12-15 yaş arası önkol ikili kırıklarında plak ile osteosentez ve ten uygulama tedavilerinin sonuçlarının karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ATAKAN ERDOĞAN
Danışman: Uğur TİFTİKÇİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç : On iki ile 15 yaş aralığındaki çocuk hastalarda ; önkol ikili kırıklarının cerrahi tedavisinde intramedüller fiksasyon (titanyum elastik çivi) ve açık redüksiyon internal fiksasyon (plak osteosentez) uygulamalarının sonuçlarını, radyolojik ve fonksiyonel olarak karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem : Bu retrospektif çalışmada , 1 Ocak 2016 ve 1 Ocak 2023 tarihleri arasında , primer önkol ikili kırığı sebebiyle Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvuran ve tarafımızca cerrahi tedavi uygulanan , 12 ile 15 yaş aralığındaki çocuk hastalar değerlendirildi. Romatolojik hastalığı olan, metabolik kemik hastalığı olan, daha önce aynı ekstremitede önkol kırığı geçiren , başvuru anında 12-15 yaş aralığının dışında kalan , düzenli takiplere gelmeyen, aynı ekstremitede ek yaralanması olan, yeterli radyolojik verisi bulunmayan, ilgili ekstremitede aktif enfeksiyonu bulunan ve konservatif yöntemle tedavi edilen hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Tüm hastaların dirsek , el bileği ve önkol eklem hareket açıklıklarına, karşı ekstremite ile karşılaştırmalı olarak bakıldı. Fonksiyonel skorlama Grace-Eversmann ölçeğine göre yapıldı. Tüm hastaların ilgili ekstremite radyolojik değerlendirmeleri yine karşılaştırmalı olarak 2 yönlü direkt grafi ile yapıldı. Bu grafiler incelenerek radyal eğim noktası ve radyal eğim indeksi hesaplaması yapıldı. Bulgular : Titanyum elastik çivi (TEN) grubunda 23, plak grubunda 21 hasta vardı. Tüm hastalar genel anestezi altında ve supin pozisyonunda opere edildi. TEN grubundaki hastaların ortalama yaşı 13.7±1.1, plak grubundaki hastaların ortalama yaşı 14±1 olup iki grup arasında anlamlı fark yoktu. (p=0.351) Çalışmadaki 44 hastanın yalnızca 4 tanesi kız olup, her iki grupta da 2'şer adet bulunmaktaydı ve cinsiyetler arasında anlamlı fark yoktu. (p=0.926) TEN grubundaki 23 hastanın 13'ü sol taraf iken, plak grubundaki 21 hastanın 13'ü sol taraf idi ve etkilenen taraf açısından her iki grup arasında anlamlı fark bulunmadı. (p=0.945) Tüm hastalara operasyon sonrası atel uygulaması yapıldı. TEN grubundaki hastaların ortalama atel ile takip süresi 23.5±7.4 gün iken, plak grubundaki hastaların ortalama atel ile takip süresi 15.2±4.7 gündü ve her iki grup arasında anlamlı fark bulundu (p<0.001). TEN grubundaki hastaların ortalama kaynama süresi 11±3.2 hafta iken; plak grubundaki hastaların ortalama kaynama süresi 8±2.6 haftaydı ve her iki grup arasında anlamlı fark bulundu (p=0.002). TEN grubundaki hastaların ortalama implant tahliye süresi 7.1±1.8 ay iken; plak grubundaki hastaların ortalama implant tahliye süresi 11.7±0.8 ay idi ve her iki grup arasında anlamlı fark bulundu (p<0.001). TEN grubundaki hastaların ortalama el bileği fleksiyon açıları 88.6±3.4 dereceyken; plak grubundaki hastaların ortalama el bileği fleksiyon açıları 87.1±4.6 dereceydi ve her iki grup