istatistiksel olarak anlamlı olumlu sonuçlar elde ettik. Daha önceki çalışmalarda görülen vagus uyarımı sonrası anlamlı Nrf2 artışı, çalışmamızda tam aksine düşüş olarak gerçekleşti. Çalışmamızda vagus sinir stimülasyonunun NRF-2 düzeylerine olan etkisini, karaciğer I/R modeli için oksidatif stresin kontrolünde potansiyel bir müdahale olarak değerlendirdik. Histolojik olarak iskemik karaciğer dokusunda vagus uyarımı sonrası özellikle nekrotik alanların gerilediğini gördük. Bu bulgular doğrultusunda, invaziv olmayan transauricular VSU'nun hepatik I/R hasarında yeni ve umut vadeden bir tedavi yöntemi olabileceği düşünüyoruz.