Ketojenik diyet kullanan hastalarda tedavi etkinliğinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NECATİ EMRECAN TÜRK

Danışman: Mehmet GÜNDÜZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Epilepsi insanlığın başlangıcından beri var olduğu düşünülen her yaşta görülebilen kronik bir hastalıktır. Kronik bir hastalık olması nedeniyle tedavisi uzun süreli, maliyetli aile ve çocuklar için zor olabilmektedir. Epilepsi tedavisinde antiepileptik ilaçlar ile hastaların 2/3'ünde nöbet kontrolü sağlanabilmektedir. Antiepileptik ilaçlar ile nöbet kontrolü sağlanamayan hastalarda cerrahi yöntemler ya da ketojenik diyet tedavisi uygulanabilir. Çalışmamızda antiepileptik ilaçlar ile nöbet kontrolü sağlanamayan epilepsi hastalarına başlanılan ketojenik diyetin etkinliği ve yan etkilerinin araştırılması planlanmıştır. Metod: Bu çalışmada Mart 2009 – Kasım 2017 tarihleri arasında T.C. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Pediatrik Nöroloji ve Pediatrik Metabolizma bölümlerinde, epilepsi tanısı ile takip edilen ve ketojenik diyet başlanılan hastalarda; aile demografik özellikleri, diyet uyumu, bunu etkileyen faktörler, tedavi etkinliği, laboratuvar ve görüntüleme parametreleri, komplikasyonlar retrospektif olarak incelenmiştir. Bulgular: Çalışmaya 40'ı (%67,8) erkek, 19'u (%32,2) kız 59 hasta dahil edildi. Ketojenik diyet başlanma yaş ortalaması 7,5±4,9 (min:0,2 max:17,5) yıl, nöbet başlangıç yaşı ise ortalama 27,7±36,0 (min:1 max:168) ay idi. Hastaların ortalama diyet kullanım süresi 6,14 ±8,13 (min:0,1 max:36) ay idi. Diyet hastaların %64,4'üne (n=38) hastaneye yatırılarak, %35,6'sına (n=21) ise poliklinik şartlarında başlanmıştı. Ankara'da ikamet eden hastalarda diyet kullanım süresi ve diyet uyumu diğer illerde ikamet eden hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek bulundu (p<0,01). Hastaların %83,1'i (n=49) oral, %16,9'u (n=10) enteral olarak beslendiği görüldü. Beslenme tipi ile diyet kullanım süresi ve uyumu karşılaştırılmış ve enteral beslenenlerde diyet uyumunun oral beslenenlere göre daha yüksek olduğu görüldü (p=0,03). Diyetini 3 ay ve üstü kullanan hastalarda, diyet sonrası nöbet sayısı ve süresinin diyet öncesine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde azaldığı saptandı (p<0,05). Üç ay ve üzeri ketojenik diyet alan hastalarda diyet öncesinde hastaların nöbet sayısı ortancası 10 iken diyet sonrasında nöbet sayısı ortancası 2'ye düşerek öncesine göre %80 azaldı. İzlemde görülen en sık (n=17) komplikasyon dislipidemi idi. Diyet sonlandırma nedenleri incelendiğinde hastaların en sık (%50 n=20) diyete uyumsuzluk, oral beslenememe (%22,5 n=9) ve nöbet sayısı artması/fayda görememe (%15,0 n=6) nedenleri ile diyetlerini sonlandırdıkları görüldü. Sonuç: Ketojenik diyet medikal tedaviye dirençli ve/veya cerrahi tedavi yapılamayan dirençli epilepsi hastalarında kullanılabilecek etkili bir tedavi yöntemidir. Tedavi başarısı için düzenli ve uzun süreli kullanım önemlidir. Diyetin uzun süreli kullanımı sırasında ortaya çıkabilecek komplikasyonlar açısından takip edilmelidir.