RSV'ye (respiratuar sinsitiyal virüs) bağlı alt solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle hastaneye yatırılan çocuk hastalarda klinik özellikler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KÜBRA BÜYÜKŞİMŞEK
Danışman: Ümit ÇELİK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: SBÜ Adana Şehir EAH'de çocuk sağlığı ve hastalıkları kliniğimizde akut alt solunum yolu enfeksiyonu (ASYE) nedeniyle yatırılan 0–60 ay arası çocuklarda res-piratuvar sinsityal virüs (RSV) pozitifliğinin demografik, klinik ve laboratuvar özel-likleri, eşlik eden etkenler ve klinik özellikler üzerindeki etkisini; ayrıca RSV pozitif ol-gularda eş zamanlı ek etken varlığının klinik seyir üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Retrospektif, tek merkezli çalışmada 01.01.2021–01.03.2025 arasında ASYE nedeniyle yatırılan ve çoklu solunum yolu PCR'ı çalışılan 477 çocuk incelendi (RSV (+) = 229, RSV (–) = 248). RSV (+) olgular "yalnız RSV" (n=89) ve "RSV+ek etken" (n=140) olarak ayrıldı. Demografi, mevsimsellik, vital bulgular, semp-tomlar, fizik muayene, laboratuvar [Total beyaz küre (WBC), nötrofil (NEU), lenfosit (LYM), trombosit (PLT), ortalama trombosit hacmi (MPV), C-reaktif protein (CRP), prokalsitonin (PCT), kan pH'ı (pH), karbondioksit parsiyel basıncı (PCO₂), laktat (laktat), ortalama trombosit hacmi/C-reaktif protein oranı (MPV/CRP) ve ortalama trombosit hacmi/trombosit oranı (MPV/PLT)], tedaviler (O₂, HFNC, entübasyon, sistemik/inhale tedaviler), komplikasyon, Yoğun bakım ünitesi (YBÜ) gereksinimi, mortalite ve yatış süreleri karşılaştırıldı. Uygun testler (Ki-kare/Fisher, t-testi/Mann–Whitney U) ve çok değişkenli lojistik regresyon kullanıldı; p<0,05 anlamlı kabul edildi. Bulgular: RSV pozitif hastalar demografi ve mevsimsellik açısından değer-lendirildiğinde, ortalama başvuru yaşlarının anlamlı derecede daha küçük olduğu (9,2±12,1 ay vs 15,8±15,4 ay; medyan 4 vs 10 ay; p<0,001) ve başvuruların kış aylarında belirgin şekilde yoğunlaştığı (p=0,0024) görülmüştür. Vital bulgular ve semptomlar açısından RSV pozitif olgularda vücut ısısı daha yüksek (36,8°C vs 36,5°C; p<0,001), taşikardi (%33 vs %2; p<0,001) ve takipne (%40 vs %2; p<0,001) daha sık saptanmış; buna karşılık SpO₂ değerleri daha düşük bulunmuştur (%96,23 vs %98,41; p<0,001). Öksürük, dispne, hırıltı ve iştahsızlık gibi solunumsal semptomlar da RSV pozitif grupta anlamlı olarak fazladır (tümü p<0,001). Klinik sınıflamada RSV pozitif olguların %65'inin bronşiolit, %35'inin pnömoni olduğu, genel şiddet dağılımının ise %55 hafif ve %45 orta+ağır olduğu belirlenmiştir. Laboratuvar bulguları incelendiğinde RSV pozitif grupta WBC (p=0,008), NEU (p<0,001), MPV (p<0,001) ve laktat (p<0,001) değerlerinin daha düşük, LYM (p=0,010) ve PLT (p=0,007) değerlerinin ise daha yüksek olduğu saptanmıştır. Eşlik eden etkenler açısından RSV pozitif hastalarda human rhinovirus, ad-enovirüs, enterovirüs, HCoV-229E, H. influenzae ve S. pneumoniae'nin daha sık saptandığı (tümü p≤0,046) görülmüştür. Oksijen gereksinimi, komplikasyon ve mortalite yönünden RSV pozitif olgularda HFNC gereksinimi daha yüksek (%32 vs %22; p=0,015) bulunurken, solunumsal komplikasyonlar da daha sık görülmüştür (%14 vs %3; p<0,001); mortalite farkı ise istatistiksel olarak anlamlı değildir (%3 vs %1; p=0,324). Alt analizde (yalnız RSV pozitif vs RSV+ek etken) YBÜ'ye kabul oranı ko-enfeksiyon grubunda daha fazla bulunmuştur (%86 vs %75; p=0,047). Bu grupta WBC (p=0,035) ve CRP (p=0,037) değerleri daha yüksek, MPV/CRP oranı ise daha düşük (p=0,025) saptanmış; başlangıç klinik şiddet dağılımı gruplar arasında benzer bulunmuştur (p=0,434). İshal semptomu ko-enfeksiyonlu olgularda daha sık izlenmiş (p=0,015), SpO₂ ise hafifçe daha yüksek bulunmuştur (p=0,005). Lojistik regresyon analizine göre RSV pozitifliğinin belirleyicil-eri; daha küçük yaş (her 1 ay azalış için OR=1,037; %95 GA 1,020–1,054; p<0,001), nor-mal vajinal doğum (OR=1,808; 1,193–2,740; p=0,005), yenidoğan yoğun bakım yatış öyküsü (OR=2,438; 1,435–4,142; p<0,001) ve başvurunun sonbahar (OR=2,159; p=0,031) veya kış mevsiminde olması (OR=3,613; p<0,001) şeklinde bulunmuştur. Sonuç: RSV pozitifliği, özellikle küçük yaşta; hipoksemi ve artmış solunum çabasıyla seyreden belirgin bir klinik tabloyla birliktedir ve bu durum solunumsal kom-plikasyon olasılığını yükseltir. Koenfeksiyon YBÜ ihtiyacını artırsa da yatış süreleri ve başlangıç şiddeti üzerinde belirgin etkisi yoktur; WBC/CRP artışı ve düşük MPV/CRP, ek etken olasılığına işaret edebilir. Bulgular, küçük bebeklerde erken destek tedavisi (özel-likle HFNC değerlendirmesi), kış döneminde yakın izlem ve uygun profilaksi stratejile-rinin (maternal aşı, uzun etkili antikor) önemini vurgular. Çok merkezli, prospektif çalışmalarla doğrulama önerilir. Anahtar kelimeler: RSV, akut alt solunum yolu enfeksiyonu, bronşiolit, pnömoni, ko-enfeksiyon, yoğun bakım, CRP, MPV/CRP, lojistik regresyon.