arasında anlamlı fark bulunmadı. (p=0.211) TEN grubundaki hastaların ortalama el bileği ekstansiyon açıları 78±11.3 dereceyken; plak grubundaki hastaların ortalama el bileği ekstansiyon açıları 82.8±7.1 dereceydi ve her iki grup arasında anlamlı fark bulunmadı. (p=0.104) TEN grubundaki hastaların ortalama önkol supinasyon açıları 88.6±3 dereceyken; plak grubundaki hastaların ortalama önkol supinasyon açıları 89.5±1.5 dereceydi ve her iki grup arasında anlamlı fark bulunmadı. (p=0.273) ) TEN grubundaki hastaların ortalama önkol pronasyon açıları 83.2±11.4 dereceyken; plak grubundaki hastaların ortalama önkol pronasyon açıları 81.4±15.6 dereceydi ve her iki grup arasında anlamlı fark bulunmadı. (p=0.658) TEN grubundaki hastaların ortalama dirsek fleksiyon açıları 127.3±4.4 dereceyken; plak grubundaki hastaların ortalama dirsek fleksiyon açıları 125.2±5.8 dereceydi ve her iki grup arasında anlamlı fark bulunmadı. (p=0.174) TEN grubundaki hastaların ortalama dirsek ekstansiyon açıları 0±0 dereceyken; plak grubundaki hastaların ortalama dirsek ekstansiyon açıları -0.4±1.5 dereceydi ve her iki grup arasında anlamlı fark bulunmadı. (p=0.136) TEN grubundaki hastaların ortalama Grace-Eversmann skoru %91.7±12.7 ; plak grubundaki hastaların ortalama Grace-Eversmann skoru %89.7±17.1 idi ve her iki grup arasında anlamlı fark bulunmadı. (p=0.657) Sağlam olan ekstremiteler baz alındığında TEN grubundaki hastaların ortalama radyal eğim noktaları %0.57±0.05; plak grubundaki hastaların ortalama radyal eğim noktaları %0.53±0.04 idi ve her iki grup arasında anlamlı fark bulunmadı. (p=0.061) TEN grubundaki hastaların ortalama radyal eğim indeksleri %0.061±0.007; plak grubundaki hastaların ortalama radyal eğim indeksleri %0.06±0.009 idi ve her iki grup arasında anlamlı fark bulunmadı. (p=0.745) Etkilenen ekstremiteler baz alındığında TEN grubundaki hastaların ortalama radyal eğim noktaları %0.62±0.08; plak grubundaki hastaların ortalama radyal eğim noktaları %0.54±0.04 idi ve her iki grup arasında anlamlı fark bulundu. (p<0.001) TEN grubundaki hastaların ortalama radyal eğim indeksleri %0.052±0.007; plak grubundaki hastaların ortalama radyal eğim indeksleri %0.062±0.008 idi ve her iki grup arasında anlamlı fark bulundu. (p<0.001) Sonuç : Özellikle belirttiğimiz yaş grubu arasında her iki cerrahi yöntem karşılaştırıldığında; plak ile fiksasyon yöntemiyle opere edilen hasta grubunda diğer grup hastalara göre; radyolojik parametrelerin anlamlı derecede daha üstün olduğu görüldü ancak; 2 grup arasında fonksiyonel skorlamalar arasında anlamlı fark olmadığı görüldü. Fonksiyonel skorlamalar arasında anlamlı fark olmaması seçilecek cerrahi yöntem konusunda cerrahın deneyimi ve hastaya bağlı diğer parametrelerin önemini ortaya çıkarmıştır. Daha küçük insizyon yapılması, operasyon süresinin daha kısa olması, kırık biyolojisinin daha az bozulması, implant çıkarmanın daha kolay olması gibi avantajları da olması sebebiyle; 15 yaşında olup büyümesi tamamlanmayan hastalarda TEN uygulama gönül rahatlığıyla yapılabilir. Anahtar Kelimeler : Çocuk önkol ikili kırığı, radyal eğim, radyal eğim indeksi, TEN, osteosentez