Pediyatrik lateral kondil kırıklarında açık redüksiyon ile pinleme ve kapalı redüksiyon ile perkütan pinleme tedavilerinin klinik ve radyolojik olarak karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ORHUN ÇELİK
Danışman: Cemil ERTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çocuk humerus lateral kondil kırıkları (ÇHLKK) pediyatrik yaş grupları içinde en sık görülen kırıklardan olup, çocuklarda dirsek çevresi kırıklarının % 22 'sine yakın bir kısmını kapsamaktadır. Tedavide basit ve ayrışmamış kırıklara alçı-atel ile konservatif tedavi uygulanırken; daha zor ve ayrışmış kırıklara ise, kapalı redüksiyon perkütan pinleme ve açık redüksiyon ile pinleme seçenekleri sıklıkla uygulanmaktadır. Bu çalışmamızdaki amaç, Jakob tip 2 kategorisine giren kırıklarda tercih edilen kapalı redüksiyon ile perkütan pinleme ve açık redüksiyon ile pinleme tedavilerinin radyolojik ve klinik sonuçlarını incelemektir. Hastalar ve yöntem: Hastanemiz acil ortopedi polikliniğine getirilen ve Jakob tip 2 ÇHLKK tanısı alarak cerrahi tedavi uygulanan hastalar çalışmaya dahil edildi. Çoklu kırıkları olan ve açık kırık ile başvuran hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Çalışmamıza 2- 12 yaş arası 100 hasta dahil edildi ve bu hastalar iki gruba ayrıldı. Grup 1, kapalı redüksiyon ve perkütan pinleme tekniği ile tedavi edilen hastalardan oluşturuldu. Grup 2 ise açık redüksiyon ve pinleme tekniği ile tedavi edilen hastalardan oluşturuldu. Her iki tekniğin uygulanmasına dair; anestezi süresi, cerrahi başlangıcı ile bitişi arasındaki süre, skopi doz sayısı ve süresi, radyolojik sonuçlar, fonksiyonel sonuçlar ve nörovasküler sonuçlar karşılaştırıldı. Yapılan radyografik değerlendirmelerde; Baumann açısı, ulnohumeral açı, anterior humeral çizgi ile capitellum kesişmesi, lateral spur oluşumları ve radyolojik kaynama süresi değerlendirildi. Bunun yanı sıra; dirsek eklemi hareket açıklığı, ön kol pronasyon-supinasyon hareket açıklığı, Mayo Dirsek Performans Skoru, Flynn kriterleri ve komplikasyonlar da yaptığımız çalışmada değerlendirildi. Bulgular: Demografik veriler her iki grupta birbirine benzerdi (p>0.05). Ameliyat süresi ve ameliyat sonrası hastanede kalış süresi, açık redüksiyon ile pinleme yapılan grupta anlamlı olarak uzun bulundu. (p 0.05). Skopi doz sayısı ve süresi ise her iki grupta da benzerdi (p>0.05). Sonuç: Sonuç olarak bu karşılaştırmalı çalışmamız da Jakob tip 2 ÇHLKK'da uygulanan kapalı redüksiyon ile perkütan pinleme ve açık redüksiyon ile pinleme teknikleri uygulamaları sonrasında klinik ve radyolojik skorlar birbirine benzer olarak tespit edilmiştir. Buna karşın, kapalı redüksiyon ile perkütan pinleme tekniğinde cerrahi süre ve ameliyat sonrası hastanede kalış süresi kısa bulunmuştur.