Akut böbrek hasarı ile yatan hastalarda akut böbrek hasarının kronik böbrek hastalığı progresyonuna etkisi ve hasta sağ kalımı
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BETÜL ŞENTÜRK ALKAN
Danışman: Numan GÖRGÜLÜ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Akut böbrek hasarı (ABH), böbrek fonksiyonlarının çeşitli nedenlerle ani kaybına bağlı olarak belirli bir süreyle üre, kreatinin ve diğer üremik toksinlerin vücuttan atılamaması ve elektrolit dengesinin bozulmasıyla sonuçlanan bir klinik tablodur. Birçok çalışmada, hastanede yatıp iyileşen ABH'li hastalar arasında kronik böbrek hastalığı (KBH) ve son dönem böbrek hastalığı (SDBH) riskinde artış olduğu gösterilmiştir. Bu risk, daha önceden KBH'si olmayan ve ABH'si tamamen düzelenlerde bile artmıştır. Bu çalışmamızda, hastanemizin yoğun bakımlar dışındaki yataklı servislerinde ABH nedeni ile takip edilen hasta grubunda hangi etiyolojilere bağlı olarak ABH geliştiği, hemodiyaliz gerekliliği, hastane mortalite oranı, ABH'nin düzeldikten sonraki takiplerde kalan böbrek işlevlerine etkisi, yani böbrek hastalığını progrese edip etmediği ve hastane dışı mortalite oranları araştırıldı. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza Ekim 2021 ve Haziran 2022 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği'nde akut böbrek hasarı (ABH) tanısı ile takip edilen 18 yaş üstü 111 hasta dahil edildi. ABH tanısı için K-DIGO kriterleri kullanıldı. Hastaların, taburculuk sonrası 3 aylık poliklinik kontrolleri ile 1 yıllık progresyonları takip edildi. Hasta grubunda kronik böbrek hastalığı (KBH), son dönem böbrek hastalığı (SDBH) ve mortalite insidansı belirlendi. Hastalarda sağ kalıma, KBH'ye, SDBH'ye ve mortaliteye etki eden risk faktörleri incelendi. İstatistiksel olarak p<0.05 değeri anlamlılık olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmamıza toplam 111 hasta dahil edildi. Hastaların yaşı 30 ve 100 arasında değişmekte olup ortalaması 67,3 14,2 olarak saptandı. Cinsiyet dağılımı ise %55,9 (n=62) erkek, %44,1 (n=49) kadın şeklindeydi. Hastaların % 10,8'i (n=12) Evre 1 ABH, % 24,3'ü (n=27) Evre 2 ABH ve %64,8'i (n=72) Evre 3 ABH olarak saptandı. Tüm hastaların % 55,9'unun (n=62) kliniğine sepsis tablosu eşlik ediyordu. 47 hasta (%42,3) yatışında hemodiyaliz tedavisi aldı. 11 hastada (%9,9) yoğun bakım ünitesi takibi gerekti. Hastaların %9'u (n=10) yatışı sırasında kaybedildi. Sonuç: ABH ile hastane yatışı olmak, yatış evresinden bağımsız KBH gelişmesi veya progresyonu ve mortalite için daha fazla risk taşımaktadır. Bu hastaların düzenli aralıklarla yakın takibi ile gelişebilecek kötü sonlanımlar açısından değerlendirilmesi ve tedavilerinin yapılması renal ve hasta sağ kalımına anlamlı fayda sağlayacaktır.