COVİD-19 pandemisi sonrası 1 yıllık dönemde göğüs ağrısı, çarpıntı ve senkop ile başvuran çocuklarda holter monitorizasyon sonuçlarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ASLI URUNCA
Danışman: Ayşe Esin KİBAR GÜL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çocukluk çağında göğüs ağrısı, çarpıntı ve senkop pediatrik kardiyoloji polikliniklerine yönlendirilmenin en sık nedenleri arasındadır. Bu çalışmada, COVID-19 pandemisini takip eden dönemde bu yakınmalarla başvuran çocuklarda 24 saatlik Holter monitörizasyonunun (HM) tanısal verimliliği, klinik olarak önemli ve önemsiz aritmilerin başvuru semptom gruplarına göre dağılımı, tekrarlayan HM'nin ek tanısal getirisi ve ailede ani ölüm öyküsünün HM bulgularıyla ilişkisi değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli retrospektif bu çalışmaya, Şubat 2023–Şubat 2024 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Kliniği'ne göğüs ağrısı, çarpıntı ve/veya senkop yakınmasıyla başvuran ve 24 saatlik HM uygulanan 6–18 yaş arası 584 hasta dahil edildi. Hastalar başvuru semptomlarına göre dört gruba ayrıldı. HM bulguları normal, klinik önemsiz aritmi ve ciddi disritmi olarak sınıflandırıldı. İstatistiksel analizde Pearson ki-kare testi, Monte Carlo simülasyonu, One-Way ANOVA, Kruskal–Wallis testi ve Bonferroni düzeltmeli post-hoc karşılaştırmalar kullanıldı. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 13,41 ± 3,11 yıl olup %64,6'sı kızdı. HM hastaların %83,5'inde normal, %12,6'sında klinik önemsiz aritmi, %4,0'ında ciddi disritmi saptandı. Holter sonuç grupları semptomlara göre anlamlı farklılık gösterdi (p=0,005); post-hoc analizde yalnızca izole göğüs ağrısı ile izole senkop grupları arasında anlamlı fark bulundu (p=0,001). İzole senkop grubunda hiçbir olguda ciddi disritmi veya klinik müdahale gereksinimi izlenmedi. Klinik müdahale gereksinimi gruplar arasında anlamlı farklıydı (p=0,002); en yüksek oran izole göğüs ağrısı grubundaydı (%13,2). İlk HM'de aritmi saptananlarda klinik müdahale gerektiren aritmi oranı, saptanmayanlara kıyasla anlamlı yüksekti (%27,4 vs %2,3; p<0,001). Tekrarlayan HM'nin tanısal getirisi gruplar arasında anlamlı fark göstermedi (p=0,290). Ailede ani ölüm öyküsü ile ciddi disritmi arasında anlamlı ilişki saptanmadı (p=0,407). Sonuç: Pediatrik popülasyonda HM klinik olarak önemli aritmileri belirlemede değerli bir non-invaziv araçtır. Tanısal verimlilik başvuru semptomuna göre belirgin farklılaşmaktadır. İlk HM'de aritmi varlığı sonraki klinik müdahale gereksinimi için güçlü bir öngördürücüdür. İlk HM'si normal olan hastalarda rutin tekrarlayan HM'nin ek getirisi sınırlıdır. Anahtar Kelimeler: Pediatrik kardiyoloji, Holter monitörizasyonu, çarpıntı, göğüs ağrısı, senkop, aritmi, tanısal verimlilik