Yenidoğan döneminde yoğun bakımda yatış yapılarak takip edilen doğumsal kalp hastalığı olan hastaların başvuru şekilleri, klinik izlemleri, yapılan girişimsel işlemler ve cerrahi müdehaleler


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DUYGU ÇAĞAYDIN KİLİT

Danışman: Mehmet KARACAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Doğumsal kalp hastalığı (DKH) en sık gözlenen yenidoğan dönemindeki konjenital hastalıklardandır. Ekokardiyografi (EKO) erken ve kesin tanı açısından önemli bir tanı aracıdır. DKH olan hastalarda erken tanı mortalite ve morbidite için önem taşımaktadır. Yaptığımız çalışmada yenidoğan döneminde yatarak takip edilen hastaların tanıları, risk faktörleri ve prognozu açısından değerlendirildi. Gereç ve yöntemler: 2019 Haziran – 2022 Haziran arasında yenidoğan yoğun bakım (YDYBÜ) ve kardiyovasküler cerrahi yoğun bakım (KVC YBÜ) servisinde takip edilen 1800 yenidoğan retrospektif incelenerek 230 hasta çalışmaya dahil edildi. Normal EKO bulguları olanlar, PFO tanısı alan hastalar ve ileri prematür PDA olan hastalar çalışma kapsamına alınmadı. Hastaların başvuru klinikleri, antanatal tanı özellikleri, demografik özellikler, ekokardiyografi bulguları, konsültasyon nedenleri, sonradan tanı alanların konsültasyon endikasyonları, cerrahi/anjiyografik girişim özellikleri, izlem süreleri, taburculuk özellikleri dosyalardan kaydedildi. Çalışmada elde edilen bulguların istatistiksel analizleri IBM SPSS Statistics 22 (IBM SPSS, Türkiye) programı ile yapıldı. P<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 230 bebek alındı. Hastaların %53,9'u erkek iken, %46,1'i kız'dı. Sezaryen doğum oranı %65,1 iken spontan doğum oranı %34,9 olarak sonuçlandı. Hastaların ortalama doğum haftası 37,3 iken ortalama doğum ağırlığı 2909 gr olarak görüldü. Çalışmamızda incelediğimiz hastalarda görülen en sık tanı VSD (%20) olarak tespit edildi. Siyanotik DKH arasında en sık BAT (%29,5), asiyanotik DKH arasında ise en sık VSD (%35,1) olarak sonuçlandı. Hastalarımızın arasında anne öyküsü incelendiğinde görülen en sık hastalık gestasyonel diyabetes mellitus olarak saptandı. GDMli anne bebeklerinde görülen en sık anomali ise IVS hipertrofisi (%22,2) olarak sonuçlandı. Hastalara eşlik eden ek anomali oranı %18,6'ydı ve bunlar arasında en sık Down Sendromu %39,53 oranında görüldü. Çalışmamızdaki hastaların %38,3'ü antenatal tanı almıştır. En sık konsültasyon nedeni %24,7 oranıyla üfürüm olarak saptandı. Yatış nedenleri arasında ise %43,3 oranıyla solunum sıkıntısı en sık tespit edildi. Yatış sonrasında PGE1 başlanan hasta grubu arasında yapılan çalışmada siyanotik ve asiyanotik grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı(p<0.01). Siyanotik hastalık grubunun %61,4'üne PGE1 başlandığı tespit edildi. Hastaların %60'ına girişimsel işlem uygulanmış olup bunların %85,7 'sine cerrahi yapılmıştı. Hastalarımızın tedavi ve takibi sonrasında %24,8'inin kaybedildi. DKH ile prognoz ilişkisi istatistiksel olarak anlamlı sonuçlandı(p<0.01). Hayatını kaybeden hastaların 35'i siyanotik doğuştan kalp hastası iken 20'si asiyanotik doğumsal kalp hastalığı grubuna aitti. Sonuç: Yenidoğan döneminde en sık gözlenen konjenital hastalıklar arasında DKH gelmektedir. Erken tanı DKH olan yenidoğanların mortalitesi ve morbiditesini önemli oranda etkilemektedir. Yenidoğan döneminde gerek cerrahi gerek tanısal/ girişimsel anjiyo yapılma oranı DKH olan bebeklerde oldukça yüksektir. Erken tanı için doğum sonrası ekokardiyografi yapılması önemlidir. Anahtar kelimeler: Yenidoğan yoğun bakım, Kardiyovasküler Cerrahi Yoğun Bakım, doğumsal kalp hastalığı, ekokardiyografi