Septorinoplasti cerrahisinde nazal tip ödeminin ultrasonografi ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, KULAK BURUN BOĞAZ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYKUT ÇAKIR
Danışman: İlhami YILDIRIM
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç : Septorinoplastide farklı diseksiyon planlarının, postoperatif dönemde gelişen ödeme etkisi klinik gözlem ve fizik muayene ile anlaşılmaya çalışılmıştır. Son dönemlerde önemi daha da iyi anlaşılan nazal yumuşak doku zarfının yönetimi nihai fonksiyonel ve estetik sonuçlar açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmada nazal tip bölgesinde uygulanan farklı diseksiyon planlarının postoperatif kısa dönemde etkilerini yüzeyel ultrasonogram verileri ile objektif bir şekilde değerlendirmeyi amaçladık. Gereç-Yöntem: Bu prospektif ve kör çalışma 2021-2022 tarihleri arasında Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniğinde açık teknik septorinoplasti uygulanan 40 hasta üzerinde yapılmıştır. 20 hastaya sub-SMAS (supraperikondriyal) planda cilt elevasyonu, 20 hastaya subperikondriyal planda cilt elevasyonu uygulanmıştır. Her hastaya preoperatif, postoperatif 1.hafta ve 1.ay dönemde; nazal cilt üzerinde 5 parametre; tip bölgesi yumuşak doku kalınlığı, tip yüzeyden 1 mm derinlikteki genişlik, tip yüzeyden 5mm derinlikteki genişlik, kıkırdak dorsum yumuşak doku kalınlığı ve kemik dorsum yumuşak doku kalınlığı olmak üzere, yüksek çözünürlüklü 7-15 MHZ geniş bant 24mm curvilineer prob ve 5-12 MHz geniş bant 50 mm lineer prob kullanılarak ultrasonografik ölçümler (Philips iU22 xMATRIX (Philips Healthcare, Hamburg, Germany) yapıldı. Ölçümler kör biçimde tek bir radyolog tarafından temassız modda kaydedildi. Daha sonra bu kayıtlar bilgisayar ortamında incelenerek karşılaştırıldı. Bulgular: Hastaların yaşları 18-32 arasında değişmekte olup ortalama 24.8±3.8 idi. Cinsiyetlere göre bakıldığında %50'si (n:20) kadın, %50'si (n:20) erkekti. Subperikondriyal diseksiyon ve Sub-SMAS diseksiyon uygulanan her iki grupta preoperatif dönem, Nazal Tip Yumuşak Doku Kalınlığı, Nazal Tip Yüzeyden 1 mm Derinlikteki Genişlik, Nazal Tip 5 mm Derinlikteki Genişlik, Kartilaj Dorsum Yumuşak Doku Kalınlığı ve Kemik Dorsum Yumuşak Doku Kalınlığı arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Her iki grup arasında preoperatif, postoperatif 1.hafta ve postoperatif 1.ay ölçümleri arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Grup etkisi elimine edildiğinde tekrarlanan ölçümler arasındaki fark anlamlı saptanmıştır. (p<0,001) Sonuç: Bu çalışma, rinoplasti sırasında kullanılan cerrahi diseksiyon planı farklılıklarının postoperatif kısa dönemde nazal yumuşak doku zarfı ödemine etkisini değerlendirmektedir. Sub-SMAS ve subperikondriyal planda diseksiyonlar arasında postoperatif kısa dönemde nazal tip ödemi açısından anlamlı farklılık saptanmamıştır. Anahtar kelimeler; rinoplasti, nazal tip, subperikondriyal diseksiyon, sub-SMAS diseksiyon