Aksiller lenf nodlarının benign-malign ayrımında superb mikrovasküler görüntülemenin yeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: OĞUZHAN TOKUR
Danışman: Pelin Seher ÖZTEKİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Meme kanserlerinde, prognozu ve tedaviye yaklaşımı belirlemede aksiller lenf nodlarının ultrasonografi (USG) ile değerlendirilmesi önemlidir. Şüpheli aksiller lenf nodlarının gri skala ve Doppler USG bulguları bilinmekle birlikte enfeksiyonlar ve günümüzde koronavirüs 2019 (COVID-19) pandemisi sebebi ile artan aşılama sonrasında da aksiller lenf nodlarında benzer bulgular görülmekte ve bu durum benign/malign ayrımını zorlaştırmaktadır. Bu çalışmada amacımız, vasküler yapıları göstermede daha efektif ve yeni bir Doppler yöntemi olan Superb Mikrovasküler Görüntüleme (SMI)'nin şüpheli aksiller lenf nodlarının ayrımında tanısal katkısını değerlendirmektedir. Gereç ve Yöntem: Etik kurul onayı alındıktan sonra prospektif olarak gerçekleştirilen çalışmamıza, meme USG incelemesi sırasında aksillada şüpheli lenf nodu saptanan 102 hasta dahil edildi. İncelemeler Toshiba Aplio a (Toshiba Medical Systems Corporation, Tokyo, Japan) USG cihazı yüksek frekanslı (14-18 MHz) lineer prob kullanılarak gerçekleştirildi. Şüpheli lenf nodlarının vasküler yapılarına ait dağılım, görünüm ve sayı özellikleri, Power Doppler US (PDUS) ve SMI yöntemleri ile ayrı ayrı incelenerek kaydedildi. Daha sonra lenf nodları klinik şüpheye göre histopatolojik olarak konfirme edildi ya da USG ile 1-3 aylık takibe alındı. Patoloji sonucu ya da takip bulgularına göre her iki yöntemle elde edilen görüntüler tekrar değerlendirildi ve bulgular karşılaştırıldı. PDUS ve SMI'da incelenen özelliklerin kombinasyonlarının da tanıdaki anlamlılığı değerlendirildi. İnceleme sırasında meme kanseri tanısı alan 59 hastanın, aksiller lenf nodlarına ait görüntüleme bulguları da ayrıca değerlendirilerek karılaştırıldı. Son olarak 22 yıl ve 4 yıl tecrübeye sahip iki radyolog, hastanın kliniğini ve patoloji sonucunu bilmeden görüntüleri ayrı ayrı inceledi ve gözlemciler arasında uyum değerlendirilmesi yapıldı. Bulgular: Çalışmaya katılan 102 hastada, 67 benign, 41 malign toplamda 108 lenf nodu değerlendirildi. İncelenen özellikler yönünden benign ve malign lenf nodu grupları arasında PDUS incelemesi ile anlamlı farklılık saptanmazken, SMI ile istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görüldü (p<0.001). ROC analizinde SMI ile tüm kombinasyonlar istatistiksel olarak anlamlı çıkmakla birlikte en yüksek AUC (AUC: 0,776, p<0,001) ve doğruluk (%78,70) değerleri dağılım-görünüm kombinasyonu ile ulaşıldı. PDUS'de ise istatistiksel olarak anlamlı veri elde edilemedi. Gözlemciler arası uyumun değerlendirilmesinde kappa değeri SMI'da dağılımda 0.75, görünümde 0.66; PDUS'de ise dağılımda 0.84, görünümde 0.82 hesaplanmış olup önemli derecede uyum olduğu görüldü. Vasküler sayı değerlendirmede ise grup içi korelasyon katsayısı SMI'da 0.918 ve PDUS'de 0.939 hesaplanarak mükemmel güvenilirlik seviyesinde olduğu görüldü. Sonuç: SMI, cerrahi işlem öncesinde şüpheli aksiller lenf nodlarını daha yüksek doğrulukta ayırabilmekte olup maliyet etkinliği ve hasta morbiditesi açısından önemli katkılar sağlamaktadır.