Çocuk acil servise başvuran akut bronşiolit tanısı alan hastaların akciğer ultrasonu ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BÜŞRA BİLGİN KOÇAK
Danışman: Medine Ayşin TAŞAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, akut bronşiolit tanısı alan hastalarında akciğer ultrason skoru ile hastalık şiddeti arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Böylece hastalık şiddetinin daha iyi değerlendirilmesi ve solunum desteği ihtiyacı olabilecek hastaların erken tanınarak tedavilerinin hızlı ve doğru bir şekilde düzenlenmesi sağlanacaktır. Ayrıca gereksiz hastaneye yatışların ve tedavi maliyetlerinin azaltılması, radyasyon maruziyetinin azaltılması ve akciğer grafisine ihtiyaç duyulmadan parankim değerlendirmesi yapılarak gereksiz antibiyotik kullanımının önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Acil Kliniği'ne 1 Aralık 2024 ile 30 Mayıs 2025 tarihleri arasında başvuran bir ay –iki yaş arası akut bronşiolit tanısı alan 50 hastada yürütülmüştür. Kesitsel bir çalışmadır. Akut bronşiolit tanısı konulan hastalar, Türk Toraks Derneği Rehberine göre klinik olarak sınıflandırıldı. Bu sınıflamaya göre, hastalar hafif, orta ve ağır bronşiolit olarak belirlendi. Hafif klinik şiddetteki hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Akciğer ultrason incelemesi, Basile ve arkadaşları tarafından oluşturulan Bronşiolit Ultrason Skorlamasının, La Regina ve arkadaşlarının modifiye etmesiyle geliştirilen yöntemle yapıldı. Çalışmanın istatistiksel analizi Statistical Package for the Social Sciences (SPSS 25.0) for Windows kullanılarak gerçekleştirildi. Tüm analizlerde istatistiksel anlamlılık sınırı p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmada 50 hasta değerlendirildi. Hastaların yaş ortalaması 6 aydı (en küçük-en büyük=1-23) ve %60'ı (n=30) erkek idi. Hastaların %34'ünde (n=17) öksürük ve hışıltı, %22'sinde (n=11) öksürük ve ateş, %24'ünde (n=12) sadece öksürük, %8'inde (n=4) sadece hışıltı şikayeti mevcuttu. Çalışmaya dâhil edilen 50 hastadan solunum yolu viral paneli alındı. Hastaların 39'unda (%78) solunum yolu viral panelinde etken saptandı. En sık saptanan etkenler RSV (%61,5) ve Rhinovirüs (%38,5) idi. Tüm hastalara maske ile oksijen tedavisi uygulandı. YANKOT uygulanan hasta oranı %62 (n=31) ve mekanik ventilasyon uygulanan hasta oranı %2 (n=1) idi. Akut bronşiolit klinik sınıflamasına göre hastaların %46'sında (n=23) orta bronşiolit, %54'ünde (n=27) ağır bronşiolit tablosu saptandı. Hastaların %22'si (n=11) acil gözlemden taburcu olurken %72'si (n=36) servise ve %10'u (n=5) yoğun bakıma yatırıldı. Hastaların gözlemde yatış süresi ortalama 21,8±13,7 saat, serviste yatış süresi 5 gün (0-7), yoğun bakım yatış süresi 2 gün (1-3) idi. Hastaların hastanede toplam yatış süresi ortalama 128,8 ± 75,8 saat idi. Çalışma grubunun akciğer ultrason skoru ortancası 8 (ÇAA=7-10) olarak saptandı. Akciğer ultrason skoru ile yaş ve cinsiyet arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmadı (sırası ile, p = 0,286; 0,382). Hastaların %48'i orta (n=24), %44'ü (n=22) ağır, %8 (n=4) hafif akciğer ultrason şiddetinde idi. Bronşiolit şiddeti ağır olan hastaların akciğer ultrason skoru ortancası 9 (ÇAA=9-10), orta olan hastaların akciğer ultrason skoru ortancası 7 (ÇAA=2–11) olarak saptandı (p = 0,001). Akciğer ultrason skoru ile solunum yolu viral panelinde etken varlığı arasında anlamlı bir fark saptanmadı (p=0,514). Akciğer ultrason skoru ortancası YANKOT uygulanan hastalarda 9 (ÇAA=8-10), YANKOT uygulanmayan hastalarda 7 (ÇAA=4-9) olarak saptandı; istatsitiksel olarak YANKOT uygulanan hastalarda daha yüksek bulundu , (p = 0,006). Acil servisten taburcu olan hastaların akciğer ultrason skoru ortancası 7 (en küçük-en büyük= 3–9, ÇAA=6-8) iken, taburcu edilmeyip yatış yapılan hastalarda 9 (en küçük-en büyük= 2–11, ÇAA=7-10) idi (p=0,007). Servise yatırılan hastaların akciğer ultrason skoru ortancası 9 (en küçük-en büyük= 2–11, ÇAA=7,25-10), servise yatış yapılmayanlarda 7 (en küçük-en büyük= 3–10, ÇAA=6-8,25) idi (p=0,043). Akciğer ultrason skoru ile acil gözlem süresi ile arasında negatif yönde orta düzeyde bir korelasyon saptandı (p=0,043; r = –0,288) . Akciğer ultrason skoru ile servis yatış süresi arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir korelasyon (p=0,024, r=0,319) saptandı. Akciğer ultrason skoru ile hastanede toplam kalış süresi arasında pozitif yönde zayıf bir ilişki saptandı (r=0,322, p=0,023). Sonuç: Çalışmamızda, acil serviste akut bronşiolit tanısı alan hastalarda akciğer ultrason skoru ile hastalığın klinik şiddeti, ileri solunum desteği gereksinimi ve hastanede kalış süresi arasında ilişkili bulundu. Bu bulgular, akciğer ultrasonografisinin, bronşiolit prognozunun öngörülmesinde ve klinik karar süreçlerine dahil edilmesinde değerli bir araç olabileceğini ortaya koymaktadır. Ultrasonun rutin akut bronşiolit yönetiminde kullanımı, erken risk sınıflandırmasına ve tedavi yaklaşımlarının bireyselleştirilmesine önemli katkı sağlayabileceğini düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Akut Bronşiolit, Çocuk, Akut Bronşiolit Klinik Sınıflaması, Akciğer Ultrason Skoru, Akciğer Ultrason Şiddeti