Çocukluk çağında tromboz: İnsidans, risk faktörleri ve tanısal yaklaşımlar


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SELİN GÜNER

Danışman: Suar ÇAKI KILIÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Çocukluk çağı trombozlarının gerçek insidansı net olarak bilinmemektedir. Erişkinlere göre daha nadir görülmekle birlikte, sıklığı giderek artmaktadır. Yarattığı morbidite ve mortalite ile önemli bir sekonder komplikasyon olan tromboz, daha fazla tanınmaya başlamıştır. Görüntüleme yöntemlerinin artmasıyla kronik hastalıklara sahip hastaların yaşam süresi uzamıştır. Tromboz tanısı alan hastaların sıklığında ciddi bir artış olmuştur. Tromboz etyolojisi kalıtsal ve edinsel nedenlerle birlikte multifaktöriyeldir. Biz çalışmamızda; çocukluk çağı trombozlarının sıklığının, risk faktörlerinin ve tanısal yaklaşımlarının tanımlanmasını ve bulgularımızın güncel literatür bilgileri ışığında tartışılmasını amaçlandık. GEREÇ ve YÖNTEM: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne Ocak 2018- Aralık 2021 tarihleri arasında başvuran ilk kez tromboz tanısı alan, çeşitli görüntüleme yöntemleriyle tromboz saptanmış 0-18 yaş arası hastalar incelenerek 148 hasta çalışmaya dahil edildi. BULGULAR: Çalışmamızda hastaneye başvuran hastalar arasında tromboz insidansı 1.43/10.000 oranında saptandı. COVID sonrası dönemde tromboz insidansı artmış bulundu ancak bilinen COVID enfeksiyonu nedeniyle takip edilen hiç bir hastada tromboza rastlanmadı. 90 hasta (%60,8) erkek, 58 hasta (%39,2) ise kız cinsiyetteydi. Yenidoğan dışındaki hastaların yaş ortalaması 118 ay olup, 39 hasta (%26,3) yenidoğan yaş grubundaydı. Çalışmamızda venöz trombozun görüldüğü 138 hasta (%93,2) , arteriyel trombozun görüldüğü 4 hasta (%2,7) , her ikisinin de görüldüğü 6 (%4,1) hasta vardı. Tromboz lokasyonlarına göre %28,4 ile en sık intrakraniyal trombozlar, %20,3 ile ikinci sırada portal ven trombozları ve %17,6 ile üçüncü sırada alt ekstremite derin ven trombozları şeklinde tespit edildi. Yenidoğan yaş grubunda en sık görülen portal ven trombozuydu. Başvuru şikayetleri arasında şişlik (%36,5) ve kızarıklık (%12,2) en sık görülen semptomlardı. Hastalarımızda x %16,9 oranında romatolojik hastalık, %15,5 oranında prematürite, %13,5 oranında malignite mevcuttu. Hastaların %72,9'unda edinsel risk faktörü, %66'sında kalıtsal risk faktörü saptanırken; %4,7'sinde ise herhangi bir risk faktörü bulunamadı. En sık rastlanan edinsel risk faktörü santral venöz kateterdi, trombozların %39,2'si kateter ilişkiliydi. Kateter ilişkili trombozu olan hastaların yaş ortalaması daha düşük bulundu. Yenidoğan döneminde portal ven trombozu saptanan hastaların tamamı kateter ilişkiliydi. Kateter ilişkili trombozlar en sık portal vende görülürken, ikinci sırada ise alt ekstremite venöz sistemde görüldü. En sık rastlanan kalıtsal risk faktörünün MTHFR mutasyonu (%34), ikinci sırada ise FVL mutasyonu (%19,3) olduğu görüldü. SONUÇ: Çocukluk çağı trombozlarının sıklığı giderek artmaktadır. Etyolojisinde bir çok kalıtsal ve edinsel risk faktörü vardır. Risk faktörlerinin doğru belirlenmesiyle önlenebilir bir komplikasyondur. Trombozların önlenmesiyle kronik hastalığa sahip bir çok hastanın yaşam kalitesi arttırılabilir. Görüntüleme yöntemlerinin gelişmesiyle daha hızlı tanınmakta, tanı ve tedavideki başarımızın günden güne arttığı görülmektedir. Etyolojiye yönelik tetkiklerin daha özenli yapılması, koruyucu hekimlik ön planda tutularak trombozların önlenmesi gerekmektedir. ANAHTAR KELİMELER: Pediatrik tromboz; İnsidans; Risk faktörleri