Böbrek fonksiyon testi değeri bilinmeyen hastalarda kontrastlı görüntüleme sonrası nefropati gelişme sıklığı
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HALİL İBRAHİM ATAY
Danışman: Arife ERDOĞAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Acil serviste kontrastlı bilgisayarlı tomografi uygulanmadan önce böbrek fonksiyon değerinin bilinmesinin veya bilinmemesinin; kontrast uygulaması sonrası gelişen akut böbrek hasarı, hemodiyaliz gereksinimi, renal replasman tedavisi ihtiyacı ve hastane içi mortalite üzerine etkisini karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, retrospektif vaka kontrollü gözlemsel bir çalışma olarak planlandı. İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne 01.01.2024–01.01.2025 tarihleri arasında başvuran ve kontrastlı bilgisayarlı tomografi uygulanan 18 yaş üzeri hastalar geri doğru çalışma için yeterli popülasyona ulaşıncaya dek tarandı. Görüntüleme sonrası 48–72 saat içerisinde serum kreatinin değeri mevcut olan hastalar çalışmaya dahil edildi. Son dönem böbrek yetmezliği, diyaliz hastaları ve son 3 ay içerisinde kontrast verilen hastalar dışlandı. Kontrast sonrası 48–72 saat içinde serum kreatinin düzeyinde 0,3 mg/dL artış veya bazal değere göre ≥%50 yükselme ABH olarak kabul edildi. Veriler hastane elektronik veri tabanınından elde edildi. Hastalar görüntüleme öncesi acil servis laboratuvarında kreatinin değerinin bilinme durumuna göre "BFT bilinen" ve "BFT bilinmeyen" olmak üzere iki gruba ayrıldı ve her grupta 250 hasta yer aldı. Bulgular: Çalışmada, iki grup arasında ABH gelişimi, HD ihtiyacı, RRT gereksinimi ve mortalite açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Tüm kohortta ABH insidansı %5,4, HD ve RRT gereksinimi %1,4, mortalite ise %2,2 olarak belirlendi. Demografik değişkenlerden cinsiyet açısından gruplar arasında anlamlı farklılık vardı; BFT bilinmeyen grupta erkek oranı yüksekken (%67,2), BFT bilinen grupta kadın oranı baskındı (%60,4) (p<0,001). Sonlanım tipi analizinde BFT bilinen grupta taburculuk oranı daha yüksek bulunurken (%63,2), BFT bilinmeyen grupta servis ve yoğun bakım yatış oranlarının arttığı görüldü (p<0,001). Sonuç: Acil servislerde zaman, tanı ve tedavi süreçlerinin etkinliği açısından kritik bir unsurdur. Elde edilen bulgular, kontrastlı bilgisayarlı tomografi öncesi kreatinin düzeyinin bilinmesinin, kontrast sonrası ABH, HD, RRT gereksinimi veya mortalite açısından belirgin bir üstünlük sağlamadığını göstermektedir. Bu nedenle acil durumlarda kreatinin sonucunun beklenmesi, tanı koyma süresini gereksiz yere uzatabilir. Bulgularımız, acil servis pratiklerinde kontrastlı görüntüleme kararında kreatinin düzeyinin beklenmeden işlem yapılmasının güvenli olabileceğini desteklemektedir.