Elde falanks ve metakarp kırıklarının plak ile onarım tedavisinde amniyotik membran kullanımının sonuçları


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, PLASTİK REKONSTRÜKTİF VE ESTETİK CERRAHİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖMER FARUK YIKILMAZ

Danışman: Hasan Murat ERGANİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Falanks veya metakarp içeren el kırıkları özellikle ezilme tarzı yaralanmalar sonucu acil servise başvurular arasında sık rastlanır. Tedavisinde kapalı redüksiyon ve fiksasyondan insizyon ile plak ve vida ile fiksasyon ve intramedüller fiksasyona kadar çeşitli yöntemler kullanılır. Bunlardan en sık Kirschner teli ve plak ile fiksasyon karşımıza çıkar. Ameliyat sonrası redüksiyon ve fiksasyon arzu edildiği gibi olsa da ameliyat sonrası takiplerde bu sonuç her zaman devamlılık göstermeyebilir. Sık gelişen komplikasyonların başında enfeksiyon, kanama, redüksiyonun bozulması gelebildiği gibi; el hareketlerinin kısıtlı kalması, adezyonların bulunması ve plak ekspozisyonları da bu komplikasyonların başını çeker. Bunlarla baş etmek için çeşitli yöntemler geliştirilse de her zaman önüne geçmek mümkün değildir. Bir bariyer olarak insan amniyon membranından elde edilen biyolojik greft materyali ile koyulan plak ve vidaların üstleri kapatılarak hem çevre yumuşak dokular ve tendonlara adezyonu azaltmak, hem de cilt altı doku kalınlığını arttırarak ekspozisyonu azaltmak bu çalışmanın amaçlarındandır. Gereç ve Yöntem: 60 hasta, 30 vaka ve 30 kontrol grubu olacak şekilde randomize ve tek kör olarak gruplara ayrıldı. Falanks ve/veya metakarp kırıkları nedeniyle opere edilirken fraktür fiksasyonunda plak ve vida kullanılması planlanan hastaların kırık hatları yeterli debridman ardından uygun redüksiyon sonrası plak ve vidalar kullanılarak fikse edildi. Skopi altında kontrolleri sağlanarak redüksiyonun beğenildiği hastaların, yabancı cisimlerin üzerini kapatmak için yeterli doku olmadığı izlendi. Plak ve vidaların etrafına HAM (Human Amniotic Membrane") sarılarak yabancı cisimlerin üzeri örtüldü. Tendon ve cilt altı ve cilt dokuları standart olarak onarıldıktan sonra operasyona son verildi. Cerraha bağlı farklılıkların önüne geçilmesi amacıyla bütün operasyonlar tek bir cerrah tarafından uygulandı. Hastalar operasyon sonrası 1. Gün ve ilk ay her hafta, devamında iki haftada bir olacak şekilde 3 ay takip edildi ve hepsinde aynı fizik tedavi protokolü uygulandı. Fizik muayenelerinde karşılaşılan sayısal ve nominal veriler istatistiksel olarak değerlendirilerek gruplar kıyaslandı. ix Bulgular: Çalışmada, vaka ve kontrol gruplarının haftalık VSS ve TAM skorları karşılaştırıldığında, ilk haftalarda (TAM1, TAM4, VSS1, VSS4) anlamlı bir fark bulunmazken, 10. haftada (TAM10, VSS10) gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Grupların kendi içindeki zamanla değişimleri incelendiğinde hem TAM hem de VSS skorlarında anlamlı bir iyileşme gözlenmiştir (p<0.05). QDASH skorları açısından yapılan değerlendirmede de gruplar arasında anlamlı fark bulunmuş olup (p<0.05), vaka hastalarının QDASH ortalamalarının kontrol grubuna göre neredeyse yarı yarıya daha düşük olduğu, dolayısıyla fonksiyonel iyileşmenin daha iyi olduğu belirlenmiştir. Skar değerlendirmesi sonucunda, 10. haftada tüm hastalarda skarların hafif olduğu ve ekspoze yabancı cisim (plak, vida, sütür) izlenmediği görülmüştür. Sonuç: Plak ve vida ile fiksasyon yapılan hastalarda çevre dokulara yabancı maddelerin adezyonu ve cilt ekspozisyonu sık karşılaşılan komplikasyonlardandır. Bunu engelleyerek hem hastaların daha çabuk iş ve sosyal hayata dönmelerini sağlayabilir, hem de tedavi maliyetini azaltabiliriz. Bu çalışmada amniyotik membran greftinin plak ve vidaların özellikle tendon gibi elde hareketi sağlamada elzem rol üstlenen yumuşak dokulara adezyonu azalttığı görülmüş, üstelik HAM uygulanan hiçbir hastada cilt altı doku kalınlığı arttığından plak ekspozisyonu görülmemiştir. Güncel kullanımda yerine geçebilecek sentetik maddeler bulunsa da bunlar hem maliyeti yüksek hem de komplikasyonu daha fazla olan maddelerdir. HAM, maliyetsiz olması ve komplikasyon düşüklüğü ve kullanım kolaylığı açısından bunların önüne geçmektedir. Şayet rutin kullanımda uygulanabilirse plak ve vida ile falanks ve metakarp fraktürü onarımları sonrası hızlı iyileşme ve maliyet azalması gibi yararlar izlenebilir. Bu konuda daha detaylı çalışmaların yapılması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Falanks, metakarp, fraktür, fiksasyon, fonksiyon