1-24 ay arası orta ve ağır akut bronşiyolit tanısı alan çocuklarda yüksek akımlı nazal kanül oksijen tedavisi ile düşük akımlı oksijen tedavisinin geriye dönük karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. SAMİ ULUS KADIN DOĞUM ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GANİMET ÖNER
Danışman: Nilden TUYGUN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:1-24 Ay Arası Orta ve Ağır Akut Bronşiyolit Tanısı Alan Çocuklarda Yüksek Akımlı Nazal Kanül Oksijen Tedavisi ile Düşük Akımlı Oksijen Tedavisinin Geriye Dönük Karşılaştırılması GİRİŞ ve AMAÇ: Çocuklarda solunum desteği olarak kullanımı giderek artan yüksek akımlı nazal kanül oksijen tedavisinin (YANKOT), orta ve ağır akut bronşiyolitli çocuklarda tedavi etkinliğini değerlendirerek, düşük akımlı oksijen sistemlerinden basit oksijen maskesiyle karşılaştırmayı ve her iki tedavi yönteminin vital bulgulardaki değişiklikler ve klinik sonlanımlar üzerinde üstünlüklerini ve kısıtlılıklarını ortaya koymayı amaçladık. Ayrıca tedavi yöntemlerinin bronşiyolitin klinik şiddetlerine göre etkinliklerinin de karşılaştırılması amaçlanmıştır. GEREÇ ve YÖNTEM: Acil servis ve pediatri kliniklerinde Ekim 2016 ve Nisan 2017 tarihleri arasında orta ve ağır bronşiyolit tanısıyla yatırılarak takip edilen yaşları 1-24 ay arasında olan 130 olgu çalışmaya dahil edildi. Olguların verileri geriye dönük olarak değerlendirilerek YANKOT ve düşük akımlı oksijen tedavisi (DAOT) alanlar kaydedildi. Klinik skorlama sistemi kullanılarak olgular orta ve ağır şiddette olmak üzere gruplara ayrıldı. Olguların demografik özellikleri, özgeçmişleri, tedavi öncesi ve sonrası vital bulgularındaki değişiklikler, toplam oksijen alma süreleri, hastanede yatış süreleri ve klinik sonlanımları değerlendirildi ve hem tedavi yöntemleri hem de klinik şiddet durumlarına göre karşılaştırıldı. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen YANKOT (n=57, %43,9) ve DAOT (n=73, %56,1) alan olguların yaşları ortalama 8,1 (±6,3) ay ve tüm olguların 86'sı (%66,2) erkek cinsiyetteydi. YANKOT alan olguların 29'u (%50,9) orta, 28'i (%49,1) ağır bronşiyolit; DAOT alan olguların 50'si (%68,5) orta, 23'ü (%31,5) ağır bronşiyolit olarak değerlendirildi. Her iki tedavi grubundaki olguların vital bulgularındaki düzelme tedavinin 1. saatinden itibaren tedavi öncesine göre anlamlı bulundu (p<0,05). Ortalama dakika solunum sayısı tedavinin 8, 12 ve 24. saatinde YANKOT grubunda daha düşüktü. Her iki grubun solunum sayısı tedavi başlangıcından itibaren tedavi öncesine göre anlamlı azaldı (p<0,001). YANKOT grubunda, tedavi öncesine göre anlamlı düşüklük görülmesine rağmen tedavinin 24 ve 48. saatinde solunum sayısında hafif artış mevcuttu. Tedavinin 12 ve 24. saatinde YANKOT alan grupta ortalama kalp tepe atımı (KTA) daha düşüktü (p<0,05). Tedavi öncesine göre KTA'nın YANKOT grubunda tedavi başlangıcından itibaren, DAOT grubunda ise tedavinin 2. saatinden sonra anlamlı azaldığı görüldü (p<0,05). YANKOT grubunda, tedavi öncesine göre anlamlı düşüklük görülmesine