Depresyonda kendini damgalama ve intihar bilişleri arasındaki ilişkinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BURCU BUZKAN SARIKAYA

Danışman: Kamil Nahit ÖZMENLER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Depresyon, tüm dünyada en sık görülen ruhsal hastalık olup çok büyük kitleleri etkilemektedir. Depresyondaki kişinin kendisiyle ilgili değersizlik, yetersizlik düşünceleri, geçmişe yönelik pişmanlık ve geleceğe yönelik umutsuzluk, karamsarlık düşünceleri vardır. Bu düşünceler süreklidir, kişinin günlük yaşantısı ile sosyal ve mesleki işlevselliğini etkiler ve bazen o kadar şiddetlidir ki; suçluluk duygularından kurtulamayan ve gelecekten bir beklentisi olmayan kişiyi intihara sürükleyebilir. Ruhsal hastalığa sahip olan ve psikiyatrik tedavi gören bireyler; toplum tarafından ne yapacağı belli olmayan ve tehlikeli bireyler olarak algılanmakta ve bunun neticesinde hayatın birçok alanında damgalanmaya maruz kalmaktadırlar. Sosyal ve mesleki alanlarda damgalanan, dışlanan bireyler bir süre sonra içe kapanmakta ve kendi kendilerini damgalamaya meyilli olabilmektedirler. Literatür incelendiğinde; daha çok genel popülasyonda psikolojik yardım alma ve damgalanma ilişkisinin incelendiği, kendini damgalamanın ise daha çok şizofreni ve benzeri bozukluklarda araştırıldığı görülmektedir. Bu araştırma ile depresyon tanısı alan bireylerde yaşam olayları, intihar bilişleri ve kendini damgalama arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tasarıma sahip araştırmanın örneklemini Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniğine başvurarak majör depresif bozukluk tanısı almış 18-65 yaş aralığındaki 73 hasta oluşturmuştur. Görüşme esnasında sosyodemografik özelliklere ilişkin veriler kaydedildikten sonra hastalara Yaşam Olayları Sorgulama Listesi (YOSL), Beck Depresyon Envanteri (BDE), Beck Umutsuzluk Ölçeği (BUÖ), İntihar Bilişleri Ölçeği (İBÖ) ve Depresyonda Kendini Damgalama Ölçeği (DKDÖ) uygulanmıştır. Elde edilen verilen uygun istatistiksel yöntemler ile analiz edilmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılan hastaların yaş ortalaması 35,75±12,79 olarak hesaplandı ve hastaların %76,7'si (n=56) kadındı. Hastaların %74'ünün (n=54) çalışmadığı, %47,5'inin (n=35) aylık gelirinin 8500 Türk lirasının altında olduğu saptandı. Araştırmadan elde edilen veriler incelendiğinde, depresyon hastalarının İBÖ-Toplam puanları ile BDE puanları (r=0.812 p<0.001) ve BUÖ puanları (r=0.635 p<0.001) arasında pozitif yönlü bir korelasyon olduğu saptandı. Hastaların intihar bilişleri ile self stigmatizasyonları arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu, kendilerini damgalama oranları arttıkça, intihar bilişlerinin de arttığı sonucuna varıldı (r=0.299 p<0.05). Geçmişte kendine zarar verme davranışı, intihar girişimi ve intihar girişimi sebebiyle hastanede yatış öyküsü olan hastaların intihar bilişlerinin daha fazla olduğu görüldü (p<0.05). Hastaların son bir yıl içerisindeki deneyimledikleri yaşam olayı sayısı arttıkça, İBÖ alt ölçeklerinden olan "Çözülemezlik" puanlarının arttığı (r=0.261 p<0.05) belirlenmiştir. Sonuç: Depresyon halihazırda en sık görülen ruhsal bozukluktur ve intihar ile yakından ilişkilidir. Depresyon hastalarının intihar bilişleri ile kendini damgalama arasındaki ilişkinin incelendiği bu araştırmada, hastaların kendilerini damgalama oranları arttıkça intihar bilişlerinin de arttığı saptanmıştır. Self stigmatizasyon hastalar açıkça ifade etmedikleri zaman gözden kaçabilmekte, hastaların tedavi arayışına ket vurabilmekte, sosyal işlevselliği olumsuz yönde etkileyerek depresyonda sürdürücü bir faktör olarak rol oynayabilmektedir. İntihar için risk faktörlerinin belirlenmesi, önlenmesi ve erken müdahalesi için araştırma sonuçları önem taşımaktadır.