Kadına yönelik aile içi şiddet konusunda kesitsel bir çalışma
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, HALK SAĞLIĞI ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ALPEREN ELMAS
Danışman: Mustafa ÖZTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Dünyada ve Türkiye'de kadına yönelik aile içi şiddet önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu çalışmada katılımcıların demografik özelliklerini tanımlayıcı bir şekilde analiz etmek, 9 farklı alt kategoride şiddet görme düzeylerini tanımlayıcı bir şekilde analiz etmek ve demografik özellikleri arasındaki farklılıkların şiddete olan etkisini karşılaştırmalı bir şekilde analiz etmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel araştırmaya Türkiye sınırları içerisinde ikamet eden, son 1 yılını ailesiyle ya da partneriyle geçirmiş ve 18 yaşını doldurmuş 308 kadın çevrimiçi bir şekilde katılmıştır. Katılımcılar "Sosyodemografik Özellikler ve Veri Formunu" ve "Kadına Yönelik Şiddet Derecelendirme Ölçeğini" cevaplamışlardır. Katılımcıların demografik özelliklerinin tanımlayıcı istatiksel analizi, şiddet görme düzeylerinin tanımlayıcı istatiksel analizi ve demografik özelliklerinin şiddete etkisinin karşılaştırmalı analizi yapılmıştır. Bulgular: Katılımcıların Türkiye ortalamasına göre daha olumlu demografik özelliklere sahip olduğu tespit edilmiştir. Bütün sorulara "asla" cevabını vermeyerek en az 1 alt kategoride şiddet gören kadınların oranı %43,8'dir. Katılımcıların %28,2'si sembolik düzeyde tehdit, %33,1'i hafif düzeyde tehdit, %13'ü orta düzeyde tehdit, %11,7'si ağır düzeyde tehdit, %10,7'si hafif düzeyde eylem, %8,8'si minor düzeyde eylem, %5,8'i orta düzeyde eylem, %5,5'i ağır düzeyde eylem ve %7,5'i ise cinsel şiddet sorularının tamamına "asla" cevabını vermemiştir. Karşılaştırmalı analizlerde ise (birkaç istisna dışında) anlamlı bir farklılık ya da anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Sonuç: "Hafif düzeyde tehdit" ve "sembolik düzeyde tehdit" biçimleri dışındaki şiddet biçimlerinde bütün sorulara "asla" cevabını vermeme sıklığı düşük olarak bulunmuştur. Şiddet görme düzeyi ise bütün biçimlerde düşük bulunmuştur. Katılımcıların Türkiye'yi temsil edemeyecek düzeyde olumlu demografik özelliklerinin karşılaştırmalı analizlerin anlamsız bulunmasına neden olunduğu düşünülmektedir.