Entezit ilişkili artrit tanılı hastalarda subklinik gastrointestinal bulguların değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BÜŞRA KAHRAMAN
Danışman: Betül SÖZERİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: JİA alt tiplerinden entezit ilişkili artrit (ERA), JİA'nın %10-%20'sini oluşturur. Ülkemizdeki JİA hastalarının çoğu bu gruba girer. Subklinik bağırsak enflamasyonu ERA tanılı pediatrik hastaların üçte ikisinde bulunur ve kronik bir seyri öngörür. Çocukluk çağı juvenil idiyopatik artrit alt tiplerinden olan Entezit ilişkili artrit tanılı hastalarda eşlik eden gastrointestinal bulguların ve hastalığa bağlı oluşan subklinik enflamasyonun oluşturmuş olabileceği muhtemel komplikasyonların belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem:2016-2020 yılları arasında Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi çocuk romatoloji kliniğinde. ILAR tanı kriterlerine göre Entezit ilişkili atrtit tanısı alan dahil etme kriterlerine uyan 30 hasta ve 43 sağlıklı kontrol çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların klinik bulgu değerlendirilmesinde yapılmış olan laboratuvar bulguları. Klinik bulgular, soygeçmiş, eşlik eden hastalık poliklinik kontrolünde değerlendirilen laboratuvar verileri retrospektif taranmıştır. Hastaların, karın ağrısı, ishal, artrit, üveit, eritem, soygeçmiş özellikleri, tedavi özellikleri eşlik eden komorbid hastalık varlığı hastalara yapılan anket ile sorgulanmıştır. Anket sonuçları ile fekal kalprotektin testi pozitif çıkan hastalar çocuk gastroenteroloji uzmanı tarafından değerlendirildi. İstatistiksel Analiz: Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken, istatistiksel analizler için IBM SPSS Statistics 26 (IBM SPSS, Türkiye) programı kullanıldı. Anlamlılık p < 0.05 düzeyinde değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya 30'u hasta, 43'ü kontrol grubunda olmak üzere toplam 73 kişi dahil edilmiştir. Genel olarak kız hastaların oranı %40,0, erkek hastaların oranı %60,0'dır. Kız ve erkek oranı hasta grubunda %40,0'a %60,0; kontrol grubunda ise %41.8'e %58,1'tür. Hasta grubunda yer alan 30 kişinin yaş ortalaması 14,37±2,91 kontrol grubunda yer alan 43 kişinin yaş ortalaması 13,39±2,65 5'tir. Tüm katılımcıların yaş ortalaması ise 13,79±2,78 olarak hesaplanmıştır. Çalışmaya katılan tüm katılımcıların kalprotektin sonucu ortalaması 63,14±38,61 (µg/g) olarak viii hesaplanmıştır. En düşük sonuç 50, en yüksek sonuç 192.5'dur.3 hastanın kalprotektin sonucu 100 ün üzerinde iken kontrol grubunda 2 kişinin kalprotektin sonucu 100 ün üzerinde bulunmuştur. Kalprotektin sonucu 100 ün üzerinde olan 3 hastadan 1 tanesinde gastrointestinal semptomlarn varlığı sebebi ile kolonoskopi yapılmıştır. Kalprotektin sonucu 50'den büyük olan 13 hastanın 9 tanesinde karın ağrısı vardır. Hastaların 25'inde (%83,3) izlemde DMARD ve biyolojik ajan kullanımı olmuş iken 5'inde (%16,7) NSAİİ ile izleme devam edilmiştir. Tartışma ve Sonuç: Kalprotektin değeri hasta grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek bulundu. Karın ağrısı semptomları olan hastalarda kalprotektinin yüksek olması erken dönemde kalprotektinin tanısal bir belirteç olarak kullanılmasını düşündürdü. Sonuç olarak pediyatrik yaş grubunda kolay uygulanabilir non invaziv test olması sebebiyle fekal kalprotektin bakılması tanısal değerinin olması ile proteomix çalışmalarına öncelik edebilecek olmakla birlikte; bu ilişki daha geniş kapsamlı çalışmalarla onaylanmalıdır