rağmen tedavinin 48. saatinde solunum sayısına benzer şekilde KTA'da hafif artış gözlendi. Tedavinin 8.saatinden itibaren YANKOT grubunda SpO2'nin daha yüksek olduğu görüldü (p<0,05). SpO2 değerleri her iki grupta tedavinin 1. saatinde anlamlı artmış ve bu artış sonraki saatlerde de devam etmiştir (p<0,01). Her iki tedavi grubundaki olguların vital bulguları tedavinin 48. saatinde benzerdi. Orta ve ağır bronşiyolit olgularında YANKOT ve DAOT alan grupların solunum sayısının tedavi öncesine göre tedavi başlangıcından itibaren anlamlı azaldığı görüldü (p<0,05). Solunum sayısındaki azalmanın, orta şiddet bronşiyolitli olgularda DAOT ile, ağır bronşiyolitli olgularda ise YANKOT ile daha anlamlı düzeyde olduğu görüldü (p<0,001). Ortalama KTA orta şiddet bronşiyolitli olgularda tedavinin 24 ve 48. saatinde, ağır bronşiyolitli olgularda tedavinin 24. saatinde YANKOT grubunda daha düşüktü (p<0,05). Tedavi öncesine göre KTA'daki azalmanın orta şiddet bronşiyolit olgularında YANKOT ile tedavinin başlangıcından itibaren, DAOT ile tedavinin 4. saati ve 12. saatinden sonra anlamlı olduğu; ağır bronşiyolitli olgularda ise YANKOT ile tedavinin 8. saatinden itibaren, DAOT ile tedavinin 2. saati ve 12.saatinden sonra anlamlı olduğu bulundu (p<0,05). SpO2 değerleri orta şiddet bronşiyolitli olgularda YANKOT ile 1. saatte, DAOT ile 2. saatte anlamlı artmış ve bu artış devam etmişti (p<0,05). Ağır bronşiyolitli olgularda ise her iki tedavi grubunda tedavi başlangıcından itibaren SpO2'de anlamlı artış gözlendi (p<0,001). Olguların toplam oksijen alma süresi YANKOT grubunda ortalama 7,4 (±3,2) gün, DAOT grubunda 5,6 (±3) gündü ve YANKOT grubunda toplam oksijen alma ve hastanede yatış süresi daha uzundu (p<0,001). YANKOT alan orta ve ağır bronşiyolitli olguların yüksek akımla tedavi, toplam oksijen alma ve hastanede yatış süreleri benzerdi. Ancak YANKOT sonrası düşük akımlı oksijen tedavisine devam etme süresi orta şiddet bronşiyolitli olgularda daha uzundu (p=0,033). SONUÇ: Bronşiyolitli hastalarda, YANKOT uygulaması solunum sayısı ve kalp tepe atımında belirgin azalma, SpO2'de erken ve hızlı düzelme sağlar. Ancak toplam oksijen tedavisi alma ve hastanede kalış süresinde basit maske oksijen tedavisine üstünlüğü görülmemiştir. YANKOT ile hastaların vital bulgularında ilk 12-24 saat içinde düzelme olması ve tedavinin ilerleyen saatlerinde etkinliğinin değişmemesi nedeniyle, hastalarda klinik iyileşme görüldüğü zaman yüksek akımlı nazal kanülden ayırıp, bu tedavide ısrarcı olunmaması düşünülmelidir. Ağır bronşiyolitli hastalarda erken dönemde YANKOT uygulaması başlandığında hastaların solunum yetmezliğine gidişinin önlenerek, bu grupta daha başarılı sonuçlar elde edileceği öngörülebilir. Kolay uygulanabilir, güvenli ve etkili olması nedeniyle YANKOT seçilmiş bronşiyolitli hastalarda non-invazif ventilasyon yöntemi olarak tercih edilebilir. Anahtar Kelimeler: akut bronşiyolit, çocuk, düşük akımlı oksijen tedavisi, orta ve ağır bronşiyolit, vital bulgu, yüksek akımlı nazal kanül oksijen tedavisi