Normal olgularda ve farklı kardiyomiyopatilerde miyokardiyal T1 ve t2 zamanları
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZEYNEP MÜNTEHA AKBULUT
Danışman: Hasan YİĞİT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GİRİŞ VE AMAÇ Kalıtsal veya genetik geçişli kardiyomiyopatiler, herhangi bir edinsel etken olmaksızın kalp kasının yapısal ve fonksiyonel olarak normal olmadığı bir grup hastalığı ifade eder. Hipertrofik kardiyomiyopati, dilate kardiyomiyopati, restriktif kardiyomiyopati ve sağ ventrikülün aritmojenik kardiyomiyopatisi olmak üzere dört ana grup altında incelenirler. (1, 2). Son yıllarda teknolojideki gelişmelerle birlikte kardiyomiyopati tanısında öne çıkan tanısal testlerden biri de kardiyak manyetik rezonans görüntüleme (KMRG) olmuştur (3). KMRG' de kardiyomiyopatinin değerlendirilmesinde gündemdeki önemli görüntüleme metotlarından ikisi, T1 ve T2 haritalama yöntemleridir. T1 ve T2 haritalama yöntemleri, T1 ve T2 relaksasyon zamanlarının hesaplanması ile, miyokardiyumun kantitatif değerlendirilmesine imkan sunmaktadır. Bu sayede miyokardı fokal olarak etkileyen hastalıklarda da KMRG nin kullanım şansı ve başarısı artmaktadır. Patogenez ile birlikte değişen T1 ve T2 relaksasyon zamanları, daha önceden belirlenmiş sağlıklı bireylerden ve çeşitli patolojik incelemelerden elde edilen verilerle karşılaştırılarak, patoloji varlığı ve çeşidine dair öntanılar elde edilebilmektedir (9). Bizim de çalışmamızı gerçekleştirirken hedeflediğimiz noktalardan biri, normal popülasyonda tespit edilmekte olan standart T1 ve T2 relaksasyon zamanlarına ait derlenmekte olan bilgilere katkıda bulunmaktır. Bunun yanında değişik kardiyomiyopati alt tiplerinde, kalbin farklı lokalizasyonlarından elde edilen T1 ve T2 relaksasyon zamanlarını belirleyerek, kardiyomiyopati tipleri arasında tanısal ayrım yapmada T1 ve T2 haritalama yöntemlerinin başarısını tespit etmek de amaçlanmaktadır. GEREÇ VE YÖNTEM Çalışmamız Ağustos 2016 ila Ağustos 2017 tarihleri arasında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Kliniğinde gerçekleştirilmiştir. Mayıs 2014- Mayıs 2017 tarihleri arasında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloi Kliniği'nde kardiyomiyopati ön tanısı ile KMRG ve miyokardiyal haritalama incelemeleri gerçekleştirmiş 277 hasta retrospektif olarak taranmış, 78 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hasta populasyonu 8 ana gruba ayrılmıştır; 1- İskemik kardiyomyopati (3), 2- Hipertrofik kardiyomiyopati (21), 3- Dilate kardiyomiyopati (6), 4- Restriktif kardiyomiyopati (6), 5- Miyokardit (15), 6- Nonkompakte kardiyomiyopati (8), 7- Sınıflandırılamayan kardiyomiyopati (9): Kardiyomiyopati bulguları olan ancak, klinik, labaratuar, EKO, KMRG bulguları ile spesifik tan konulamayan hastalar. 8- KMRG bulgusu negatif (10): Klinik ve EKO bulguları sonucunda kardiyomiyopati ön tanısı ile KMRG tetkiki yapılmış; ancak KMRG'de kardiyak patoloji saptanmamış hastalar. Kliniğimizde miyokardiyal haritalama incelemesi gerçekleştirilmiş 30 sağlıklı gönüllü olgu normal popülasyonu oluşturmuştur. BULGULAR Kontrol grubunda T1 değeri ortalaması 1011,8±28,2 ms, T2 değeri ortalaması 50,3±3,3 ms idi. Hasta grubunda fokal lezyon, kalın duvar, diffüz kontrastlanma üzerinden ölçüm yapılan hastaların tümünde T1 değeri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (p 0,05), fokal lezyon üzerinden ölçüm yapılan hastalarda ise T2 değeri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı. DKMP hastalarında homojen miyokard ve lezyonlu miyokarttan ölçülen T1 değerleri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (Homojen miyokard: 1053,3±49,5 karşı 1011,8±28,2; p=0,046; Lezyonlu Miyokard: 1079,5±29,0 karşı 1011,8±28,2; p=0,004). DKMP hastalarında homojen miyokard ve lezyonlu miyokarttan ölçülen T2 değerleri ise kontrol grubuna kıyasla anlamlı farklılık göstermedi (p>0,05). HKMP hastalarında lezyonlu miyokarttan ölçülen T1 değerleri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (1168,8±120,5 karşı 1011,8±28,2; p=0,001). Kalın duvardan ölçülen T1 değerleri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (1044,3±41,4 karşı 1011,8±28,2; p=0,002). İKMP lezyonlu miyokarttan ölçülen T1 değerleri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (1245,0±130,1 karşı 1011,8±28,2; p<0,001). İKMP hastalarında lezyonlu miyokarttan ölçülen T2 değerleri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (59,7±1,5 karşı 50,3±3,3; p<0,001). Miyokardit hastalarında lezyonlu miyokarttan ölçülen T1 değerleri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (1268,8±79,4 karşı 1011,8±28,2; p<0,001). Miyokardit hastalarında lezyonlu miyokarttan ölçülen T2 değerleri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (63,0±5,4 karşı 50,3±3,3; p<0,001). RKMP hastalarında homojen miyokarttan ölçülen T1 değerleri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (1073,3±31,8 karşı 1011,8±28,2; p=0,004). Lezyonlu miyokarttan ölçülen T1 değerleri kontrol grubuna kıyasla yüksek saptandı (1112,0±21,3 karşı 1011,8±28,2; p<0,001). Lezyonlu miyokard saptanan vakalarda kontrol grubuna kıyasla ortalama T1 değeri düzeyi ve ortalama T2 değeri düzeyi yüksek saptandı (sırasıyla; 1164,4±99,6 karşı 1011,8±28,2, p<0,001; 53,8±6,6 karşı 50,3±3,3, p<0,001). SONUÇ Sonuç olarak, T1 ve T2 haritalama yöntemleri kardiyomiyopati olgularını normal vakalardan ayırmada ve kardiyomiyopati alt gruplarını değerlendirmede etkili metodlar olarak öne çıkmaktadır. T1 değerleri bu alanda T2 değerlerine kıyasla daha başarılı görünmektedir. Özellikle nativ T1 haritalama ve T2 haritalama yöntemlerinin birlikte kullanılması IVKM kullanılmadan miyokard değerlendirilmesine imkan sağlamaktadır. Çalışmamız, hem normal popülasyondaki T1 ve T2 değerlerini tespit etmesiyle, hem de kardiyomiyopati alt gruplarında T1 ve T2 haritalamanın değerini araştırması ile literatüre katkı sunan bütüncül ve toparlayıcı sonuçlar sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kardiyomiyopati, T1, T2, haritalama, MRG