Deneysel fasiyal paralizi modelinde metilprednizolon, hiperbarik oksijen ve hesperidin + diosmin tedavilerinin sinir rejenerasyonuna etkilerinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, KULAK BURUN BOĞAZ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YAŞAR ÖZBUĞDAY
Danışman: Mehmet Erkan KAHRAMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada deneysel olarak oluşturulmuş travmatik fasiyal sinir (FS) paralizi modelinde metilprednizolon, hiperbarik oksijen (HBO) ve hesperidin + diosmin (HD) tedavilerinin sinir iyileşmesine olan etkilerini histopatolojik ve fonksiyonel açıdan araştırmak amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya ağırlık ve yaşları benzer olan toplamda 40 adet Wistar Albino cinsi dişi sıçan dahil edildi. Sıçanlar randomize olarak her grupta 8 denek olacak şekilde 5 gruba ayrıldı. Anestezi altında tüm sıçanların sağ FS trunkusları bulundu. Negatif kontrol grubu (Grup 1) dışındaki sıçanların FS trunkusları vasküler klemple 40 dakika boyunca ezilerek travmatize edildi. 3 hafta boyunca negatif kontrol (Grup 1) ve operasyon grubu (Grup 2) tedavisiz takip edildi. Grup 3'e her gün 1 mg/kg dozda metilprednizolon intraperitoneal yolla, Grup 4'e haftada 6 gün her gün 90 dakika olacak şekilde HBO tedavisi, Grup 5'e ise her gün 100 mg/kg HD oral gavaj yoluyla verildi. Operasyondan sonraki gün, 1., 2., ve 3. haftada sıçanların kornea refleksleri değerlendirilerek kaydedildi. 3 haftanın sonunda tüm deneklerin hasarlanan FS kısımları çıkartılarak aksonal dejenerasyon, vasküler konjesyon, makrovakuolizasyon, akson çapı ve myelin kılıfının kalınlığı açısından histopatolojik olarak değerlendirildi. Fonksiyonel iyileşme ve histopatolojik inceleme sonuçları gruplar arasında istatistiksel olarak karşılaştırıldı. Bulgular: Sonuçlarımıza göre histopatolojik olarak HBO grubunda; aksonal dejenerasyon operasyon ve steroid gruplarına göre anlamlı olarak daha düşük (sırasıyla, p=0.001, p=0.004), yine vasküler konjesyon operasyon ve steroid gruplarına göre anlamlı olarak daha düşük (sırasıyla, p=0.001, p=0.004) ve miyelin kılıfının kalınlığı ise operasyon grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek tespit edildi(p=0.006). HD grubunda; aksonal dejenerasyon operasyon grubuna göre (p=0.002), vasküler konjesyon ise operasyon ve steroid gruplarına göre anlamlı olarak daha düşük tespit edildi (sırasıyla, p=0.002, p=0.006). Fonksiyonel olarak ise 1. haftada HBO grubunda, 2. ve 3. haftalarda ise HBO ve HD gruplarında operasyon ve steroid gruplarına göre daha fazla denekte iyileşme olduğu görüldü. Ancak bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. (p>0.05). Sonuç: FS ezilme yaralanmasından sonra hem HBO hem de HD tedavilerinin iyileşme üzerine olumlu etkileri gösterildi. Bu olumlu etki HBO grubunda daha fazlaydı. Her iki tedavi metodu da özellikle steroidlerin kullanılamadığı durumlarda alternatif bir tedavi seçeneği olabilir. Bu tedavilerin travmatik FP üzerine etkilerinin daha iyi anlaşılabilmesi için daha fazla sayıda çalışmaya ihtiyaç vardır.