Soliter kemik metastazlı meme karsinomlu olgularda metastazı öngörücü demografik histopatolojik ve moleküler parametreler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR BOZYAKA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MURAT KARATAŞ
Danışman: Adam USLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, meme kanseri henüz uzak organ metastazı yapmadan, izole ve tek kemik metastazlarını öngörmede etkili olan faktörleri ve bu faktörlerin öngörmedeki etkinliklerini belirlemeyi ve prospektif çalışmalar için yol gösterici sonuçlar elde etmeyi planladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Temmuz 1982 - Eylül 2018 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde opere edilen ve invaziv meme kanseri tanısı alan kadın hastalar dahil edildi. Bizim serimizde 1480 hasta vardı. Bunların arasında 933 hastada metastaz saptanmazken, 96 vakada izole ve tek kemik metastazı mevcuttu. Ek olarak 451 hastada multiple kemik veya kemikle birlikte diğer solid organ metastazları vardı veya düzenli takip verileri yoktu. Bu nedenle bu hastalar çalışmadan çıkarıldı ve istatistiksel veriler, tek kemik metastazı(TKM) ve metastaz olmayan(MO) 1029 hastadan elde edildi. Metastazik olmayan grup ile soliter kemik metastazı olan grup arasında demografik, epidemiyolojik , histopatolojik ve intrinsik tumor alt tipine ait farklılıklar ve bunların istatistiksel olarak anlamlı olup olmadıkları araştırıldı. Bulgular: Demografi ve özgeçmiş ile ilgili faktörlere bakıldığında bunlar arasında tek kemik metastazı ve metastaz olmayan gruplar karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir değişken bulunmamıştır. Öte yandan tedavi ile ilgili faktörler incelendiğinde tek kemik metastazı insidansı tedavi sürecinde adjuvan hormon tedavisi ve radyoterapi almayanlarda anlamlı olarak yüksek bulundu.Ayrıca T-N ve TNM evresi ile primer tümörün histolojisi ve SKM gelişimi arasında anlamlı ilişki bulundu. Yüksek T-N-TNM evresi, lenfoid ve vasküler invazyon varlığı ile SKM arasında doğrudan korelasyon vardı. Şaşırtıcı bir şekilde; SKM, invaziv duktal, invaziv lobüler veya miks tip tümörleri olan hastalarda daha sık görülmekle birlikte daha kötü biyolojik davranış gösteren histolojik gruplarda daha az görülmüştür Sonuç: Sonuç olarak, Evre III ve miks tipi tümörleri olan metastatik olmayan hastalarda, izole kemik metastazları gelişme riski her zaman düşünülmelidir. Daha iyi bir sağkalım sonucu elde etmek için bu hasta grubunda yakın takip ve erken müdahale gereklidir. Anahtar kelimeler: izole Kemik Metastazı, prediktif faktörler