Dispeptik yakınmalarla başvuran hastaların yaşam kalitesinin kındl ölçeği ile izlemi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR DR. BEHÇET UZ ÇOCUK HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, PEDİATRİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EZGİ KIRAN TAŞCI
Danışman: Özlem BEKEM
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Fonksiyonel ve organik dispepsi tanıları ile izlenen hastaların yaş grubuna uygun KINDL ölçeği uygulanarak yaşam kalitesi izlemi yapılması ve iki grup arasında izlemde yaşam kalitesi açısından farklılık olup olmadığının araştırılması planlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Dispepsi yakınması ile başvuran 4-17 yaş aralığındaki hastalar çalışmaya alındı. Dispeptik yakınma olarak karın ağrısı, mide yanması, bulantı, kusma, şişkinlik, regürjitasyon, göğüste yanma, aşırı gaz kabul edildi. Hastalarda organik ve fonksiyonel dispepsi ayrımı alarm semptomunun varlığına ve yapıldıysa ÜGE sonucuna göre yapıldı. Başvuru anında ve sonraki 1. ve 3. ay kontrollerinde KINDL ölçeği uygulandı. Fonksiyonel ve organik dispepsi grupları demografik veriler, yakınmalar ve yaşam kalitesi skorları açısından karşılaştırıldı. KINDL sonucunu etkileyen faktörler ve izlemde KINDL skorlarının değişimi araştırıldı. BULGULAR: Araştırmaya 71 fonksiyonel dispepsi, 65 organik dispepsi tanısı ile izlenen toplam 136 hasta dahil edildi. Organik dispepsi tanısı olan hastaların yaş ortalaması fonksiyonel dispepsi tanısı olan hastaların yaş ortalamasından yüksek saptandı. Organik ve fonksiyonel dispepsi gruplarında cinsiyet, şikayetlerin ortalama süreleri, semptomların görülme oranları ve sıklığında fark izlenmedi. Karın ağrısı lokalizasyonu da her iki grupta farklı değildi. Alarm semptomu olarak en sık 'uykudan uyanma' görülmekte idi. Toplam skora bakıldığında fonksiyonel dispepsi olan grubun ortalaması daha yüksek saptandı. Organik ve fonksiyonel dispepsi grubunda birinci KINDL toplam skoru ile yaş arasında negatif bir ilişki saptandı. Cinsiyet, semptom sayısı, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi ile KINDL skorları arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Birinci ay kontrolünde fonksiyonel dispepside puan ortalaması organik dispepsi grubuna oranla yüksek bulundu. Fonksiyonel dispepsi ile organik dispepsi arasında bedensel iyilik açısından ilişki saptanmadı. Üçüncü ay kontrolünde fonksiyonel dispepside öz saygı alanında puan ortalaması organik dispepsi grubuna oranla yüksek bulundu. Ancak diğer alanlarda her iki grup arasında fark saptanmadı. Organik ve fonksiyonel dispepsi grubunda başlangıç, bir ve üçüncü ay kontrollerindeki toplam skorların anlamlı olarak arttığı görüldü. Ancak organik dispepsi grubunda fonksiyonel dispepsi grubuna göre daha yüksek bir artış izlendi. SONUÇ: Çalışmamızda hem fonksiyonel hem organik dispepsisi olan hastaların yaşam kalitesinin etkilendiği görülmüştür. Öneri ve tedaviler fonksiyonel dispepsi hastalarının yaşam kalitesini yükseltmektedir. Organik dispepsi hastaları da nedene yönelik tedavi verildiğinde olumlu sonuçlar alınmaktadır. Bu nedenle her iki hastalık grubunda da tedavi önemlidir ve tedaviye yanıtın izleminde yaşam kalitesi ölçekleri kullanılabilir.