Transkateter aort kapak implantasyonu yapılan hastalarda işlem sonrası gelişen aort yetersizliği ile bilgisayarlı tomografik parametrelerin ilişkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AHMET FARUK YAĞCI
Danışman: Serkan ASİL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Amaç:Bu çalışmada, transkateter aort kapak implantasyonu (TAVI) sonrası gelişen paravalvüler kaçak (PVL ≥ hafif) ile işlem öncesi bilgisayarlı tomografi (BT) tabanlı anatomik ve biyomekanik parametreler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi ve post- TAVI PVL gelişme riskini belirleme amacıyla bir risk skorunun geliştirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem:Çalışmaya TAVI uygulanan hastalar dahil edilmiş; işlem öncesi BT görüntülerinden aortik anülüs ve LVOT geometrisi, oversizing (OS) indeksleri, küspis ve subanüler kalsifikasyonun miktarı ve dağılımı ile asendan aorta–LVOT açılanması değerlendirilmiştir. Post-TAVI PVL derecesi ekokardiyografik olarak sınıflandırılmıştır. Tüm kohortta ve kapak tipine göre alt grup analizlerinde tek ve çok değişkenli lojistik regresyon modelleri uygulanmış; SE kapak grubunda model bazlı olasılık analizleri ve risk skoru geliştirilmiştir. Bulgular:SE kapak kullanımı, yetersiz OS varlığı, subanüler düzeyde orta–ileri derecede ve asimetrik kalsifikasyon varlığı post-TAVI PVL (≥ hafif) gelişimi ile anlamlı biçimde ilişkili bulunmuştur. Preoperatif AY, tüm kohortta istatistiksel anlamlılığa ulaşmamakla birlikte, SE kapak kullanılan hastalarda PVL gelişimi açısından bağımsız bir risk faktörü olarak saptanmıştır. Total aortik küspis kalsifikasyon yükü tek değişkenli analizlerde PVL gelişimi ile ilişkili bulunmuş; buna karşın anülüs ve LVOT eliptisite indeksleri, LVOT morfolojisi, distal LVOT kalsifikasyonu ve asendan aorta–LVOT açılanması PVL gelişimi ile anlamlı ilişki göstermemiştir.SE kapak grubunda geliştirilen SE-TAVI-PVL risk skoru, PVL gelişimini ayırt etmede iyi düzeyde performans göstermiştir (AUC=0.738). Sonuç:Post-TAVI PVL gelişimi, tekil değişkenlerle açıklanamayacak çok faktörlü ve etkileşimli bir süreçtir. Özellikle SE kapak kullanılan hastalarda, BT tabanlı anatomik ve biyomekanik parametrelerin birlikte değerlendirilmesi, PVL riskinin öngörülmesinde anlamlı katkı sağlamaktadır. Geliştirilen SE-TAVI-PVL risk skoru, klinik pratikte risk stratifikasyonunu destekleyici bir araç olarak kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: Aort Darlığı,Bilgisayarlı Tomografi,Paravalvüler Aort Yetersizliği, Transkateter Aort Kapak İmplantasyonu.