Prenatal santral sinir sistemi anomalisi tespit edilen fetüslerde ultrasonografi ve manyetik rezonans görüntüleme bulgularının karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MİYASE GİZEM BAYRAKTAR
Danışman: Atalay EKİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu tez çalışması, sistematik bir yaklaşımla antenatal ultrasonografi (USG) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile saptanabilen çeşitli Santral Sinir Sistemi (SSS) anomalilerin tiplerini, lezyonlara yaklaşımı, her iki tekniğin tanı uyumlarını ve farklılıklarını araştırmaktadır. Bunların yanı sıra obstetrik, neonatal sonuçlar ve kromozom analizi sonuçları da sekonder olarak incelenmektedir. Materyal ve Metot: Bu retrospektif kohort çalışmasına, 2017-2021 yılları arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan USG'de izole fetal santral sinir sistemi anomalisi saptanan ve bu endikasyon ile MRG istenen tekil gebeler dahil edildi. Bilgiler hastane bilgi yönetim sistemi (HBYS) ve hastaların medikal kayıtlarından retrospektif olarak elde edildi. Bulgular: Kriterlerimize uyan toplam 496 hasta bulundu. USG ve MRG vakaların %47'sinde tamamen aynı tanıyı koyarken, vakarın %11.1'inde MRG ek bilgi sağlamış, vakaların %23.2'sinde USG bulgularını azaltmış ve %18.7'sinde tanıyı değiştirmiştir. Alt analizlere bakıldığında USG'de saptanan Korpus Kallosum ve Kavum Septum Pellucidum Anomalileri'nde 18 (31%) hastada MRG bazı USG bulgularını anlamlı olarak azaltırken, 29 (50%) hastada MRG tanıyı değiştirmekteydi. USG'de saptanan Spinal Kord ve Nöral Tüp Defektleri ile Ventrikülomegaliler'de USG ve MRG'de anlamlı sıklıkta benzer bulgular izlendi. Mikrosefali ve Makrosefali grubunda MRG bazı bulguları anlamlı olarak azaltırken, Multipl Anomalilerde MRG anlamlı sıklıkta tanıyı değiştirmekteydi. Posterior Fossa Anomalileri'nde, Orta Hat Anomalileri'nde, Kraniyosinostoz'da, Lumbosakral Teratom'da ve Diğer Anomaliler'de gruplar arasında rakamsal farklılıklar vardı ancak anlamlı düzeyde değildi. Tüm hafta aralıklarında USG ve MRG'nin aynı tanıyı verme oranı yüksek düzeyde idi. Ayrıca MRG'nin ventrikülomegali şiddetine etkisi hakkında rakamsal farklılıklar mevcuttu ancak anlamlı düzeyde değildi. Sonuç: USG SSS taramasında güvenilir bir fetal anomali tarama yöntemi olsa da, özellikle Korpus Kallosum ve Kavum Septum Pellucidum Anomalileri'nde, Mikrosefali ve Makrosefali'de ve Multipl Anomaliler'de MRG tanıyı önemli ölçüde etkileyebilmektedir. Sonuçlar yeni çalışmaların önünü açmakla birlikte MRG'nin net endikasyonları için randomize kontrollü prospektif ve çok merkezli çalışmalara ihtiyaç vardır.