Hashimoto tiroiditi tanısı alan hastalarda klinik seyrin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. SAMİ ULUS KADIN DOĞUM ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EMİNE ESRA FIRAT
Danışman: Şenay SAVAŞ ERDEVE
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Hashimoto tiroiditi (kronik lenfositik tiroidit, otoimmün tiroidit) çocukluk çağının en sık görülen tiroidit formu ve edinsel hipotiroidinin en sık nedenidir. Pediatrik popülasyonda prevalansı %1-3 arasındadır ve yaşla birlikte artış göstererek pubertal dönemde pik yapar. Genetik duyarlılığı olan bireyde, çevresel tetikleyiciler ve epigenetik değişiklikler sonucu tiroid bezine karşı immün tolerans bozulur, tiroid bezine spesifik otoantikorlar oluşur, T ve B lenfositlerinin bez içine infiltrasyonu gerçekleşir ve foliküler epitelde apopitoz süreci başlar. Tiroid bezinde başlayan otoimmün yıkım süreci, klinikte guatrlı veya guatrsız kademeli gelişen tiroid yetmezliği ile sonuçlanır. Çalışmamızda çocukluk döneminde Hashimoto tiroditi tanısı alan olguların başvuru klinik, laboratuvar ve radyolojik karakteristiklerini belirlemek; ötiroid, hipotiroidik ve hipertiroidik Hashimoto tiroiditi tanısı alan olguları periyodik aralıklarla klinik, laboratuvar ve radyolojik olarak değerlendirerek hastalığın klinik seyrini belirlemek amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Polikliniği'ne 07.10.2019-15.03.2021 tarihleri arasında başvuran, 18 yaş altı, kronik sistemik hastalığı olmayan, tiroid fonksiyon testlerini etkileyebilecek ilaç kullanım öyküsü vermeyen, sendromik hastalığı olmayan Hashimoto tiroiditi tanısı alan hastalar dahil edildi. Olgular tanı anındaki tiroid fonksiyon durumlarına göre ötiroid, subklinik hipotiroidi, aşikar hipotiroidi, hipertiroidi gruplarına ayrıldı, ötiroidik grup tanıdan sonra altışar aylık periyotlarla; hipotiroidik ve hipertiroidik gruplar tanıdan sonra üçer aylık periyotlarla 18. aya kadar klinik, laboratuvar ve radyolojik olarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 35 Hashimoto tiroiditli olgunun 29'u (%82,9) kız, 6'sı (%17,1) erkekti, yaş ortalaması 12.5±3.64 (3,4-18) yıldı ve 26'sı (%74,3) pubertal tanı aldı. Ailede tiroid hastalığı öyküsü 25 olguda (%73,5) vardı. Tanı esnasında olguların tiroid fonksiyon durumu %31,43 (n=11) ötiroid, %37,14 (n=13) subklinik hipotiroidi, %22,86 (n=8) aşikar hipotiroidi, %8,57 (n=3) hipertiroidi olarak saptandı. Olguların %45,7'si (n=16) başvuruda asemptomatikti, en sık xii yakınma %8,6'şar eşit yüzde (n=3) ile halsizlik ve boyunda şişlikken, fizik muayenede guatr 17 olguda (%48,6) saptandı. Başvuruda ortalama anti-TPO düzeyi 5202,2±17843,8 IU/ml ve olguların %94,3'ünde (n=33) pozitif, ortalama anti-Tg düzeyi 165,1±192,5 IU/ml ve olguların %67,6'sında (n=23) pozitif bulundu. Tanıda ötiroid, subklinik hipotiroidili, aşikar hipotiroidili ve hipertiroidili gruplarda boy, boy standart deviasyon skoru (sds), vücut ağırlığı (va), vücut ağırlığı sds, vücut kitle indeksi (vki), vki sds, kalp tepe atımı, sistolik ve diyastolik kan basıncı, guatr oranı benzerdi. Tanıda ötiroid grupta TSH düzeyi subklinik hipotiroidili, aşikar hipotiroidili ve hipertiroidili gruplardan farklıyken (p 0,05). Tiroid volümü ve volüm sds'si ise 12. aya kadar düşüş gösterse de izlemler arasında anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). Sonuç: Bir buçuk yıllık süreç içerisinde Hashimoto tiroiditi tanısı alan 35 olgunun başvuruda yaklaşık yarısının asemptomatik olduğu görüldü. Laboratuvar olarak olguların büyük bir kısmı (%60) hipotiroidi ile tanı alırken bunu ötiroidi ve hipertiroidi takip etti. Ötiroid grupta izlemde 2 olgu (%18,2) subklinik hipotiroidi, 1 olgu (%9,1) hipertiroidi geliştirdi. Hipotiroidik olguların tümünün tedavi ihtiyacı oldu. Levotiroksin tedavisi altında bir buçuk yıllık izlemde anti-TPO düzeyinin dalgalı seyrettiği ancak anti-Tg düzeyinde anlamlı düşüş olduğu, tiroid volümünde düşüş görülsede bu düşüşün anlamlılık düzeyine ulaşmadığı belirlendi. Anahtar Kelimeler: Hashimoto tiroiditi, otoimmün tiroidit, hipotiroidi, hipertiroidi, çocukluk çağı