Bologna kriterleri'ne göre poor responder tanısı alan hastalarda mikrodoz flare up GnRH agonist protokol ile GnRH antagonist protokolün ivf sonuçlarına etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ZÜBEYDE HANIM KADIN HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÖKŞEN GÖRGÜLÜ

Danışman: Serdar DİLBAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET BOLOGNA KRİTERLERİ'NE GÖRE POOR RESPONDER TANISI ALAN HASTALARDA MİKRODOZ FLARE UP GNRH AGONIST PROTOKOL İLE GNRH ANTAGONIST PROTOKOLÜN İVF SONUÇLARINA ETKİSİ Amaç. Bu çalışmada Bologna Kriterleri'ne göre seçilmiş poor responder tanılı hastalara uygulanan mikrodoz flare up GnRH agonist protokol ile GnRH antagonist protokolün IVF sonuçlarına etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem. Mayıs 2007 ile Ocak 2018 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi Üremeye Yardımcı Tedavi Kliniği'nde tedavi alan hastaların klinik veri tabanından retrospektif olarak değerlendirilerek SPSS programı ile uygun analizler yapılmıştır. Bulgular. Bu araştırmaya dahil edilen 645 hastanın yaş ortalaması 34,5, %65'i fazla kilolu ya da obez, %93,2'sinin ise hiç çocuğunun olmadığı saptanmıştır. Hastaların %12,5'inde siklüs iptali olmuş, %55'ine embriyo transferi yapılmış, bunların %30,1'i klinik gebelik yaşamış ve bu hastaların %3,1'inde intrauterin ex, %2,1'inde abortus gerçekleşmiştir. hCG günü bütün boyutlarda folikül sayısı, toplanan oosit sayısı ve matür oosit sayısı GnRH antagonist uygulanan hastalarda anlamlı olarak daha fazla bulundu (p<0,01). Mikrodoz flare up grubunda 3.gün E2 ve FSH seviyeleri, GnRH süresi, toplam hMG dozu, siklüs iptal sayısı istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha fazla (p<0,05)gerçekleşti. Mikrodoz flare up protokol uygulanan hastaların %51,2'sine embriyo transferi yapılmış, bunların %23,5'i klinik olarak gebe kalmış, bunların da %87,5'i erken gebelik ile sonuçlanmıştır. GnRH antagonist uygulananların %57,4'üne embriyo transferi yapılmış, bunların %33,8'i klinik olarak gebe kalmış, bunların da %97,3'ü erken gebelik ile sonuçlanmıştır. Hastaların tedavi protokolündeki değişim IVF sonuçlarını ve klinik gebelik sonuçlarını etkilememiştir. Sonuç. Literatürde birçok çalışma ve protokoller arasında birçok farklı sonuç olduğu görülmektedir. Bu ve benzeri çalışmalarda daha kabul edilebilir ve karşılaştırılabilir sonuçların elde edilebilmesi için çalışma dizaynlarının standardizasyonu faydalı olacaktır. Bu çalışmanın sonuçları ışığında, Bologna kriterine göre seçilmiş poor responder tanılı hastalarda daha etkili tedavilere yönlendirecek, tedavi protokollerinin karşılaştırıldığı daha fazla sayıda ve daha kapsamlı randomize kontrollü çalışmaya ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler. İn Vitro Fertilizasyon; İnfertilite; Klinik Gebelik; Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları