Kronik böbrek hastalığı olan kişilerde piyüri düzeyinin idrar kültürü pozitifliği ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUĞBA TAŞPINAR
Danışman: Yalçın HACIOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: İdrar yolu enfeksiyonu (İYE), her yaş ve cinsiyette görülebilen, idrar yollarının iltihaplanmasıyla karakterize yaygın bir mikrobiyal enfeksiyondur. Basit mesane iltihabından (sistit) ciddi septik şok vakalarına kadar geniş bir yelpazede seyredebilir. İYE, doktor ziyaretleri sonrası en sık antibiyotik reçete edilme nedenlerinden biri olup, yaşam boyu erkeklerin %12'sinde, kadınların ise %40'ında en az bir kez semptomatik olarak görülebilir. Bakteriyel enfeksiyonlarda teşhis başarısızlıkları; antibiyotiklerin yanlış kullanımına, tedavi gecikmelerine ve septik durumlarda hayatta kalma oranlarının düşmesine yol açan temel faktörlerdendir. Bu nedenle, erken tanı ve antibiyotiklerle uygun tedavi, ürosepsis gibi komplike idrar yolu enfeksiyonlarını önlemek için hayati önem taşımaktadır Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Polikliniği'ne başvuran ve çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden, 18 yaş ve üzeri kronik böbrek hastalığı (KBH) olan ve idrar kültürü istenen 127 hasta üzerinde gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların 103'ü kadın (%81,1), 24'ü erkek olup yaş ortalaması 63,77±12,86 olarak hesaplanmıştır. Hastaların sosyoekonomik durumu, bilinen kronik hastalıkları, kullandıkları ilaçlar, KBH evreleri, önceki ürojinekolojik cerrahi operasyon öyküleri, semptom varlığı, ROMA IV kabızlık kriterleri, son bir hafta içindeki cinsel ilişki sıklığı, doğum kontrol yöntemleri, günlük sıvı tüketimi, vitamin takviyeleri ve genetik aile hikayesi gibi faktörler sorgulanarak değerlendirilmiştir. Veriler SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Hastaların yaş ortalamasının 63,77±12,86 olduğu, %81,1'inin kadın, %53,5'inin ilköğretim mezunu ve %88,2'sinin asgari ücretin iki katından fazla geliri olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, hastaların %52'sinin 3. evre GFR'ye sahip olduğu saptanmıştır. İdrar analizlerinde ise hastaların %54,3'ünün idrarında ≥10 lökosit olduğu, %46,5'inin üreme göstermediği, üreme gösteren hastaların ise %57,9'unda E. coli ürediği tespit edilmiştir. Çalışmamızda ROC analizi ile idrar lökosit sayısı ve kültür pozitifliği arasındaki ilişki incelenmiş, cut-off değeri 14,5 hücre/hpf olarak tespit edilmiştir. İdrar kültürlerinde en sık izole edilen patojenin %57,9 ile E. coli olduğu belirlenmiştir. Hastaların %52'sinin diyabet ve %77,2'sinin hipertansiyon hastası olduğu görülmüş. İdrar yolu enfeksiyonu ile ilişkili semptomlar, çalışmamızda yaygın olarak görülmüş ancak bu semptomların enfeksiyonu kesin olarak doğrulamadığı anlaşılmıştır. Örneğin, Kostovertebral açı hassasiyeti (KVA), lökosit sayısı ≥10 olan hastalarda KVA negatif olan bireylerde daha yüksek oranda gözlenmiştir. İdrar yaparken ağrı (dizüri) semptomu, lökosit değeri 0,05). Bunun yanı sıra, hijyen alışkanlıkları bağlamında önden arkaya silme veya cinsel ilişki sonrası miksiyon gibi davranışların İYE riskini azaltmadığı gözlemlenmiştir. Günlük sıvı tüketimi değerlendirildiğinde, hastaların %74'ünün günde 2-3 litre su tükettiği, %3,1'inin alkol tükettiği ve %24,4'ünün kafein tükettiği tespit edilmiştir. Ancak üreme durumu ile sıvı tüketim alışkanlıkları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu bulgular, İYE tanı ve tedavi süreçlerinde multidisipliner bir yaklaşımın ve bireysel faktörlerin dikkatlice değerlendirilmesinin önemini ortaya koymaktadır. Sonuç: Çalışmamızda ROC analizi ile idrar lökosit sayısı ve kültür pozitifliği arasındaki ilişki incelenmiş ve cut-off değeri 14,5 hücre/hpf olarak belirlenmiştir. Bu bulgu, piyürinin enfeksiyon ve kolonizasyonu ayırt etmede önemli bir gösterge olduğunu ortaya koymakla birlikte, tanı süreçlerinde daha kesin sonuçlar için ek değerlendirmelerle desteklenmesi gerektiğini göstermektedir. Anahtar kelimeler: KBH, Piyüri, İdrar kültürü, Üriner Sistem Enfeksiyonu