Diz osteartritli hastalarda sarkopeni varlığının çok boyutlu değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEFA GÜMRÜK ASLAN
Danışman: Hakan GENÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Amaç: Bu çalışmada diz osteartritli (OA) hastalarda sarkopeni varlığını klinik, ultrasonografik ve biyokimyasal parametreler kullanarak çok boyutlu değerlendirmek ve bu sayede hem diz OA ve sarkopeni arasındaki ilişkiyi araştırmak, hem de sarkopeni tanısı koymak için kullanılan yöntemler arasında en pratik, kolay ulaşılabilen ve maliyeti düşük yöntemi belirlemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Klinik ve radyolojik olarak diz osteartriti tanısı konulan 102 hasta ve 33 sağlıklı kontrol birey çalışmaya dahil edildi. Çalısmaya alınan toplam 135 birey sarkopeni varlığı açısından European Working Group on Sarcopenia in Older People (EWGSOP ) tanı kriterleri ile değerlendirildi. Sarkopenik olan OA hastaları 1. grubu, sarkopenik olmayan OA hastaları 2. grubu ve kontroller 3. grubu oluşturdu. Sarkopeni tanısı için Dual-X-Ray Absorbsiyometri (DEXA) ve ultrasonografi ile ölçülen vücut kompozisyon parametreleri ve kas kütle ölçümleri, izometrik kas gücü değerlendirmeleri, el kavrama gücü ve yürüme hızları değerlendirildi. Biyokimyasal parametreler olarak Adiponektin ve Leptin seviyeleri ölçüldü. Her bireye Kısa form -36, Mini-nütrisyonel değerlendirme, Western Ontario and McMaster Üniversiteleri osteoartrit indeksi, uluslararası fiziksel değerlendirme anketi kısa form, ve epidemiyolojik çalışmalar merkezi depresyon skalası uygulandı. Bulgular: Sarkopenik olan grubun yaş ortalaması diğer iki gruptan istatistiksel olarak daha yüksekti (p<0.001). Sarkopenik OA hastalarının kilo, vücut kütle indeksi, bel çevreleri, kalça çevreleri, üst orta kol çevreleri, uyluk ve bacak çevreleri sarkopenik olmayan ve kontrol grubuna göre istatistiksel olarak daha düşüktü (p<0.01-p<0.001). Sarkopenik olan grupta olmayanlara ve kontrollere oranla yağ kütlelerinin, yağsız kuru ağırlıklarının ve iskelet kas indeksi değerlerinin ( sırasıyla p<0.001, p=0.001, p<0.001) daha düşük olduğu, sarkopenik hastaların olmayanlara göre yağ kitlesi indeksi değerlerinin (p=0.012) daha düşük olduğu saptandı. Sarkopeni belirleyiciliği açısından Adiponektin ve Leptin seviyelerinin etkisi tespit edilmedi. DEXA ile ölçülen vücut kompozisyonu değerlerinin, ultrasonografik ölçümlerin, izokinetik kas gücü değerlendirmesinin, el sıkma gücü ve yürüme hızının sarkopeni tanısında prediktif değerleri olduğu tespit edildi. Sonuç: Osteoartritli hastalarda sarkopeni oranını yaklaşık %12 olarak saptadığımız çalışmada sarkopenik OA hastalarının daha yaşlı, daha zayıf, daha güçsüz, beslenmeleri bozuk ve fiziksel aktivite düzeyleri kısıtlı olduğunu saptadık. Sarkopeniyi belirleme de prediktif değeri olan yöntemler arasında ultrasonografinin pratik, ucuz ve kolay ulaşılabilir olması özellikleriyle öne çıkmakta olduğunu gözlemledik. Çalışma sonuçlarımızın OA hastalarında sarkopeni varlığı konusundaki farkındalığı artıracağını düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: Sarkopeni, osteoartrit, ultrasonografi, DEXA, vücut kompozisyonu, izokinetik değerlendirme, leptin, adiponektin