İnflamatuvar Bağırsak Hastalıklarında Aktivite Değerlendirilmesinde Kapilleroskopinin Kullanımı
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ADEM ÇAĞLAYAN
Danışman: İhsan ATEŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: İnflamatuvar barsak hastalığı, kron"k "mmün s"stem "le "l"şk"l" b"r hastalık olup uzun süren tak"p ve tedav" gerekt"rmekted"r. Bu nedenle, sürveyans "ç"n non-"nvaz"v b"r yöntem olan m"krovasküler mon"tör"zasyon "ç"n geçerl"l"ğ" kanıtlanmış b"r tekn"k olarak tırnak kıvrımı kap"lleroskop"s"n"n, "nflamatuar barsak hastalığının tak"b"ndek" kullanımını "ncelemek ve İBH olguları "ç"n alternat"f b"r non-"nvaz"v yöntem"n faydasını araştırmak, bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Gereç ve yöntemler: ÜK tanılı 51, CH tanılı 27, İK tanılı 7 olmak üzere toplam 85 hasta ve 41 sağlıklı gönüllü, toplam 126 katılımcı çalışmaya dahil edilmiştir. Katılımcıların tırnak kıvrımı, kapilleroskopi ile kapiller damar sayısı ve özellikleri incelenmiştir. Klinik özellikleri, laboratuvar ve endoskopik bulgular ile hasta ve kontrol grubu karşılaştırılmıştır. Bulgular: İBH tanılı olgular, 73 (%85,9) hasta aktif ve 12 (%14,1) hasta remisyon olarak iki grupta kategorize edilmiştir. Aktif hasta grubunda kapiller damar sayısının kontrol ve remisyon grubuna göre düşük olduğu gözlenmiştir (p<0.001). Ayrıca aktif hasta grubunda, dilate kapiller damar sayısının, kontrol (p<0.001) ve remisyondaki hasta grubuna göre (p=0.04); tortiyoze kapiller damar sayısı kontrol grubuna göre (p<0.001) daha yüksek izlenmiştir. Remisyon grubunda dilate kapiller damar sayısı, kontrol grubuna göre yüksek olduğu izlenmiştir (p=0,03). Crohn hastalığı aktivite indeksi yüksek olanlarda daha düşük kapiller damar sayısı gözlenmiştir (p=0.009). Ülseratif kolit hastalarında endoskopik aktivite indeksinin artmasıyla kapiller damar sayısının azaldığı görülmektedir (KK:-0.44, p=0.001). Hasta grubunda, kapiller damar sayısı azaldıkça NLR ve ESR arttığı izlenmiştir (sıra ile KK:- 0.24, p=0.03, KK:-0.31, P=0.004). Hem hasta grubunda hem aktif hasta grubunda kapiller damar sayısının azalması ile CRP artışı arasında korelasyon saptanmıştır (KK:-0.39, p<0.001 & KK:-0.30, p=0.01, sıra ile). Sonuçlar: İBH tanılı olgularda, ortalama kapiller damar sayısının aktivasyon durumunda azaldığını, ek olarak tedavi ile artış gösterebileceğini desteklemiştir. Dilate kapiller sayısının hem tanı hem aktivasyonu göstermede kullanılabileceği öngörülmüştür. Ayrıca kapiller damar sayısının aktivasyonun değerlendirilmesinde kullanılan diğer biyokimyasal parametreler ve skorlama yöntemleri ile korelasyon gösterdiği izlenmektedir. Hastalığın remisyon döneminde, kapiller damar sayısının kontrol grubuna benzerlik göstermesi; hastalığın iyileşme durumunu temsil ettiğinin bir göstergesi olarak değerlendirilmiştir. Bulgular, non-invaziv bir yöntem ile değerlendirilen kapiller damar özelliklerinin, hastalığın tanısında, aktivasyon durumun belirlenmesinde ve tedavi yanıtının değerlendirilmesinde kullanılabilecek bir parametre olduğu yorumunu güçlü bir şekilde desteklemektedir. Anahtar Kelimeler: İnflamatuvar bağırsak hastalığı, kapilleroskopi, aktivasyon